Son Dakika

Selçuk Bayraktar: Yapay Zeka ile Kanser Gibi Hastalıklara Çare Bulunacak

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, yapay zeka teknolojisinin sunduğu imkanlarla kanser gibi ölümcül hastalıklara çare bulunabileceğini belirtti. Teknoloji ve insanlık onuru arasındaki dengeye dikkat çeken Bayraktar, Türkiye'nin yapay zeka vizyonunu ve Milli Teknoloji Hamlesi'ni anlattı.

Baran H.2 dakika okuma2 görüntülenme
Selçuk Bayraktar bir konuşma yaparken
Selçuk Bayraktar bir konuşma yaparken
Paylaş:

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, teknolojinin insanlık onuruyla buluştuğu bir gelecek vizyonunu ortaya koydu. Yapay zeka teknolojisinin sunduğu imkanlarla kanser gibi ölümcül hastalıklara çare bulunabileceğini belirten Bayraktar, Türkiye'nin yapay zeka alanındaki vizyonunu ve Milli Teknoloji Hamlesi'nin önemini vurguladı.

Gerçekleştirilen bir buluşmada konuşan Bayraktar, 21. yüzyılın teknolojik ve ahlaki açıdan önemli bir dönüm noktasında bulunduğunu ifade etti. İnternetin başlangıçta vaat ettiği eşitlik ve özgürlük ortamının aksine, günümüzde küresel tekno-kapitalist bir tahakkümün giderek arttığına dikkat çekti. Bu tahakkümün, insanları bağımlılık yaratan algoritmalarla adeta bir esaret döngüsüne hapsettiğini söyledi.

Teknokapitalist Tahakküm ve Bağımlılık Döngüsü

Bayraktar, sosyal medya ve benzeri platformlardaki algoritmaların, insanları dopamin girdabına sürükleyerek bağımlı hale getirdiğini açıkladı. Yapay zekânın insan zafiyetlerini analiz ederek öfke, korku ve haz odaklı içerikleri optimize ettiğini belirtti. Bu durumun, bireylerin akıl sağlığını, özgürlüğünü ve asli insani fonksiyonlarını yerine getirmesini engellediğini vurguladı.

İnsan ile makine arasındaki çizginin bulanıklaştığı bir çağda, insanların da makineleştiği bir tehlikeye işaret eden Bayraktar, ruhsuz bir rasyonalizm ve materyalizm tahakkümü altında olunduğunu dile getirdi. Makineleşmiş insanlarda inanç, sevgi, merhamet gibi değerlerin olmadığını, onların sadece programlanmış görevleri yerine getirdiğini söyledi.

Türkiye'nin Yapay Zeka Vizyonu ve Milli Teknoloji Hamlesi

Türkiye'nin bu küresel rekabette geri kalmaması gerektiğini belirten Bayraktar, İHA ve SİHA'lardaki başarıyı örnek göstererek geleceğe odaklanmanın ve paradigma dönüşümü yaratmanın önemine vurgu yaptı. Büyük dil modellerindeki ilerlemelerin, doğru yönlendirildiğinde yeni bir kırılımın habercisi olduğunu ifade etti.

Bayraktar, yapay zeka alanında sadece donanım odaklı değil, insan düşünce yeteneğini de merkeze alan hibrit bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini savundu. Bu sayede, daha az işlem gücüyle daha karmaşık problemlerin çözülebileceğini söyledi. Kendine ait, açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir bir teknoloji ekosistemi kurulmasının gerekliliğini vurguladı.

Verilerin tekelleşmesinin, zihinlerin ve iradenin tek bir merkezden kontrol edilmesi anlamına geldiğini belirten Bayraktar, küresel tekellerin veri merkezlerine teslim olmak yerine dağıtık öğrenme ve işleme mimarilerini hayata geçirmeyi önerdi. Verilerin kurumlar içinde ve sınırlar dahilinde kalırken, algoritmaların mahremiyeti bozmadan çalışmasının önemini anlattı.

Teknolojik Dayanışma ve Geleceğin İnşası

Geliştirilen yüksek teknolojinin dost ve kardeş ülkelerle paylaşılmasını savunan Bayraktar, insani bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurulması gerektiğini söyledi. Bu birleşmenin, küresel tekellerin oluşturduğu ağı yırtıp atabileceğini ifade etti.

Bayraktar, TEKNOFEST kuşağının bu vizyonun en önemli taşıyıcısı olduğunu belirterek, savunma sanayindeki otonom sürüler ve harp doktrinini değiştiren çalışmaların bu kuşağın başarısı olduğunu vurguladı. Yapay zeka ile eğitim, sağlık gibi alanlarda çığır açıcı yenilikler yapılabileceğini, kanser gibi hastalıklara çare bulunabileceğini söyledi.

Sağlık alanında daha maliyet etkin çözümler geliştirilerek ihtiyaç duyan herkese ulaştırılabileceğini, yapay zeka destekli eğitim içerikleriyle fırsat eşitliğinin sağlanabileceğini belirtti. Bu sayede sosyal refahın artırılabileceğini ve gelir adaletsizliğinin azaltılabileceğini sözlerine ekledi.

Bayraktar, TEKNOFEST kuşağının kendi sosyal ağlarını da inşa etmeye başladığını, küresel dijital tahakkümü yıkmak adına yüz yüze deneyimi sunan NSosyal'i geliştirdiğini anlattı. Ayrıca, Türkçe kaynaklarla eğitilmiş T3AI dil modelinin kamu yararına kurumlarla paylaşıldığını kaydetti.

Bilim, bilgi ve hakikatin insan için olduğunu vurgulayan Bayraktar, TEKNOFEST kuşağının kaynağı belli olan açık kaynaklı KÜRE Dijital Ansiklopedisi'ni hayata geçirdiğini belirtti.

Paylaş: