Son Dakika

Yargıtay'dan Emsal Karar: 'Seni Sevmiyorum' Demek Boşanma Sebebi Sayıldı

Yargıtay, eşine 'seni sevmiyorum' demenin tek başına boşanma sebebi sayılabileceğine hükmederek emsal bir karara imza attı. Mahkemenin kararı, şiddet uygulayan erkeği kusurlu bulmasıyla pekişti.

Yönetici1 dakika okuma0 görüntülenme
Yargıtay binası ve adalet terazisi görseli.
Yargıtay binası ve adalet terazisi görseli.
Paylaş:

Yargıtay, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan ve şiddetle sonuçlanan olaylarda, eşlerden birinin diğerine karşı açıkça sevgi beslemediğini belirtmesinin tek başına boşanma sebebi sayılabileceğine dair emsal bir karara imza attı. Bu karar, aile hukuku alanında önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açan genç bir çiftin dosyası, Yargıtay'ın gündemine geldi. Aile Mahkemesi'nde görülen davada, eşine şiddet uyguladığı gerekçesiyle erkek kusurlu bulunmuştu. Mahkeme, davacı kadın lehine karar vererek çiftin boşanmasına hükmetti. Ancak, yerel mahkemenin kararına yapılan itiraz üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.

Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onarken, bu tür durumlarda sevgi bağının zedelenmesinin ve açıkça ifade edilmesinin evlilik birliğini sona erdirmek için yeterli bir sebep olabileceğini vurguladı. Kararda, eşine karşı sevgi ve saygı duymadığını açıkça beyan eden tarafın eyleminin, diğer eş üzerinde manevi baskı ve yıpranmaya neden olduğu belirtildi. Bu durumun, evlilikteki ortak yaşamın çekilmez hale gelmesine yol açtığı kaydedildi.

Özellikle şiddet olaylarının da yaşandığı bu tür durumlarda, sevgi ve bağlılığın kalmadığının açıkça ifade edilmesi, boşanma gerekçesini güçlendiren bir unsur olarak kabul edildi. Yargıtay'ın bu kararı, evliliklerde karşılıklı sevgi ve saygının önemini bir kez daha gözler önüne sererken, şiddetin hiçbir şekilde tolere edilemeyeceğini de teyit etti.

Bu emsal karar, benzer durumda olan çiftler için yol gösterici nitelik taşırken, aile mahkemelerinin boşanma davalarında değerlendireceği yeni bir içtihat oluşturdu. Kararın, evlilik birliğinin korunması kadar, bireylerin onurlu ve saygın bir yaşam sürdürme haklarının da gözetilmesi gerektiğini ortaya koyduğu belirtiliyor.

Paylaş: