Roma'nın Kalbinde Troya Rüzgarı: Kolezyum'da Tarihi Sergi
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Roma'daki Kolezyum'da açılan 'Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri' sergisini tanıttı. Sergi, iki medeniyet arasındaki köklü bağları gözler önüne seriyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan tarihi Kolezyum Arkeolojik Alanı'nda düzenlenen bir basın toplantısında, Türkiye ve İtalya arasındaki kültürel iş birliğinin bir ürünü olan 'Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri' sergisi hakkında açıklamalarda bulundu.
Bakan Ersoy, serginin, insanlık tarihinin en bilinen anlatılarından Troya'nın, dünyanın önemli kültür merkezlerinden birinde yeniden canlandırılması olduğunu belirtti. Türkiye'deki 19 müzeden getirilen 221 eserin yer aldığı sergide, 50 eserin ilk kez sanatseverlerle buluştuğunu dile getirdi. Troya Atı replikası eşliğinde Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasının Roma'nın merkezinde dünyaya tanıtıldığını vurguladı.
TROYA VE ROMA ARASINDAKİ ORTAK KÜLTÜREL BAĞLAR KOLEZYUM'DA ANLATILIYOR
Ersoy, Troya'nın Roma'nın kuruluş hikayesindeki özel yerini vurgulayarak, Roma'nın kurucusu kabul edilen Aeneas'ın Troya'dan İtalya'ya uzanan yolculuğunun, iki büyük medeniyet arasında güçlü bir tarihsel ve kültürel köprü kurduğunu ifade etti. Sergi, sadece Troya Savaşı'nı değil, aynı zamanda iki antik uygarlık arasındaki mitolojik ve tarihsel bağı da ziyaretçilere aktarıyor. MÖ 3. binyıldan Roma Dönemi sonuna kadar uzanan eserler, Antik Akdeniz dünyasının ortak hafızasına ışık tutuyor.
Bakan Ersoy, Troya'nın sadece Roma değil, Avrupa kültürel hafızasının da temel anlatılarından biri olduğunu kaydetti. Homeros'tan günümüze ulaşan bu büyük mirasın, farklı toplumları ortak bir tarih ve kültür etrafında birleştirdiğini sözlerine ekledi.
KOLEZYUM'DAKİ BAŞARILI İŞ BİRLİĞİNİN TEMELİNDE GÜVEN YATIYOR
Geçtiğimiz yıl Kolezyum'da sergilenen Göbeklitepe Sergisi'nin büyük ilgi gördüğünü hatırlatan Ersoy, bu serginin milyonlarca ziyaretçiye ulaşarak Türkiye'nin kültürel değerlerinin uluslararası alanda tanınmasına önemli katkı sağladığını belirtti. Göbeklitepe ile başlayan iş birliğinin, Troya Sergisi ile daha da ileri taşındığını ifade eden Ersoy, bu tür prestijli mekanlarda sergi düzenlemenin sadece maddi imkanlarla açıklanamayacağını söyledi. İlgili kurumlar arasındaki güçlü ilişkiler ve karşılıklı güvenin bu başarıda belirleyici olduğunu vurgulayan Ersoy, kültürel diplomasi alanında kurulan iş birliklerinin uzun vadeli olumlu sonuçlar doğurduğunu belirtti.
TROYA SERGİSİ KÜLTÜR TURİZMİNE DE DESTEK OLACAK
Ersoy, Troya Sergisi'nin de Göbeklitepe Sergisi'nin yakaladığı başarıyı devam ettireceğine inandığını söyledi. Kolezyum'un ziyaretçi profili ve sergiye gösterilen ilgi, bu beklentiyi destekliyor. Uluslararası sergilerin, Türkiye'nin kültürel görünürlüğünü artırmanın yanı sıra kültür turizmine ve tanıtımına da önemli katkılar sağladığını ifade eden Ersoy, kültürel mirasın farklı coğrafyalarda sergilenmesinin Türkiye'nin marka değerini güçlendirdiğini ekledi.
YENİ ULUSLARARASI SERGİLER PLANLANIYOR
Türkiye'nin kültürel mirasını dünyanın önde gelen müzelerine ve kültür merkezlerine taşımaya devam edeceklerini belirten Ersoy, Berlin'deki Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi'nin ardından Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD'de yeni sergiler planladıklarını duyurdu. Japonya ile bir mutabakat zaptı imzalandığını, Çin ve Avusturya ile de görüşmelerin sürdüğünü kaydeden Ersoy, hedeflerinin Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini daha geniş kitlelerle buluşturmak olduğunu söyledi.
TANITIMDA YENİ DÖNEM: HİKÂYE ANLATICILIĞI ÖNE ÇIKIYOR
Tanıtım anlayışının değiştiğine dikkat çeken Ersoy, günümüzde insanların sadece bir yeri görmek değil, aynı zamanda bir hikâyenin parçası olmayı arzuladığını ifade etti. Bu doğrultuda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) çalışmalarına değinen Ersoy, Türkiye'nin tanıtımında dijital odaklı, veriye dayalı ve küresel eğilimleri takip eden yeni bir model uyguladıklarını belirtti. Go Türkiye markasıyla yaklaşık 200 ülkede tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini, hikâye anlatıcılığını merkeze alan yeni projeler geliştirdiklerini kaydetti. Türk dizilerinin küresel etkisinden de yararlanıldığını dile getiren Ersoy, TGA koordinasyonunda hazırlanan mini dizilerle şehirlerin, kültürel mirasın ve yaşam kültürünün milyonlarca kişiye ulaştırıldığını sözlerine ekledi. Türkiye'nin artık sadece ziyaret edilen değil, deneyimlenen bir destinasyon olarak öne çıktığını vurgulayan Ersoy, kültür, tarih, gastronomi ve yaşam kültürünü çağın iletişim araçlarıyla tanıtmaya devam edeceklerini ifade etti.



