TCMB Faiz Kararı Öncesi Yıl Sonu Enflasyon Beklentileri Şekilleniyor
Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından, finans kuruluşları yıl sonu enflasyon tahminlerini güncelledi. Piyasa analistleri, Merkez Bankası'nın 23 Temmuz'daki faiz kararını ve olası adımlarını değerlendiriyor.

TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon rakamları, yıl sonu enflasyon beklentilerini ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası adımlarına ilişkin tahminleri şekillendirdi. Haziran ayında enflasyonun aylık yüzde 0,99 olarak gerçekleşmesiyle yıllık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bir önceki aya göre 32,61'den 32,11'e geriledi. Bu verilerin ardından, finans ve yatırım kuruluşları yıl sonu enflasyon tahminlerini revize etmeye başladı.
Piyasalarda ikinci yarıya girilirken, hem yurt içindeki yarıyıl fiyat ayarlamaları hem de küresel enerji fiyatlarındaki gelişmeler, enflasyon görünümünü etkileyen ana faktörler olarak öne çıkıyor. Bu gelişmeler ışığında, yerli ve yabancı kurumlar tarafından yapılan yıl sonu enflasyon tahminleri, politika yapıcılar ve yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.
Kurumların Yıl Sonu Enflasyon Tahminleri
Haziran ayı enflasyon verilerinin ardından çeşitli finans kuruluşları yıl sonu için farklı enflasyon tahminleri yayımladı. Bu tahminler, piyasanın genel beklentilerini yansıtıyor:
- Tacirler Yatırım: %28,00
- Şeker Yatırım: %28,00
- Alnus Yatırım: %28,62
- Kuveyt Türk Yatırım: %28,80
- Yatırım Finansman: %28,80
- İş Yatırım: %29,00
- OYAK Yatırım: %29,00
- Goldman Sachs: %29,00
- Gedik Yatırım: %29,50
- Garanti BBVA Yatırım: %30,00
- Akbank: %30,00
- Citi: Yaklaşık %31,00
TCMB'nin Faiz Politikası ve Enflasyon Beklentileri
Haziran ayı enflasyon verileri sonrasında yayımlanan raporlar, TCMB'nin acil bir faiz indirimi yerine daha temkinli bir yaklaşım izleyeceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Analistler, 23 Temmuz'daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizinin sabit bırakılacağını öngörüyor. Merkez Bankası'nın, yılın son çeyreğinde enflasyonda kalıcı bir düşüş eğilimi gözlemlenmesi ve çekirdek enflasyon göstergelerindeki seyrin takip edilmesiyle birlikte para politikası kararlarını şekillendirmesi bekleniyor. Piyasa beklentilerine göre, politika faizinin mevcut %37 seviyesinde korunması öngörülüyor.
Raporlarda, manşet enflasyonda baz etkisine bağlı bir düşüş trendi başlamış olsa da, hizmet sektöründeki fiyat artışlarının sürekliliği, erken bir faiz indiriminin önündeki en önemli engel olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, ağustos ayında olağan bir PPK toplantısı bulunmaması nedeniyle, temmuz ayındaki kararın ve verilecek mesajların piyasa açısından daha büyük önem taşıdığı belirtiliyor. TCMB'nin, eylül ayına kadar piyasa istikrarını sağlamak amacıyla temmuz toplantısında faiz oranını sabit tutarak daha temkinli bir duruş sergileyebileceği ifade ediliyor.
Piyasadaki fazla likiditeyi yönetmek amacıyla zorunlu karşılıklar veya makroihtiyati tedbirler gibi sıkılaşma adımlarının da temmuz PPK toplantısı ile eş zamanlı olarak veya hemen sonrasında devreye alınabileceği yönünde sinyaller de bulunuyor.
Kuveyt Türk Yatırım tarafından yapılan bir değerlendirmede, 23 Temmuz'daki PPK toplantısında politika faizinin %37 seviyesinde tutulması beklenirken, bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasının likidite yönetimini sadeleştireceği belirtildi. Faiz indirim sürecinin ise en erken 10 Eylül'deki PPK toplantısında 100 baz puanla başlayabileceği öngörülüyor.
