Son Dakika

ROKETSAN TAYFUN Füzesiyle Hareketli Deniz Hedefini Vurdu: Türkiye Balistik Füzede Gemisavar Yeteneği Kazandı

ROKETSAN, TAYFUN Blok-3 balistik füzesiyle süpersonik hızda hareket eden insansız bir deniz aracını başarıyla imha etti. Bu testle Türkiye, balistik füzeleri gemisavar silahına dönüştürme yeteneği kazanan az sayıda ülke arasına girdi.

Can D.2 dakika okuma0 görüntülenme
ROKETSAN TAYFUN Blok-3 balistik füzesinin test atışından görüntü.
ROKETSAN TAYFUN Blok-3 balistik füzesinin test atışından görüntü.
Paylaş:

Türk savunma sanayisinin önde gelen kuruluşlarından ROKETSAN, geliştirdiği TAYFUN Blok-3 balistik füzesiyle önemli bir başarıya imza attı. Yapılan testte, füze yaklaşık 7 metre uzunluğunda, serbestçe hareket eden insansız bir deniz aracını süpersonik hızda vurarak imha etti. Bu operasyon, TAYFUN füzesine entegre edilen yerli güdümlü savaş başlığının, uçuşun son aşamasında hareketli bir deniz hedefine yönlendirilmesinde elde edilen ilk başarılı entegrasyon olarak kayıtlara geçti.

Bu gelişme, TAYFUN Blok-3'ü fiilen bir Gemisavar Balistik Füzesi (ASBM) haline getirirken, Türkiye'yi bu ileri teknolojiye sahip az sayıda ülke arasına yerleştirdi. Uzmanlar, bu tür bir füzenin, geleneksel balistik füzelerin sadece kara hedeflerine yönelik saldırı kabiliyetinin ötesine geçerek, denizdeki savaş gemileri için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor.

TAYFUN Füzesinin Gelişimi ve Yetenekleri

Mayıs 2023'te ikinci testini başarıyla tamamlayan TAYFUN füzesinin seri üretimine geçilmişti. Ardından, Şubat 2025'te Rize açıklarında gerçekleştirilen üçüncü testte, yüzlerce kilometre uzaklıktaki bir deniz hedefi yaklaşık 5 metre hassasiyetle vuruldu. Son test edilen Blok-3 varyantı, TAYFUN füzesinin yeteneklerinin artarak devam eden evriminin bir parçası olarak görülüyor. Füzenin süpersonik hızda hareket eden bir deniz aracını vurma kabiliyeti, balistik füze teknolojisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Bu yeni nesil gemisavar balistik füze yeteneği, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli imkanlarla elde ettiği ilerlemelerin en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Füzenin, kara saldırı balistik füzelerini etkili bir deniz saldırı silahına dönüştürme kapasitesi, stratejik açıdan büyük önem taşıyor.

Uluslararası Yankılar ve Stratejik Etkiler

Yunanistan merkezli Pentapostagma internet sitesi, bu füze-hedef kombinasyonunu başarıyla kullanabilen ülke sayısının küresel çapta son derece sınırlı olduğunu vurguladı. Haberde, Çin'in DF-21D füzesinin mevcut en etkili ASBM olduğu belirtilirken, Türkiye'nin bu testle, balistik füzeleri etkili gemisavar silahlarına dönüştürme yeteneğine sahip ülkeler arasına katıldığı ifade edildi.

İsrail'in önde gelen gazetelerinden Maariv ise, testin Türk savunma sanayisi için bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Türk mühendislerin bir balistik füzeye hassas yönlendirme yeteneği kazandıran bir güdümlü savaş başlığı entegre etmeyi başaran ilk ekip olduğunu kaydetti. Bu gelişmenin, dünyanın sadece birkaç ülkesinde bulunan ileri bir gemisavar silahı yeteneği anlamına geldiği ifade edildi. Maariv, Türkiye'nin dünyanın en büyük yedinci balistik füze cephaneliğine sahip olduğuna dikkat çekerek, bu yeni yeteneklerin Ankara'ya savaş filolarını çok uzak mesafelerden etkisiz hale getirme imkanı sunacağını belirtti.

Bu başarı, Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlığını pekiştirirken, bölgesel ve küresel stratejik dengeler üzerinde de önemli etkiler yaratması bekleniyor.

Paylaş: