Yargıtay: Eşine DNA testi isteyip sadakatsizlikle suçlamak kusurlu davranıştır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinden DNA testi talep ederek sadakatsizlik ithamında bulunan kocayı kusurlu bularak, kadının açtığı ayrılık davasının reddedilmesini hukuka aykırı buldu.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında eşine DNA testi isteyip sadakatsizlikle suçlayan kocanın kusurlu olduğuna hükmetti. Mahkeme, bu nedenle kadının açtığı ayrılık davasının reddedilmesini hukuka aykırı bularak kararı bozdu. Bu karar, evlilik içinde eşlerin birbirlerine karşı sorumlulukları ve sadakat yükümlülüğü konusunda önemli bir emsal teşkil ediyor.
Sadakat Yükümlülüğü ve Kusurlu Davranış
Türk Medeni Kanunu'na göre evlilik birliğinin temelini oluşturan sadakat yükümlülüğü, eşlerin birbirlerine karşı dürüst ve vefalı olmasını gerektirir. Yargıtay'ın bu kararında, bir eşin diğerine karşı DNA testi talep etmesi ve bu talebi sadakatsizlik ithamıyla ilişkilendirmesi, evlilik birliğine karşı kusurlu bir davranış olarak değerlendirildi. Mahkeme, bu tür bir ithamın ve talebin, diğer eş üzerinde derin bir güvensizlik ve manevi yıpranmaya yol açabileceğini göz önünde bulundurdu.
Daha önceki mahkeme, kadının açtığı ayrılık davasını reddetmişti. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin bu kararını bozarak, kocanın sadakatsizlik ithamı ve DNA testi talebinin boşanma sebebi sayılabilecek kusurlu bir davranış olduğuna işaret etti. Bu durum, evliliklerdeki sadakat ilkesinin ne kadar hassas bir konu olduğunu ve bu ilkeye aykırı davranmanın sonuçları olabileceğini bir kez daha ortaya koydu.
Ayrılık Davasında Yeni Değerlendirme
Yargıtay'ın bozma kararının ardından, dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilecek. Mahkeme, Yargıtay'ın bu ilkesel kararı doğrultusunda dosyayı yeniden ele alacak. Bu noktada, kocanın davranışı daha detaylı incelenecek ve kadının ayrılık davasının kabul edilip edilmeyeceği yeniden değerlendirilecek. Bu tür durumlar, evliliklerde iletişim sorunlarının ve güvensizliğin nasıl derinleşebileceğini ve hukuki sonuçlar doğurabileceğini göstermesi açısından önem taşıyor.
Yargıtay'ın bu kararı, evlilik birliğinin korunması ve eşler arasındaki karşılıklı saygı ve güvenin sürdürülmesi gerektiği prensibini vurguluyor. Eşlerin birbirlerine karşı yasal sadakat yükümlülüğü bulunurken, bu yükümlülüğe aykırı davranışların hukuki yaptırımlarla karşılaşabileceği bir kez daha teyit edilmiş oldu.
