Son Dakika

Yenilenebilir Enerji Fosil Yakıt Maliyetini 480 Milyar Dolar Aştı

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'nın raporuna göre, yenilenebilir kaynaklar 2025'te fosil yakıtlara karşı maliyet avantajını artırarak 480 milyar dolarlık bir tasarruf sağladı. Güneş ve rüzgar enerjisi maliyetleri düşmeye devam ederken, jeopolitik risklere karşı güvence oluşturuyor.

Sıla İ.2 dakika okuma0 görüntülenme
Yenilenebilir enerji tesisleri ve fosil yakıt maliyetlerinin karşılaştırıldığı grafik.
Yenilenebilir enerji tesisleri ve fosil yakıt maliyetlerinin karşılaştırıldığı grafik.
Paylaş:

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'nın (IRENA) yayımladığı 2025 Yenilenebilir Enerji Üretim Maliyetleri raporu, yenilenebilir enerji kaynaklarının küresel ekonomiye sağladığı faydayı gözler önüne serdi. Rapora göre, 2025 yılında devreye alınan yenilenebilir enerji kapasitesi sayesinde yaklaşık 480 milyar dolarlık fosil yakıt maliyetinden tasarruf edildi. Bu durum, yenilenebilir enerjinin, artan küresel belirsizlikler karşısında fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı önemli bir güvence mekanizması haline geldiğini gösteriyor.

Raporda öne çıkan bir diğer önemli nokta ise yenilenebilir enerji üretim maliyetlerinin düşmeye devam etmesi. Çoğu pazarda yeni elektrik üretiminin en düşük maliyetli seçeneği olmayı sürdüren yenilenebilir kaynaklar, fosil yakıtlara karşı maliyet avantajını daha da güçlendirdi. 2025'te devreye alınan kamu hizmeti ölçeğindeki yenilenebilir enerji kapasitesinin yüzde 90'ından fazlası, en düşük maliyetli yeni fosil yakıtlı alternatife kıyasla daha düşük maliyetle elektrik üretti.

Yenilenebilir Enerji Üretim Maliyetleri Düşüşte

Güneş fotovoltaik (PV) enerjisinin üretim maliyeti 2024 seviyesini koruyarak megavatsaat başına 44 dolar olarak kaydedildi. Rüzgar enerjisi alanında ise maliyetlerde düşüş eğilimi devam etti. Kara tipi rüzgar enerjisinin maliyeti yüzde 4 azalarak megavatsaat başına 33 dolara inerken, deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisinin maliyeti yüzde 3 düşüşle megavatsaat başına 78 dolara geriledi. Bu düşüşler, yenilenebilir enerjinin giderek daha rekabetçi hale geldiğini ortaya koyuyor.

Buna karşılık, ABD'de yaşanan gaz türbini arz sıkıntısı, yeni bir kombine çevrim santralinin yatırım maliyetini yaklaşık iki katına çıkardı. İtalya, Almanya ve Japonya gibi doğal gaz fiyatlarının yüksek olduğu pazarlarda ise elektrik üretim maliyetleri megavatsaat başına 100 dolara yaklaştı. Orta Doğu'daki jeopolitik belirsizliklerin de doğal gaz fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması bekleniyor.

Ekonomik Faydalar Sadece Maliyetlerle Sınırlı Kalmadı

Yenilenebilir enerjinin ekonomik faydaları, yalnızca elektrik üretim maliyetleriyle sınırlı kalmadı. 2026 başında Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve bunun Asya ile Avrupa'da ithalat fiyatlarını hızla yükseltmesi sırasında, mevcut yenilenebilir elektrik üretimi önemli bir mali koruma sağladı. İthalata bağımlı Güneydoğu Asya ekonomileri olan Endonezya, Tayland ve Filipinler'de, mevcut yenilenebilir enerji kapasitesi sayesinde 2025'te yaklaşık 5,7 milyar dolarlık kömür ve doğal gaz ithalatı yapılmasına gerek kalmadı.

Rapora göre, dünya yenilenebilir elektrik üretiminin yaklaşık beşte dördünü temsil eden 20 büyük ekonomide, yenilenebilir enerji sayesinde 2025'te yaklaşık 377 milyar dolar tutarında fosil yakıt satın alımının önüne geçildi. Bu ekonomik kazanımların coğrafi dağılımı, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin dağılımını büyük ölçüde yansıttı. Çin tek başına 177 milyar dolar ile toplam tasarrufun yaklaşık yarısını sağlarken, onu 35 milyar dolarla ABD, 32 milyar dolarla Brezilya, 18 milyar dolarla Hindistan, 18 milyar dolarla Almanya ve 15 milyar dolarla Japonya takip etti.

IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, yenilenebilir enerji maliyetlerindeki düşüşün ekonomilere önemli bir kazanç sağladığını belirtti. Camera, "Hala büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı ülkeler için devreye alınan her ilave megavat yenilenebilir enerji, yakıt fiyatlarındaki oynaklığa karşı ekonomik korumayı güçlendiriyor, tüketicileri, işletmeleri ve kamu maliyesini artan maliyetlerden koruyor. Bu enerji krizi bir kez daha gösterdi ki yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak dayanıklılık ve rekabet gücü açısından stratejik bir yatırımdır" ifadelerini kullandı.

Paylaş: