Refah Faciası: 85 Yıllık Sır Perdesi Aralanıyor Mu?
1941'de Akdeniz'de batan Refah Vapuru'nun 202 kişilik mürettebatından sadece 32'si kurtulabildi. Facianın üzerinden 85 yıl geçmesine rağmen, gemiyi kimin batırdığına dair kesin bir bilgi bulunmuyor. Tarihin karanlık sayfalarından Refah Faciası'nı ve ardındaki sırları derledik.

23 Haziran 1941 gecesi, Akdeniz'in karanlık sularında 202 kişinin hayatına mal olan büyük bir trajedi yaşandı. Türkiye'nin sipariş ettiği ve teslim almak üzere İngiltere'ye gitmekte olan dört denizaltıyı getirecek olan Refah Vapuru, Mersin'den ayrıldıktan kısa bir süre sonra henüz bilinmeyen bir sebeple battı. Olayda sadece 32 kişi kurtulabilirken, geminin kim tarafından batırıldığına dair 85 yıldır kesin bir cevap bulunamadı.
İkinci Dünya Savaşı'nın en kritik günlerinde, Haziran 1941'de Türkiye, hem Avrupa'daki savaşın yarattığı gerilim hem de İngiltere'nin denizaltı teslimatını geciktirmesiyle diken üstündeydi. Bu hassas dönemde, Türkiye Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu ile Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Franz Von Papen arasında imzalanan dostluk paktı, uluslararası alanda yankı buldu. Özellikle İngiltere, Türkiye'nin Almanya safına geçme ihtimalinden endişe duyuyordu. Bu durum, Türkiye'nin savaş sanayisi için hayati önem taşıyan krom madenleri açısından da büyük bir risk teşkil ediyordu. İşte bu gergin atmosferde, Türkiye'nin sipariş ettiği dört denizaltının (Burak Reis, Murat Reis, Oruç Reis, Uluç Reis) teslimatı için hazırlıklar hız kazandı.
Refah Vapuru: Umutlar ve Belirsizlikler
Denizaltıları teslim almak üzere görevlendirilen 150 kişilik askeri heyet ve havacılık eğitimi alacak 21 kişilik bir hava kuvvetleri ekibini taşıyacak olan Refah Vapuru, 40 yaşında, eski ve bakımsız bir gemiydi. Sadece iki küçük filikası ve sınırlı sayıda kamarası bulunan geminin, 202 kişilik yolcuyu savaş gemilerinin ve denizaltıların cirit attığı Akdeniz'de güvenle taşıyıp taşıyamayacağı konusunda ciddi endişeler vardı. Liman başkanının ve heyet komutanının itirazlarına rağmen, 25 Haziran'a kadar Mısır'ın Port Said Limanı'na ulaşma zorunluluğu nedeniyle gemi, yapılan geçici düzenlemelerle Akdeniz'e açıldı. Silahsız ve savunmasız Refah Gemisi, 23 Haziran 1941 günü saat 17.30'da Mersin'den demir aldı.
Akdeniz'de Bir Gecede Kaybolan Hayatlar
Mersin'den ayrıldıktan yaklaşık beş saat sonra, saat 22.30 sularında, Refah Vapuru büyük bir patlamayla sarsıldı. Gemi ortadan ikiye bölündü ve hızla sulara gömülmeye başladı. Feryatlar ve can pazarı içinde geçen kurtarma çabaları yetersiz kaldı. Dört saat sonra tamamen batan gemiden geriye sadece 32 kişi kurtulabildi. Kurtulanlardan 28'i bir filika ile Adana sahiline ulaşmayı başarırken, diğer dördü ise yardım gemileri tarafından denizden kurtarıldı.
Cevapsız Kalan Sorular ve 85 Yıllık Sır
Facia, iki gün sonra gazetelerde yer buldu ancak olayın detayları ve geminin neden battığına dair bilgiler sansürlendi. Devlet, olayın üzerini örtmek istedi. CHP grubunda kapalı kapılar ardında toplantılar yapıldı, araştırma komisyonları kuruldu ancak sonuç alınamadı. Eski ve bakımsız bir gemiye 202 kişinin bindirilmesi, facianın nedenleri gibi temel sorular cevapsız kaldı. Gemi yetkilileri tarafından yapılan savunmada, geminin dört saat boyunca batmamasının çürük olmadığının kanıtı olduğu ve facianın harici bir infilak sebebiyle gerçekleştiği iddia edildi. Ancak gemiyi kimin, hangi devletin, neden batırdığına dair hiçbir zaman resmi bir açıklama yapılmadı. İngiltere, Mihver devletlerini suçlarken, diğer taraftan da İngiltere, Fransa veya İtalya'nın parmağı olabileceği iddiaları ortaya atıldı. Bu trajik olay, 85 yıldır yakın tarihin çözülemeyen sırlarından biri olarak kaldı. Facianın hatırasını yaşatan tek unsur, Denizcilik Müzesi'nde sergilenen kurtarma filikasıdır.



