Yargıtay'dan Emsal Boşanma Kararı: Sürekli 'Pişmanım' Demek de Boşanma Sebebi Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşine sürekli 'Seninle evlendiğime pişmanım' demeyi duygusal şiddet ve ağır kusur olarak değerlendirerek emsal bir karara imza attı. Kararda, borsa bağımlısı ve kırıcı sözler kullanan kocanın tazminat ödemesi de hükmedildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik içinde yaşanan ve taraflardan birinin diğerine karşı sarf ettiği incitici sözlerin boşanma sebebi sayılabileceğine dair emsal bir karara imza attı. Daire, eşine sürekli olarak 'Seninle evlendiğime pişmanım' diyen bir kişinin bu davranışını duygusal şiddet ve evliliğe karşı ağır kusur olarak değerlendirdi. Bu karar, şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan bir boşanma davasında alındı.
Duygusal Şiddet ve Ağır Kusur Kabul Edildi
Yargıtay'ın kararı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlara ilişkin önemli bir içtihat oluşturdu. Mahkemeye taşınan olayda, davacı kadın, eşinin kendisine sürekli olarak 'Seninle evlendiğime pişmanım' şeklindeki sözleriyle manevi olarak yıpratıldığını belirtti. Davalı kocanın ise borsa bağımlılığı olduğu ve bu durumun da evlilik içinde sorunlara yol açtığı ifade edildi. Mahkeme, kocanın bu sözlerini ve davranışlarını evlilik hukukuna göre ağır kusurlu kabul ederek, kadının lehine boşanmaya hükmetti. Bu durumun yanı sıra, kocanın kadına yüklü miktarda tazminat ödemesine de karar verildi.
Borsa Bağımlılığı ve Kırıcı Sözlerin Etkisi
Kararda dikkat çeken bir diğer unsur, davalı kocanın borsa bağımlılığı oldu. Bu bağımlılığın, evlilik içinde maddi ve manevi sıkıntılara yol açtığı belirtildi. Eşe yönelik sarf edilen onur kırıcı ve incitici sözler ile borsa bağımlılığının yarattığı olumsuzlukların birleşimi, Yargıtay tarafından boşanma kararının gerekçesi olarak kabul edildi. Bu karar, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan şiddetli geçimsizlik ve kusur durumlarının yorumlanmasında yeni bir boyut katıyor. Özellikle duygusal şiddetin, fiziksel şiddet kadar ciddi bir boşanma sebebi olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, evliliklerde duygusal iletişimin ve karşılıklı saygının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Eşlerin birbirlerine karşı kullanacakları dilin ve davranışların, evlilik birliğinin devamlılığı üzerindeki etkisinin ciddiye alınması gerektiğini ortaya koydu.
