Türkiye Avrupa'nın Yatırım Haritasında Yükselişe Geçti
Avrupa genelinde yabancı yatırımlar son 11 yılın en düşük seviyesine gerilerken Türkiye, gösterdiği güçlü performansla sıralamada üst basamaklara tırmandı.

Küresel ekonomik durgunluk ve yüksek enerji maliyetleri Avrupa genelindeki yatırım iklimini olumsuz etkilerken, kıtadaki yabancı yatırım projeleri bir önceki yıla göre yüzde 7 oranında düşüşle son 11 yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu genel daralmaya rağmen Türkiye, sergilediği performansla Avrupa yatırım piyasasında dengeleri değiştiren ülkelerden biri oldu.
Avrupa'da Yatırım İştahı Azaldı
EY Avrupa Çekicilik Anketi verilerine göre, 2025 yılı içerisinde Avrupa genelinde açıklanan toplam yatırım projesi sayısı 5 bin 26 olarak kaydedildi. Uzmanlar, kıtadaki zayıf ekonomik büyüme, enerji maliyetlerindeki artış ve jeopolitik belirsizliklerin yatırımcıları daha temkinli bir tutuma ittiğini belirtiyor. Özellikle Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya gibi geleneksel yatırım merkezlerinde proje sayılarında çift haneli düşüşler gözlendi.
Türkiye'nin Dikkat Çeken Başarısı
Avrupa'nın genelinde yaşanan bu düşüş trendinin aksine Türkiye ve İspanya, yatırım projelerinde artış kaydeden nadir ülkeler arasında yer aldı. Türkiye, yüzde 7'lik bir artışla 376 yeni yatırım projesine ev sahipliği yaparak Avrupa genelinde beşinci sıraya yerleşti. İspanya ise yüzde 20'lik büyüme oranıyla dördüncü sırada kendine yer buldu.
Avrupa İçi Yatırımlarda İkinci Sırada
Türkiye'nin başarısı sadece doğrudan yabancı yatırımlarla sınırlı kalmadı. Ülke, Avrupa içi yatırımlarda da tarihi bir başarıya imza atarak Birleşik Krallık'ı geride bıraktı ve ikinci sıraya yükseldi. Bu gelişme, Türkiye'nin üretim ve lojistik merkez olma konusundaki stratejik konumunun Avrupa şirketleri nezdinde önem kazandığını gösteriyor.
Yatırımcılar Neden Temkinli?
Küresel ölçekte doğrudan yabancı yatırımların 1,49 trilyon dolar seviyesine gerilediği bir dönemde, Avrupa bölgesi en sert düşüşü yaşayan kıta oldu. Ticaret gerilimleri, yeni gümrük tarifeleri ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar, şirketlerin yeni tesis kurma veya kapasite artırma kararlarını ertelemesine veya daha seçici davranmasına yol açıyor. Buna rağmen Türkiye, sunduğu teşvikler ve rekabetçi üretim kapasitesiyle uluslararası yatırımcılar için cazibe merkezi olmaya devam ediyor.



