Prof. Dr. Taşçı: "Ne var ne yok" sorusu karakteri ortaya çıkarır
Haber7 yazarı Prof. Dr. Faruk Taşçı, "Ne var ne yok?" sorusunun derin anlamlarını ve kişilerin karakterlerini nasıl yansıttığını kaleme aldı. Taşçı, bu soruya verilen cevapların kişinin imanını ve ahlakını gösterdiğini vurguladı.

Haber7 yazarı Prof. Dr. Faruk Taşçı, geleneksel bir soru olan "Ne var ne yok?" sorusunun, soran kişinin niyetine ve cevap verenin karakterine göre farklı anlamlar taşıyabileceğini belirtti. Taşçı, bu sorunun, cevap veren kişinin iç dünyasını, ahlakını ve hatta inancını anlamak için bir anahtar olabileceğini ifade etti.
'Ne Var Ne Yok' Sorusunun Derin Anlamı
Prof. Dr. Taşçı'ya göre, "Ne var ne yok?" sorusuna verilen cevaplar, kişinin sahip olduğu değerleri ve yaşam anlayışını gözler önüne seriyor. Örneğin, "merhamet var, gazap yok" cevabı, kişinin haksızlıklara karşı bile yıkıcı değil, yapıcı bir tavır sergilediğini gösterir. Bu durum, Hazreti Yusuf'un kardeşlerine karşı muamelesi ve Peygamber Efendimiz'in Mekke'nin Fethi'ndeki affedici tavrıyla paralellik taşır. Benzer şekilde, "kıskançlık yok, gıpta var" yanıtı, kişinin başkalarının nimetlerine karşı olumlu ve dua eden bir yaklaşım sergilediğini, Allah'ın taksimine razı olduğunu ortaya koyar. Taşçı, bu tür cevapların, Yunus Suresi'nin 62. ayetinde belirtilen "Allah'ın dostları üzerine ne korku vardır ne de onlar mahzun olurlar" ilkesini yansıttığını vurguladı.
İlim, Namaz ve Diğer İbadetlerin Yansımaları
Yazıda, "ilim var, kibir yok" anlayışı da önemli bir yere sahip. Taşçı, sınırlı insan aklının, Allah katından gelen ledün ilmi karşısında hiç hükmünde olduğunu belirterek, bu anlayışa sahip kişilerin kibire kapılmadan ilimlerini insanlığın hizmetine sunduğunu dile getirdi. Bu durum, yediden yetmişe herkesle iyi geçinebilme, onların görüşlerine başvurma (istişare) ve tevazu sahibi olma gibi özellikleri beraberinde getiriyor. Kuran-ı Kerim'deki Hac Suresi'nin 46. ayetine atıfta bulunarak, "akleden kalb" sahiplerinin vesvese ve vehimden uzak olduğunu belirtti.
Taşçı, ibadetlerin de kişinin karakterini şekillendirmedeki rolüne değindi:
- Namaz: "Namaz var, fuhşiyyat yok" anlayışını temsil eder. Namazın nuru, kötülükleri engelleyici bir güce sahiptir.
- Oruç: "Oruç var, hastalık yok" ilkesini savunur. Doğru beslenme ve oruç tutmanın sağlık üzerindeki olumlu etkilerine işaret eder. Lokman Hekim benzetmesiyle, yeme-içme alışkanlıklarının sağlık için önemini vurgular.
- Zekât: "Zekât var, hırsızlık yok" prensibiyle malın bereketlenmesini ve korunmasını sağlar. Peygamber Efendimiz'in "hastalarınızı sadaka ile tedavi edin" hadisine de yer vererek sadakanın şifa yönünü belirtir.
- Hac: "Hac var, tefrika yok" düsturuyla Müslümanların birlik ve beraberliğini pekiştirir. Cemaatle rahmet, ayrılıkta azap olduğu hadisini hatırlatır.
- Helal Kazanç: "Helal var, haram yok" anlayışıyla, faiz gibi haram yollara bulaşmadan ticaret yapan genç girişimcileri över.
Sonuç olarak Prof. Dr. Taşçı, bu temel değerlere sahip olmanın, yani "ameli salih" içinde bulunmanın, gafletle dünyaya dalmamak anlamına geldiğini belirtti. Gönlü Allah'ta, eli işte olanların dünya ve ahiret saadetine ulaşacağını ifade ederek, "Lailâhe illAllah Muhammedür-Resûlullah" common sözünün önemini vurguladı. En yüce mertebenin ise Allah'a teslimiyetle "Allah var, gerisi yok" anlayışına ulaşmak olduğunu söyledi.



