Yargıtay'dan Horlayan Koca Kararı: Eş Şiddeti ve Horlamanın Boşanmadaki Yeri
Yargıtay, bir boşanma davasında eşine şiddet uygulayan ve uyurken aşırı horlayan kocayı kusurlu buldu. Karar, şiddetin yanı sıra uyku sırasındaki rahatsız edici seslerin de boşanma gerekçesi olabileceğini gösterdi.

Yargıtay, bir boşanma davasında eşine uyguladığı fiziksel şiddet, küfür ve hakaretin yanı sıra uyurken çıkardığı aşırı horlama sesi nedeniyle bir kocayı kusurlu saydı. Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, aile hukukunda dikkat çekici bir emsal teşkil ediyor.
Şiddet ve Hakaretin Boşanmadaki Yeri
Dava sürecinde, davacı eş, kocasının kendisine fiziksel şiddet uyguladığını, küfür ve hakaret ettiğini ileri sürdü. Bu durumun evlilik birliğini temelden sarstığını belirtti. Yerel mahkeme, kocanın eylemlerini kusurlu bularak boşanmaya hükmetti. Ancak, koca kararı temyiz ederek Yargıtay'a taşıdı. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını onarken, özellikle şiddet ve hakaret içeren eylemlerin boşanma gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
Uyku Sırasındaki Horlamanın Boşanmaya Etkisi
Kararda öne çıkan diğer bir unsur ise kocanın uyku sırasında çıkardığı aşırı horlamaydı. Davacı eş, kocanın uyurken çıkardığı rahatsız edici ve yüksek sesli horlamanın da evlilik yaşamını olumsuz etkilediğini belirtti. Yargıtay, bu durumu da kusurlu davranışlar kapsamında değerlendirerek, şiddet ve hakaretle birlikte horlamanın da boşanma davasında önemli bir etken olabileceğini ortaya koydu. Bu karar, uyku sırasındaki rahatsız edici davranışların da evlilik birliğinin huzurunu kaçırabileceği ve kusur olarak değerlendirilebileceği anlamına geliyor.
Yargıtay'ın bu emsal kararı, aile içi ilişkilerde şiddetin yanı sıra karşılıklı anlayış ve hoşgörünün önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Eşlerin birbirlerinin yaşam kalitesini düşüren davranışlarına karşı yasal yollara başvurabileceği bu karar ile pekişmiş oldu.

