Son Dakika

RTÜK'ten Sözcü TV'ye Kripto Telefon İddiaları Nedeniyle Ceza

RTÜK, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Sözcü TV'deki kriptolu telefon iddiaları nedeniyle kanala idari para cezası kesti. Kurul, doğrulanmamış bilgilerin yayınlanmasının halkın sağlıklı bilgi edinme hakkına zarar verdiğini belirtti.

Yönetici1 dakika okuma0 görüntülenme
RTÜK logosu ve Sözcü TV binası görseli.
RTÜK logosu ve Sözcü TV binası görseli.
Paylaş:

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in katıldığı bir televizyon programında dile getirdiği iddialar üzerine Sözcü TV'ye idari para cezası uyguladı. Kurul, söz konusu yayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında ortaya atılan kriptolu telefon görüşmeleri iddialarının doğrulanmamış bilgiler olduğunu ve bu yayıncılığın halkın doğru bilgi alma hakkını zedelediğini belirtti.

Özel'in İddiaları ve Yayın Detayları

Olay, 8 Mayıs 2026 tarihinde Sözcü TV'de yayınlanan bir programda CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarıyla gündeme geldi. Özel, yayında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kriptolu telefon üzerinden iletişim kurduğu, bu görüşmelerin kayıt altına alındığı, yargı süreçleriyle ilgili gizli bilgilerin sızdırıldığı ve devlet işleyişinin bu şekilde manipüle edildiği yönünde iddialarda bulundu. Bu iddialar, RTÜK'ün incelemesine neden oldu.

RTÜK'ten Gerekçeli Karar

RTÜK uzmanları tarafından yapılan inceleme sonucunda, Sözcü TV'nin bahsi geçen iddiaları yayınlarken tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine bağlı kalmadığına karar verildi. Kurul, herhangi bir somut delile veya doğrulanmış bilgiye dayanmayan bu türden ciddi iddiaların kamuoyuna sunulmasının, 6112 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine aykırı olduğunu tespit etti. Bu tespitler doğrultusunda kanala idari para cezası kesildi.

Basın Özgürlüğü ve Sorumluluk Vurgusu

RTÜK'ten yapılan açıklamada, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığı ve gazetecilik meslek ilkeleri çerçevesinde kullanılması gerektiği vurgulandı. Kurul, basın özgürlüğünün ancak halkın doğru, tarafsız ve teyit edilmiş bilgilere ulaşmasıyla anlam bulacağını ifade etti. Devlet kurumlarını, yargı süreçlerini ve kamu görevlilerini hedef alan hassas iddiaların, yeterli araştırma ve doğrulama yapılmadan ekranlara taşınmasının, toplumun sağlıklı bilgi edinme hakkına zarar verdiği belirtildi. Bu tür yayınların, kamuoyunda yanlış algılar oluşturabileceği ve toplumsal güveni sarsabileceği ifade edildi.

Paylaş: