Son Dakika

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan İsrail ve Bölgesel Dengeler Hakkında Sert Açıklamalar

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç temasları dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamalarda İsrail'in politikalarını ve küresel güç dengelerindeki değişimi değerlendirdi.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş gazetecilerle sohbet ederken
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş gazetecilerle sohbet ederken
Paylaş:

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç temaslarının ardından gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, İsrail'in Gazze, Lübnan ve İran'a yönelik saldırılarını, Tel Aviv yönetiminin bölgedeki hedeflerini, Batı'nın tutumunu ve İslam dünyasının durumunu değerlendiren Kurtulmuş, İsrail Başbakanı Netanyahu ve ekibinin giderek yalnızlaşacağını belirtti.

Avrupa'nın güvenliğinin İsrail'in saldırılarıyla tehdit edilip edilmediği sorusuna yanıt veren Kurtulmuş, Batı'nın İsrail'e yönelik eski desteğini sürdürmekte zorlandığını gözlemlediğini ifade etti. Daha önce İsrail'in saldırganlığına mazeret üretebilen Batılı dostlarının artık bunu yapamadığını belirten Kurtulmuş, ortada açık bir saldırganlık ve soykırım olduğunu vurguladı. İsrail'in Gazze'de sert bir apartheid rejimi uyguladığını, Lübnan'da ise fiili işgalin sürdüğünü dile getiren Kurtulmuş, bu durumun ABD ve İsrail'in İran'da başlattığı iddia edilen savaşla bir ilgisi olmadığını söyledi. Tel Aviv yönetiminin savunulamaz bir konuma geldiğini ve Netanyahu ile ekibinin tamamen yalnızlaşacağını öngördüğünü belirtti.

Kurtulmuş, bölgedeki krizin çözümünün, Netanyahu hükümetine destek veren güçlerin bu desteklerini çekmesiyle mümkün olacağını söyledi. ABD ve İsrail arasında hedefler konusunda önemli farklılıklar olduğunu belirten Kurtulmuş, Netanyahu'nun kişisel siyasi çıkarları için hareket ettiğini savundu. İsrail'in İran ile asıl bir derdi olmadığını, asıl amacının bölgede 'Arz-ı Mevud' ideali doğrultusunda son adımı atmak olduğunu ifade etti. Bölgenin parçalanmışlığından ve ABD'nin sınırsız desteğinden faydalanarak tüm bölgeyi kendi kontrolüne almak istediğini öne sürdü. Gazze ve Beyrut gibi yerlerin, Siyonist ideoloji açısından 'Arz-ı Mevud' toprakları içinde stratejik öneme sahip olduğunu hatırlattı.

İsrail'in en büyük gücünün, Müslüman dünyasının parçalanmış ve dağınık olması olduğunu belirten Kurtulmuş, Arap ve Müslüman ülkelerinin bütünleşik hareket edememesinin İsrail'i durdurmadaki en büyük engel olduğunu söyledi. Kendi silahlarından, toplarından tüfeklerinden veya ABD'nin gücünden ziyade, Müslüman dünyasının bölünmüşlüğünün ve iradesizliğinin İsrail'e karşı en büyük avantajı sağladığını ifade etti. Katar'daki müzakere heyetinin bombalanmasının, ABD'nin bölge ülkelerine güvenlik sağlamayacağını gösterdiğini belirten Kurtulmuş, Körfez ve Arap ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlamak için birlik içinde hareket etmeleri, ortak projeler geliştirmeleri ve kendilerine özgü bir güvenlik şemsiyesi oluşturmaları gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde İsrail'in bu ülkeleri ciddiye almayacağını söyledi.

Küresel güç dengelerindeki değişime de değinen Kurtulmuş, dünyanın artık hegemonik güçlerin istediğini yapabildiği bir yer olmadığını belirtti. Güç dengelerinin değiştiğini, eskiden çok güçlü görünen ülkelerin bile kendi etki alanlarındaki gelişmelere müdahale edemez hale geldiğini söyledi. Bu krizlerin, çok kutuplu ve çok merkezli yeni bir dünyaya geçişin sancıları olduğunu ifade etti. Bu süreçte yeni ağırlık merkezlerinin ortaya çıkacağını, bu nedenle her ülkenin kendi ulusal ve bölgesel çıkarlarını öncelikli tutarak ittifaklarını genişletmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Hiçbir hegemon gücün başka bir ülkeye fayda sağlamayacağını da sözlerine ekledi.

Paylaş: