Son Dakika

Tucker Carlson'dan NDAA Tepkisi: 'İsrail ile Entegrasyon ABD İçin İhanettir'

Gazeteci Tucker Carlson, ABD'nin Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'ndaki (NDAA) İsrail ile entegrasyon maddesine sert tepki göstererek, bunun ABD için bir ihanet olduğunu belirtti. Carlson, bu entegrasyonun istihbarat ve savunma yapılarında geri dönüşü olmayacak sonuçlar doğuracağını savundu.

Pınar Z.2 dakika okuma0 görüntülenme
Tucker Carlson, ABD Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'ndaki İsrail ile entegrasyon maddesine tepki gösterirken
Tucker Carlson, ABD Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'ndaki İsrail ile entegrasyon maddesine tepki gösterirken
Paylaş:

ABD'li gazeteci Tucker Carlson, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın (NDAA) 219. maddesinde yer alan ABD ordusunun teknoloji ve tedarik zincirlerinin İsrail ordusu ile entegrasyonu maddesine sert tepki gösterdi. Bir podcast yayınında konuşan Carlson, bu entegrasyonun ABD için bir ihanet olduğunu ve ülkenin egemenliğini tehlikeye attığını savundu. Carlson, bu tür bir birleşmenin geri dönülmez sonuçları olacağını ve ABD'nin yıllar önce egemenliğini kaybettiğini iddia etti.

NDAA'daki İsrail Entegrasyonu Tartışması

Tartışmaların odağındaki Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın (NDAA) 219. maddesi, ABD ordusunun teknoloji ve tedarik zincirlerinin İsrail ordusu ile entegrasyonunu öngörüyor. Carlson, bu maddenin sadece askeri yapılarla sınırlı kalmayıp, istihbarat topluluğu ve Pentagon'u da kapsayacağını belirtti. Eski bir CIA analistine dayandırdığı bilgisinde Carlson, bu yapıların bir kez birbirine kenetlendiğinde ayrılmasının mümkün olmayacağını vurguladı. Temsilciler Meclisi üyeleri Thomas Massie ve Marjorie Taylor Greene'in de bu konuda endişelerini dile getirdiğini hatırlatan Carlson, ABD'nin egemenliğinin aslında uzun zaman önce kaybedildiğini öne sürdü.

Mossad'ın ABD Politikalarındaki Rolü İddiaları

Carlson, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve İsrail İstihbarat Servisi Mossad arasındaki uzun süreli ilişkiye de dikkat çekti. Mossad'ın on yıllardır ABD'li politika yapıcılara dezenformasyon yaydığını iddia eden Carlson, Irak'ın kitle imha silahlarına sahip olduğu yalanının temel olarak İsrail'den geldiğini savundu. Ayrıca, İranlı Ayetullah'ın öldürülmesinin İran hükümetinin çöküşüne yol açacağı yönündeki bilginin de Amerikan istihbarat teşkilatları tarafından değil, Mossad tarafından verildiğini ve dönemin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bu bilgiyi eski ABD Başkanı Donald Trump'a ilettiğini iddia etti.

Carlson, 350 milyonluk Amerikan halkının İsrail istihbaratı tarafından istismar edildiğini belirterek, iki yapının resmi olarak birleştirilmesinin nesiller boyu sürecek bir felaket olduğunu söyledi. Bu durumun aynı zamanda küçük düşürücü olduğunu ve Amerikan halkına kendi ülkeleri üzerinde hiçbir kontrollerinin olmadığını gösterdiğini ifade etti. Bu adımın vatana ihanet olduğunu savunan Carlson, Cumhuriyetçi Parti'nin ABD ve İsrail istihbaratı, IDF ve Pentagon'un birleşmesini desteklemesinin dengesizce olduğunu ve bir noktada Nürnberg benzeri ihanet duruşmalarını desteklemek gerekeceğini belirtti. Ayrıca, hükümetin gizlediği belgelere de değinen Carlson, John F. Kennedy suikastı ve 11 Eylül saldırılarına ilişkin belgelerin hala tam olarak kamuoyuyla paylaşılmadığını hatırlattı.

İsrail'in Orta Doğu Vizyonu ve Trump İle Görüşmeler

Carlson, eski ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmelere de değinerek, İsrail'in Orta Doğu'daki asıl amacının nükleer program bahanesinin ötesinde bölgesel bir hegemonya kurmak olduğunu öne sürdü. Carlson'a göre İsrail, Orta Doğu'nun kontrolünü ele geçirmek, Körfez ülkelerini zayıflatmak ve İran'ı iç savaşla tüketmek istiyor. Bu durumu Trump'a ilettiğini belirten Carlson, Trump'ın da bu hedefleri bildiğini ancak yine de bu yönde adımlar attığını söyledi. Carlson, bu durumun nedenini bilmediğini ifade etti.

Carlson, Rusya'nın Moldova'nın NATO'ya katılmasını istememesi veya ABD'nin Meksika'nın Çin füzelerine ev sahipliği yapmasını istememesi gibi normalleşmiş güvenlik endişelerine atıfta bulunarak, İsrail'in de Orta Doğu'yu kontrol etme isteğinin benzer bir durum olduğunu belirtti. İsrail'in bölgedeki altı Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkesini zayıflatmayı ve ABD'nin bölgeden tamamen çekilmesini hedeflediğini savundu. Carlson, Trump'ın bu planları bildiğini ve yine de bu politikaları uyguladığını, ancak bunun nedenini açıklayamadığını dile getirdi.

Paylaş: