Türkiye deniz sınırları için yerli radar sistemlerini devreye alıyor
Türkiye, Mavi Vatan'ın güvenliğini artırmak amacıyla yerli ve milli SERDAR-7M kıyı gözetleme radarlarını stratejik liman ve kıyı bölgelerine yerleştiriyor.

Stratejik bölgelerde yerli radar dönemi
Türkiye, deniz sınırlarının güvenliğini artırmak ve yabancı sistemlere olan bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli imkanlarla geliştirilen seyrüsefer kontrol radarlarını kullanıma sunuyor. Savunma sanayii projeleri kapsamında üretilen bu sistemler, deniz trafiğinin takibinden askeri farkındalığa kadar geniş bir alanda ülkeye stratejik yetenek kazandıracak. Özellikle İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Mersin gibi stratejik öneme sahip liman bölgelerinde kurulumları planlanan radarlar, deniz güvenliğinde yeni bir dönemi başlatıyor.
363 milyon liralık yatırımda sona yaklaşılıyor
Toplam sekiz adet SERDAR-7M radarının üretilmesini kapsayan proje, 363 milyon TL bütçeye sahip. Yatırımda fiziksel ilerleme oranı yüzde 30 seviyesine ulaştı. İlk iki radarın fabrika kabul testleri başarıyla tamamlanırken, üçüncü sistemin üretim süreci devam ediyor. Proje, sadece trafik yönetimi değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki milli çıkarların korunması için bir gözetim kalkanı işlevi görecek.
SERDAR-7M radarlarının teknik kabiliyetleri
- FMCW teknolojisi sayesinde deniz yüzeyindeki hedefleri ve alçak uçuş yapan hava araçlarını tespit edebiliyor.
- Düşük tespit edilme olasılığı (LPI) özelliği ile dış sistemler tarafından fark edilmesi zorlaşıyor.
- Denizcilik İnterneti altyapısı ile entegre çalışarak verileri gerçek zamanlı dijital ağa aktarıyor.
- İHA'lar, deniz platformları ve uydu sistemleri ile eşgüdümlü çalışma imkanı sunuyor.
Bu sistemler, denizlerdeki gemi hareketlerini hassas bir şekilde izleyerek olası kazaların önlenmesine katkı sağlayacak. Milli yazılımla donatılan radarlar, Türkiye'nin denizlerdeki tam bağımsızlık hedefleri doğrultusunda dijital bir entegrasyonun parçası olarak görev yapacak.



