Yılan, Akrep ve Kene Sokmalarında Ölümcül Yanlışlar: Bilinçsiz İlk Yardım Hayatı Tehdit Ediyor
Yaz aylarında artan yılan, akrep ve kene vakalarında uygulanan yanlış ilk yardım yöntemleri hayati tehlike oluşturuyor. İstanbul Aile Hekimliği Derneği, kulaktan dolma bilgilerle yapılan müdahalelerin zehrin yayılımını hızlandırdığını ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti.

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte doğada geçirilen zamanın artması, yılan, akrep ve kene gibi tehlikeli canlılarla temas riskini de beraberinde getiriyor. İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), bu tür vakalarda uygulanan ve halk arasında doğru bilinen ancak ölümcül sonuçlara yol açabilen yanlış ilk yardım uygulamalarına karşı dikkat çekiyor. İSTAHED Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Esra Nur Kapukaya, özellikle yılan ısırıklarında zehri emme veya kesme gibi yöntemlerin zehrin vücuda yayılımını hızlandırdığını ve doku kayıplarına neden olduğunu vurguladı.
Yılan Isırıklarında Yapılmaması Gerekenler
Dr. Kapukaya, yılan ısırıklarında en büyük düşmanın panik olduğunu belirtti. Her yılan ısırmasının zehirli olmadığını, bazı durumlarda 'kuru ısırık' olarak adlandırılan zehirsiz ısırıkların da görülebildiğini ancak bunu ilk anda ayırt etmenin mümkün olmadığını söyledi. Bu nedenle her vakaya müdahale ederken acil sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti. Isırılan kişinin sakinleştirilmesi, paniğin kalp atışını hızlandırarak zehrin daha çabuk yayılmasına sebep olacağı konusunda uyarıda bulundu. Isırılan bölgenin kesinlikle hareket ettirilmemesi, sabit tutulması ve yara yerinin sabunlu suyla yıkanması gerektiğini belirtti. Bölgeye doğrudan buz uygulamak veya sıkı turnike uygulamak gibi yöntemlerin doku hasarına yol açabileceği için zararlı olduğunu söyledi.
Akrep Sokmalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Akrep sokmalarının, özellikle çocuklar ve yaşlılar için daha tehlikeli olabileceğine dikkat çeken Dr. Kapukaya, akrep zehrinin kalp ve sinir sistemini doğrudan etkileyebileceğini aktardı. Sokma sonrası gelişebilecek şişlik nedeniyle, bölgedeki kan akışını engellememek adına yüzük, saat, bileklik gibi takıların derhal çıkarılması gerektiğini belirtti. Yaralı bölgenin hareketsiz bırakılması ve sabunlu su ile yıkanması gerektiğini ekledi. Ağrı ve şişliği azaltmak için bölgeye temiz bir bezle sarılmış buz uygulanabileceğini, ancak tüm akrep sokması vakalarının hastanede birkaç saat gözetim altında tutulmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
Kene Çıkarırken Yapılan Hatalar ve KKKA Riski
Yaz aylarının en önemli sağlık sorunlarından biri olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan keneler konusunda da önemli uyarılarda bulunan Dr. Kapukaya, keneyi vücuttan çıkarırken yapılan yanlışların virüsün bulaşma riskini artırdığını belirtti. Kenenin üzerine alkol, kolonya dökmek veya sigara basmak gibi yöntemlerin, keneyi rahatsız ederek zehirli salgısını vücuda kusmasına yol açtığını ve bu durumun virüs bulaşma riskini katbekat artırdığını söyledi. Kene görüldüğünde çıplak elle temas edilmemesi gerektiğini, uygun bir cımbız veya eldiven yardımıyla, kenenin cilde en yakın noktasından ezilmeden tutularak tek bir hamlede dik olarak yukarı çekilip çıkarılması gerektiğini belirtti. Eğer kişi keneyi kendisi çıkaramazsa veya kene çıkarıldıktan sonraki 10 gün içinde ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma veya ishal gibi belirtiler yaşarsa, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.



