Son Dakika

Venezuela'daki depremler Marmara için soru işaretlerini artırdı

Venezuela'da 39 saniye arayla yaşanan 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremler 1430 kişinin hayatını kaybetmesine yol açarken, uzmanlar benzer bir zincirleme kırılmanın Marmara'da neden yaşanmadığını değerlendirdi.

Elif K.1 dakika okuma0 görüntülenme
Venezuela'da meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından bölgedeki arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Venezuela'da meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından bölgedeki arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Paylaş:

Venezuela'da büyük yıkım ve can kaybı

Venezuela, 24 Haziran Çarşamba günü meydana gelen iki şiddetli depremle sarsıldı. ABD Jeolojik Araştırma Merkezi verilerine göre, ülkenin Carabobo eyaletine bağlı Moron kentinin 16 kilometre güneybatısında, sadece 39 saniye arayla önce 7,2 ardından 7,5 büyüklüğünde iki deprem kaydedildi. Zincirleme kırılma şeklinde gerçekleşen sarsıntılar geniş bir alanda büyük yıkıma neden olurken, resmi makamlardan yapılan açıklamaya göre hayatını kaybedenlerin sayısı 1430'a yükseldi. Yaralı sayısı ise 3 bin 238 olarak belirlendi. Felaketin ardından hükümet ülke genelinde Olağanüstü Hal (OHAL) kararı aldı.

Marmara Denizi için deprem senaryoları

Venezuela'daki bu ardışık deprem mekanizması, Türkiye'de beklenen olası İstanbul depremi ve Marmara Denizi'ndeki fay hatlarının davranış biçimiyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Marmara'daki Kumburgaz segmentinin kilitli olduğu yönündeki genel görüşe dikkat çekti. Bektaş, bölgedeki fay hattının derin kesimlerindeki davranışın hala bilimsel araştırmaların konusu olduğunu vurguladı.

  • Kumburgaz segmentinin sığ kesiminin kilitli olduğu verilerle desteklenmektedir.
  • Marmara'nın derin kısımlarındaki aseismik kayma mekanizmalarının enerji sönümleme kapasitesi araştırılmaktadır.
  • Akustik yöntemler, mevcut teknoloji ile yaklaşık 3 kilometre derinliğe kadar net sonuç verebilmektedir.

Prof. Dr. Bektaş, geçmişteki bazı bilimsel çalışmalara atıfta bulunarak, Marmara'nın ince ve sıcak kabuğunda gelişen aseismik kayma mekanizmalarının, deprem enerjisinin bir kısmını sönümleyerek kırılmanın yıkıcı bir şekilde yayılmasını sınırlamış olabileceği hipotezini hatırlattı. Ancak fay hattının derinliklerindeki hareketliliğin tam olarak anlaşılabilmesi için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.

Paylaş: