Son Dakika

Yenilenebilir Enerji Devrimi: Doğal Gazın Elektrik Üretimindeki Payı Düşüyor

Uluslararası enerji kuruluşu Ember'in raporuna göre, güneş ve rüzgar enerjisindeki hızlı büyüme doğal gazın elektrik üretimindeki payını azaltıyor. Türkiye de bu dönüşümde önemli bir düşüş kaydetti.

Nazlı F.2 dakika okuma0 görüntülenme
Yenilenebilir enerji santralleri ve doğal gaz santrali karşılaştırması
Yenilenebilir enerji santralleri ve doğal gaz santrali karşılaştırması
Paylaş:

Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in yayımladığı son rapor, küresel elektrik üretiminde önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Jeopolitik risklerin artması ve yenilenebilir enerji kaynaklarındaki güçlü büyüme, doğal gazın elektrik üretimindeki payını düşürüyor. Rapora göre, doğal gazın küresel elektrik üretimindeki payı 2020'de yüzde 23,9 iken, 2025'te bu oranın yüzde 21,8'e gerilemesi bekleniyor.

Elektrik talebi, son 25 yılda sanayileşme ve elektrifikasyonun etkisiyle iki kattan fazla artarak 2025'te 31 bin 774 teravatsaate ulaşması öngörülüyor. Ancak bu artan talebin karşılanmasında doğal gazın rolü tarihi bir düşüş yaşıyor. Küresel talep artışında 2001-2005 döneminde yüzde 33 olan doğal gazın payı, 2021-2025 döneminde yüzde 11'e kadar indi.

Yenilenebilir Kaynaklar Talebi Karşılıyor

Bu küresel dönüşümde en dikkat çekici gelişme ise güneş ve rüzgar enerjisindeki hızlı yükseliş. Aynı dönemde, güneş enerjisinden elektrik üretimi 636 teravatsaat gibi önemli bir artış göstererek doğal gazdaki büyümenin 17 katına ulaştı. Güneş enerjisi, küresel elektrik talebindeki artışın yaklaşık yüzde 75'ini tek başına karşılama potansiyeli taşıyor.

Doğal gazdan elektrik üreten 124 ekonomiden 61'i, üretimde daha önceki zirve seviyelerini geride bıraktı. Bu durum, doğal gaz kullanımındaki düşüşün geçici bir dalgalanmadan ziyade, yapısal bir dönüşümün sonucu olduğunu gösteriyor.

Bazı ülkelerdeki düşüşlerde farklı etkenler rol oynuyor. Japonya'da nükleer santrallerin yeniden faaliyete geçmesi ve güneş enerjisi kapasitesinin artması etkili olurken, Birleşik Krallık, İspanya ve İtalya gibi ülkelerde yenilenebilir enerji yatırımlarının güçlenmesi doğal gaz talebini azalttı.

G7 ülkeleri (ABD, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Kanada ve Fransa) genelinde ise yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik üretimi 2 bin 544 teravatsaate ulaşarak, 2 bin 577 teravatsaat olan doğal gaz üretimini yakalamaya çok yaklaştı.

Türkiye'de Doğal Gazdan Elektrik Üretiminde Önemli Düşüş

Küresel dönüşümün bir parçası olan Türkiye, doğal gazdan elektrik üretimini son 10 yılda 21 teravatsaat azaltarak bu düşüşte dördüncü sıraya yerleşti. Türkiye'nin önünde, 80 teravatsaat düşüşle Japonya, 29 teravatsaat düşüşle Vietnam ve 25 teravatsaat düşüşle Brezilya bulunuyor.

Türkiye gibi ithal gaza bağımlı ekonomilerde gözlenen bu eğilim, fiyat oynaklığı ve enerji güvenliği risklerine karşı geliştirilen yapısal bir dönüşümün yansıması olarak değerlendiriliyor.

Jeopolitik Riskler Dönüşümü Hızlandırıyor

Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler, özellikle Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle tetiklenen enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve enerji güvenliği endişeleri, yenilenebilir enerjiye geçişi daha da hızlandırdı. 2026'da ABD-İsrail-İran gerilimi gibi jeopolitik aksaklıkların, ithal gaza dayalı sistemlerin risklerini tekrar gündeme getirmesi ve bu dönüşümü daha da teşvik etmesi bekleniyor.

Düşen temiz enerji maliyetleri ve artan enerji güvenliği kaygıları, doğal gazın küresel elektrik sisteminin ana yakıtı olma konumunu zayıflatmaya devam ediyor.

Paylaş: