Somali'de Tarihi Dönüşüm: 'Tek Kişi, Tek Oy' Sistemiyle Demokratikleşme Adımları
Somali, 57 yıl sonra ilk kez doğrudan halk oylamasıyla milletvekili seçimi yaparak tarihi bir adım attı. Ülke, kabile temelli '4,5 sistemi'nden 'tek kişi, tek oy' esasına dayalı yeni bir demokrasi modeline geçiş yapıyor.

Somali, uzun yıllardır uygulanan kabile temelli dolaylı seçim sistemini geride bırakarak, tarihte eşine az rastlanır bir demokratikleşme sürecine adım attı. Yaklaşık 20,3 milyon nüfuslu Doğu Afrika ülkesi, federal parlamenter cumhuriyet modeliyle yönetilirken, "tek kişi, tek oy" prensibine dayalı doğrudan seçim sistemine geçişi, devletleşme ve demokratikleşme yolunda önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Kabile Sisteminden Doğrudan Demokrasiye
Somali, 1991'deki iç savaşın ardından uzun yıllar boyunca "4,5 sistemi" olarak bilinen kabile temelli bir temsil modeliyle yönetildi. Bu sistemde, dört büyük aşiretin tam temsil hakkı bulunurken, diğer azınlık grupları "yarım" payla temsil ediliyordu. Vatandaşların doğrudan oy kullanamadığı, milletvekillerinin kabile delegeleri tarafından seçildiği ve cumhurbaşkanının bu milletvekilleri tarafından belirlendiği bu yapı, ülkenin demokratik gelişimini engelliyordu. Mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud yönetimi, bu sistemden "tek kişi, tek oy" esasına dayalı doğrudan halk oyuna geçişi savunarak, bu modeli Somali'de devletleşme sürecinin tamamlanması ve demokrasinin güçlendirilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriyor.
Doğrudan Seçimlere Giden Yol
Somali'de en son doğrudan seçimler 1969 yılında yapılmıştı. Ardından gelen askeri darbe ve iç savaşlar nedeniyle bu süreç kesintiye uğradı. Ülkede 1991 sonrası yaşanan kaos ortamında ABD ve diğer bölgesel aktörlerin müdahaleleri de kalıcı bir istikrar sağlayamadı. Yıllar içinde Cibuti ve Kenya gibi ülkelerde yapılan toplantılarla cumhurbaşkanları belirlenmiş, ancak bu yönetimler de Mogadişu'da tam otorite kurmakta zorlandı. Etiyopya desteğiyle göreve gelen Abdullahi Yusuf ve ardından Şeyh Şerif Ahmed gibi isimler de istikrarsızlık ve kabile rekabetleri nedeniyle görevlerini sürdürmekte güçlük çekti. Afrika Birliği'nin (AMISOM) desteğiyle kabile sistemiyle yapılan seçimlerde 2012'de Hasan Şeyh Mahmud, 2017'de ise Muhammed Abdullah Muhammed (Farmaajo) cumhurbaşkanı seçildi. 2022'de ikinci kez cumhurbaşkanlığına getirilen Hasan Şeyh Mahmud, doğrudan seçim vaadini hayata geçirme yolunda önemli adımlar attı.
'Tek Kişi, Tek Oy' Uygulaması Başladı
Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un ikinci kez seçilmesinin ardından hız kazanan doğrudan seçim sistemi çalışmaları kapsamında, ülkede ilk kez halkın doğrudan oy kullanarak milletvekili seçtiği bir süreç başlatıldı. Aralık 2025'te başkent Mogadişu'nun da bulunduğu Benadir bölgesinde 57 yıl aradan sonra doğrudan seçim modeli uygulandı. Ardından Güneybatı eyaletinde 10 Mayıs'ta yapılan milletvekili seçimiyle "1 kişi 1 oy" sistemi hayata geçirilmeye başlandı. Bu sürecin tüm eyaletlerde tamamlanmasının ardından Somali Federal Meclisi'nde cumhurbaşkanı seçimi yapılması hedefleniyor. Güneybatı eyaletinde dün düzenlenen oturumla 5 yıllık görev süresi için eyalet başkanı da belirlendi. Bu gelişme, Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur tarafından "Somali'nin demokratikleşme süreci açısından tarihi bir adım" olarak nitelendirildi. Güneybatı eyaleti, başkent dışında doğrudan seçimlerin uygulandığı ilk bölge olarak kayıtlara geçti.
Siyasi Partiler ve Ulusal Devlet Hedefi
Somali'de siyasi partilerin gelişimi, 1947'de İngiliz yönetimi altında başlamış ancak darbe ve iç savaşlarla sekteye uğramıştı. 2012'den sonra siyasi partilerin yeniden canlanmasıyla kayıtlı parti sayısı 100'ü aştı. Kabile federasyonu görünümündeki mevcut sistemin, gerçek bir "ulusal devlet" mekanizmasına evrilmesi için siyasi partilerin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Kabile sadakatinden vatandaşlık esasına geçişin, siyaseti kabile aidiyeti üzerinden yürütmek yerine, ülkenin ekonomi, güvenlik, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarına hizmet odaklı hale getireceği öngörülüyor. Bu durum, Somali'nin parçalı yapısını, ortak ulusal hedeflere sahip, yekpare bir siyasi organizmaya dönüştürmeye yardımcı olacak.
Engeller ve Zorluklar
Federal hükümetin halkın doğrudan oy kullanacağı bir seçim sistemini hedeflemesine rağmen, güvenlik sorunları, altyapı eksiklikleri ve federal eyaletlerle yaşanan siyasi anlaşmazlıklar önemli engeller teşkil ediyor. Eş-Şebab örgütünün bazı bölgelerdeki varlığı ve Somali güvenlik güçleriyle süren çatışmalar, seçim sürecini olumsuz etkiliyor. Ayrıca, Puntland ve Jubaland gibi bazı eyalet yönetimlerinin doğrudan seçimlere karşı çıkması ve merkezi devlete bağlı olmalarına rağmen kendi seçimlerini uygulamaları, ülke bütünlüğü açısından sorun teşkil ediyor. Ulaşım ve elektrik altyapısındaki yetersizlikler de seçimlerin sağlıklı yürütülmesini zorlaştırıyor. Muhalif liderler de ülkenin mevcut siyasi ve güvenlik durumu göz önüne alındığında "tek kişi, tek oy" uygulamasının yapılamayacağını savunuyor.



