Son Dakika

AK Parti'li Yayman: Kıbrıs, Türkiye için siyaset üstü milli davadır

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde önemli açıklamalarda bulundu. Yayman, Kıbrıs meselesinin Türkiye için milli bir dava olduğunu ve iki devletli çözüm vizyonunun değişmez politika olduğunu vurguladı.

Sıla İ.2 dakika okuma3 görüntülenme
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman açıklama yaparken
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman açıklama yaparken
Paylaş:

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü vesilesiyle bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) önemli açıklamalarda bulundu. İhlas Haber Ajansı'na (İHA) özel bir röportaj veren Yayman, Kıbrıs meselesinin Türkiye için siyaset üstü bir milli dava olduğunu yineleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonunun Türkiye'nin değişmeyen politikası olduğunu belirtti. Yayman, Avrupa Birliği'nin (AB) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GÇYR) yönelik tutumunu eleştirirken, Rum tarafının silahlanma faaliyetleri ve Metehan Sınır Kapısı'ndaki provokatif gösterilere dikkat çekti.

Kıbrıs Meselesi: Milli Bir Dava ve Değişmeyen Politika

Yayman, 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünün Kıbrıs Türk halkı için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, meselenin sadece Türkiye'nin dış politikası başlıklarından biri olmadığını, Türk milletinin ortak milli davası olduğunu söyledi. Türkiye'nin Kıbrıs politikasında herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını ifade eden Yayman, şunları kaydetti:

"Kıbrıs meselesi siyaset üstü bir meseledir. Kıbrıs meselesi bir partinin meselesi değildir. Kıbrıs meselesi, 86 milyonun meselesidir. Eğer Mutlu Barış Harekatı olmasaydı, bugün Kıbrıs'ta nasıl bir tabloyla karşılaşacaktık? Rum tarafının Kıbrıs Türkü'nü yok sayma yaklaşımı maalesef dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler kürsüsünde dile getirdiği gibi, artık federasyon tartışmalarının geride kaldığını ve iki devletli çözümün tüm toplum tarafından benimsendiği bir süreçte olunduğunu belirten Yayman, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bu konudaki duruşunun net olduğunu vurguladı. Yayman, Kıbrıs Türkü'nü yok sayan herhangi bir öneri veya müzakere arayışını doğru bulmadıklarını söyledi.

Avrupa Birliği'nin Tutumu ve Rum Tarafının Silahlanması Eleştirisi

AK Parti'li Yayman, röportajında Avrupa Birliği'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne yönelik tavrını eleştirdi. AB'nin Rum tarafına karşı 'şımarık çocuk gibi davrandığını' belirten Yayman, Avrupa devletlerinin Yunanistan ve GÇYR'yi destekleyen tutumlarının Türk milleti tarafından not edildiğini ifade etti.

Avrupa Parlamentosu'nda Türk askerini hedef alan açıklamalara da tepki gösteren Yayman, bu iddiaları 'deli saçması' olarak nitelendirdi. Yayman, bu tür söylemlerin AB'nin hem Kıbrıs Türk halkına hem de Türkiye'ye bakışını ortaya koyduğunu belirtti. Yayman, GÇYR'nin son dönemdeki savunma politikalarına da dikkat çekerek, Fransa ile yapılan işbirliği anlaşması ve İsrail ile yapılan füze anlaşmalarının Güney Kıbrıs'ı bir 'silah deposu' haline getirdiğini ve bunun doğrudan Kıbrıs Türk halkını tehdit ettiğini söyledi.

Yayman, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin Türkiye'nin geleceği olduğunu yineleyerek, Türkiye'nin bu konularda asla bir oldubittiye müsaade etmeyeceğini belirtti.

Metehan Sınır Kapısı'ndaki Tahrikler ve Barış Vurgusu

Metehan Sınır Kapısı'nda düzenlenen gösterilere de değinen Yayman, Türkiye ile KKTC'nin gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi. Yayman, Yunanistan'daki bazı parlamenterlerin ve AB taraftarlarının, ayrıca Güney Kıbrıs Rum tarafının, sınır kapısı ve diğer yerlerde yürüyüşler tertipleyerek Kıbrıs Türk halkını tahrik eden davranışlarını Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve KKTC'nin not ettiğini belirtti. Yayman, adada barışın, esenliğin, huzurun ve ekonomik paylaşımın olmasını istediklerini ancak Crans Montana ve Annan Planı'nda verilen sözlerin tutulmadığını hatırlattı.

Yayman, röportajının sonunda 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı'nın şehitlerini anarak, Kıbrıs Türk halkının yokluktan var olan ve soykırımdan kurtulan mücadelesine vurgu yaptı. Başta Rauf Denktaş olmak üzere tüm devlet büyüklerini saygıyla anan Yayman, adadaki Türk varlığına tahammülü olmayanların, Türklerin adada var olduğunu ve var olmaya devam edeceğini kabul etmesi gerektiğini söyledi.

Paylaş: