Son Dakika

TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu: NATO 3.0 Güvenlik Paradigmaları ve Türkiye'nin Rolü

Chatham House'ta düzenlenen etkinlikte konuşan TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni güvenlik anlayışını ve Türkiye'nin savunma sanayiindeki konumunu değerlendirdi. Demiroğlu, güçlü savunma sanayii, üretim kapasitesi ve teknoloji geliştirmenin NATO'nun kolektif caydırıcılığı için önemine dikkat çekti.

Can D.2 dakika okuma0 görüntülenme
TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu'nun Chatham House'ta konuşma yaparken çekilmiş fotoğrafı.
TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu'nun Chatham House'ta konuşma yaparken çekilmiş fotoğrafı.
Paylaş:

İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen ve NATO'nun geleceği, Avrupa güvenliği, savunma sanayiindeki değişim ve transatlantik iş birliği gibi konuların ele alındığı "Ankara'dan Bakış: NATO Zirvesi’nin Güvenlik ve Savunma Etkileri" başlıklı etkinlikte önemli değerlendirmeler yapıldı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, değişen güvenlik ortamında üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme kabiliyeti ve ortak sanayi iş birliklerinin NATO'nun kolektif caydırıcılığının temel unsurları haline geldiğini vurguladı.

Chatham House ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe NATO Parlamenter Asamblesi Genel Sekreteri Benedetta Berti, Chatham House Uluslararası Güvenlik Programı Direktörü Marion Messmer, İngiltere Parlamentosu eski Savunma Komitesi Başkanı Tobias Ellwood ve TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu konuşmacı olarak katıldı. Oturumun moderatörlüğünü ise Chatham House Araştırmacısı Galip Dalay üstlendi.

NATO 3.0 Güvenlik Paradigması ve Türkiye'nin Katkısı

Dr. Demiroğlu, konuşmasında Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin savunma sanayiine yönelik yeni yaklaşımını değerlendirerek, "NATO 3.0" olarak tanımladığı yeni güvenlik paradigmasının önemine dikkat çekti. Bu yeni anlayışa göre güvenliğin yalnızca askeri güçle sağlanamayacağını, aynı zamanda güçlü bir savunma sanayii, sürdürülebilir üretim kapasitesi, dayanıklı tedarik zincirleri, teknolojik üstünlük ve müttefikler arasındaki ortak sanayi iş birliklerinin de bu paradigmanın ayrılmaz parçaları olduğunu belirtti. Türkiye'nin geliştirdiği savunma sanayii ekosisteminin bu yeni güvenlik anlayışına önemli katkılar sunduğunu ifade eden Demiroğlu, TUSAŞ'ın özgün platformları ve mühendislik kabiliyetiyle NATO'nun kolektif caydırıcılığını güçlendiren stratejik aktörlerden biri olduğunu söyledi.

Türkiye'nin artık sadece kendi savunma ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke olmaktan çıkarak, dost ve müttefik ülkelerin güvenliğine de katkı sağlayan güçlü bir üretici konumuna ulaştığını belirten Dr. Demiroğlu, transatlantik iş birliğinin güçlendirilmesinin Avrupa'nın güvenliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Demiroğlu, "Atlantik'in her iki yakasının katkısıyla daha güçlü bir NATO görmek istiyoruz." diyerek, savunma harcamalarının sadece bütçe büyüklüğüyle değil, tehditlere karşı geliştirilen doğru kabiliyetlerle değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Savunma Sanayiinde Uluslararası İş Birlikleri ve Hürjet Örneği

TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, konuşmasında TUSAŞ'ın uluslararası iş birliklerine de özel bir parantez açtı. Hürjet'in İspanya'ya ihraç edilmesinin sadece ticari bir başarı olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin geliştirdiği ileri havacılık teknolojilerinin Avrupa ve NATO ekosistemindeki yerini güçlendiren stratejik bir adım olduğunu belirtti. Hürjet'in NATO standartlarına uygun olarak farklı kullanıcı ihtiyaçlarına göre uyarlanabilme kabiliyetinin, müttefik ülkelerle savunma iş birliğini daha da ileri taşıyacağına işaret etti. Demiroğlu, değişen güvenlik ortamında yüksek teknolojili platformların yanı sıra maliyet etkin ve hızlı üretilebilen sistemlerin de önem kazandığını kaydederek, TUSAŞ'ın gelecekte de NATO'nun ve Avrupa'nın güvenlik mimarisine katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.

Paylaş: