Prof. Dr. Bektaş'tan Marmara Depremi Uyarısı: Sessizliğe Aldanmayın
Prof. Dr. Osman Bektaş, 2025'teki Silivri depremi sonrası Marmara'daki sismik sessizliğin yanıltıcı olabileceğini belirterek, faydaki gerilim birikimine dikkat çekti. Bektaş, 6.2 büyüklüğündeki deprem senaryosunu da değerlendirdi.

2025 yılında Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından Ana Marmara Fayı üzerindeki hareketlilik yeniden gündeme geldi. İstanbul ve Marmara Bölgesi'ndeki olası depremlerle ilgili tartışmalar devam ederken, Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken açıklamalar geldi. Bölgedeki sismik sessizliğin yanıltıcı olabileceğini belirten Bektaş, fay hattındaki gerilim birikimine işaret etti.
İSTANBUL'DAKİ SİSMİK SESSİZLİĞİN ANLAMI
Silivri'de yaşanan deprem sonrası Ana Marmara Fayı boyunca gözlemlenen olağan dışı sakinliğe dikkat çeken Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, fay üzerindeki gerilimin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı. Bektaş'a göre, deprem sonrası doğuya doğru gerçekleşen ve "sessiz kayma" olarak adlandırılan süreç, küçük depremleri engelleyerek geçici bir sismik durgunluk yaratıyor olabilir. Ancak bu durumun yanıltıcı olabileceğini belirten uzman, "Kilitli segmentlerde gerilim birikimi sürebilir. Bu nedenle sismik sessizlik, tek başına ne rahatlatıcıdır ne de yaklaşan büyük bir depremin güvenilir habercisidir." ifadelerini kullandı.
MARMARA FAYI ÜZERİNDEKİ BİLİMSEL TARTIŞMALAR
Marmara Denizi içindeki fay sistemleri konusunda bilim dünyasında farklı görüşler bulunuyor. Bazı araştırmalar, Kuzey Anadolu Fayı'nın deniz içindeki segmentlerinde önemli ölçüde gerilim biriktiğini gösterirken, bazı çalışmalarda ise belirli bölgelerdeki "sessiz kayma" veya "sürünme" hareketlerinin, enerjiyi deprem oluşturmadan bir miktar boşaltabildiği öne sürülüyor. Prof. Dr. Bektaş, Marmara Denizi'nin Avcılar-Silivri hattına ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu bölgenin tek parça ve sağlam bir fay yapısı olarak kabul edilemeyeceğini belirtti. Uzman, yüksek ısı akısı ve kabuk yapısının, bu kesimde daha zayıf veya kısmen sürünmeli bir geçiş zonuna işaret edebileceğini ifade etti.
6,2 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREM SENARYOSU
Bu değerlendirmeler ışığında Prof. Dr. Bektaş, bölgede olası bir kırılmanın yalnızca büyük bir deprem (M7 ve üzeri) şeklinde değil, fayın segmentlere ayrılarak daha küçük ve orta ölçekli depremler (yaklaşık M5-6,2) şeklinde de gerçekleşebileceği senaryosunun göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
ANA MARMARA FAYI NEREDE YER ALIYOR?
Ana Marmara Fayı, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi içinden geçen bölümünü oluşturuyor. Fay, Tekirdağ açıklarından başlayıp Marmara Denizi boyunca ilerleyerek İstanbul'un güneyinden geçip İzmit Körfezi'ne kadar uzanıyor. Türkiye'nin en yoğun nüfuslu bölgelerinden birinin bu fay hattına yakınlığı, Marmara Denizi'nin sismik açıdan yakından takip edilmesine neden oluyor.
TÜRKİYE'NİN EN RİSKLİ FAY HATTI
Uzmanlar, Türkiye'deki en aktif ve en fazla nüfusu etkileme potansiyeli taşıyan fay sisteminin Kuzey Anadolu Fay Hattı olduğunu belirtiyor. Doğu Anadolu'dan Marmara Bölgesi'ne kadar uzanan bu hat, geçmişte çok sayıda büyük depreme neden oldu. Özellikle Marmara Denizi içindeki segmentler, İstanbul'a yakınlıkları nedeniyle deprem araştırmalarında öncelikli konulardan biri olmayı sürdürüyor.
MARMARA'DA KIRILMAYAN FAY BÖLÜMÜ
Bilim insanlarının sıklıkla gündeme getirdiği, Marmara Denizi'nin orta kesimlerinde yer alan ve uzun süredir büyük bir deprem üretmeyen fay segmentleri bulunuyor. Çeşitli bilimsel çalışmalarda bu bölümlerin yaklaşık 100 ila 150 kilometre uzunluğunda olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu fay bölümünün tek parça halinde mi yoksa farklı segmentler şeklinde mi kırılacağı konusundaki araştırmalar devam ediyor.



