Soylu: Gezi Olayları'nın Etkisi Az olsaydı 15 Temmuz'u Başaramazdık
TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, Gezi Olayları'nın Türkiye'ye verdiği zararın büyüklüğüne işaret ederek, bu olayın etkisinin daha fazla olması durumunda 15 Temmuz darbe girişiminin başarıya ulaşabileceğini savundu.

TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Türkiye'de yaşanan Gezi Olayları'nın ülkeye verdiği zararın boyutuna dikkat çekerek, bu olayın etkisinin daha fazla olması halinde 15 Temmuz hain darbe girişiminin başarıya ulaşabileceğini ifade etti. Soylu, bu değerlendirmesini, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı büyük badirelerin birbiriyle olan bağlantısını vurgulamak amacıyla yaptı.
Gezi Olayları ve 15 Temmuz İlişkisi
Süleyman Soylu, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşadığı önemli olayları analiz ederek, bu olayların birbiriyle olan zincirleme etkisini gözler önüne serdi. Gezi Olayları'nın 2013 yılında Türkiye'nin sosyal ve siyasi dokusunda derin izler bıraktığını belirten Soylu, bu sürecin ülkenin genel direncini test ettiğini söyledi. Soylu, şunları kaydetti: "Türkiye, Gezi Olayları'nda çok büyük bir hasar alsaydı 15 Temmuz'u mağlup edemezdi." Bu sözleriyle Soylu, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin başarıya ulaşmasında, Gezi Olayları'nın yarattığı etki ve Türkiye'nin bu süreci atlatma biçiminin kritik bir rol oynadığını ima etti.
Darbe Girişimine Karşı Milli Birlik Vurgusu
Soylu'nun açıklamaları, Türkiye'nin iç ve dış tehditlere karşı gösterdiği direnişin ve milli birlik ruhunun önemini bir kez daha gündeme getirdi. Gezi Olayları gibi toplumsal hareketlerin, ülkenin geleceğini şekillendiren kritik eşiklerde ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Soylu, bu tür olayların ardından gelen daha büyük tehditlere karşı hazırlıklı olmanın gerekliliğini dile getirdi. Türkiye'nin 15 Temmuz gecesi gösterdiği birlik ve beraberlik sayesinde darbe girişimini püskürttüğünü hatırlatan Soylu, bu başarının temelinde yatan milli iradenin, önceki zorlu süreçlerden alınan derslerle daha da güçlendiğini belirtti.

