Son Dakika

Petrol Fiyatları Neden Yükseliyor? Akaryakıt ve Havacılık Maliyetlerine Etkisi

Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim ve ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamaları Brent petrolü 85 doların üzerine taşıdı. Uzmanlar, bu durumun akaryakıt ve jet yakıtı maliyetlerini artırabileceği uyarısında bulunuyor.

Sıla İ.3 dakika okuma0 görüntülenme
Petrol varilleri ve Orta Doğu haritası üzerinde yükselen fiyat grafiği.
Petrol varilleri ve Orta Doğu haritası üzerinde yükselen fiyat grafiği.
Paylaş:

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş trendi devam ediyor. Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin tırmanması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamaları, uluslararası enerji piyasalarında risk algısını artırarak Brent petrolün varil fiyatını yeniden 85 doların üzerine çıkardı. Bu durum, Türkiye'de akaryakıt fiyatlarına yönelik olası zam beklentilerini de beraberinde getiriyor.

ABD Başkanı Trump'ın, İran'ın müzakere masasına oturmaması halinde enerji santralleri ve köprüler gibi kritik altyapıları hedef alacakları yönündeki açıklaması, petrol fiyatlarını doğrudan etkiledi. Daha önce Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilere yönelik planlanan geçiş ücretinden vazgeçildiğini duyuran Trump, bunun yerine Körfez ülkeleriyle kapsamlı ticaret ve yatırım anlaşmalarına gidileceğini belirtmişti. Ancak İran'a yönelik deniz ablukasının süreceği mesajı, Hürmüz Boğazı'ndaki arz güvenliğine ilişkin endişeleri canlı tutmaya devam ediyor.

Petrol Fiyatlarını Etkileyen Faktörler ve Uzman Görüşleri

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın ve Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, petrol fiyatlarındaki artışın nedenlerini ve olası etkilerini değerlendirdi. Uzmanlar, küresel petrol arzında şimdilik ciddi bir fiziksel sıkıntı yaşanmadığını ancak Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin tırmanması, enerji altyapılarının hedef alınması veya Rus petrolüne yönelik yeni yaptırımların devreye girmesi halinde Brent petrolün varil fiyatının 100 doları aşarak 120 dolar seviyesine kadar yükselebileceğini belirtiyor. Buna karşılık, diplomatik temasların yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişin sağlanması ve tanker trafiğinin normale dönmesi durumunda ise fiyatların 75-80 dolar bandına kadar gerileyebileceği öngörülüyor.

Prof. Dr. Levent Aydın, ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırım kararlarının petrol fiyatlarını üç kanaldan yukarı çekebileceğini ifade etti. Bu kanallar şu şekilde sıralandı:

  • Rus petrolünün bir kısmının piyasadan çekilmesi veya alıcı bulmasının zorlaşması.
  • Rus petrolünü taşımaya devam eden şirketlerin sigorta, finansman ve navlun maliyetlerinin artması.
  • Çin, Hindistan ve diğer büyük alıcıların yaptırım riski karşısında Rus petrolü alımlarını azaltıp azaltmayacağına dair belirsizlik.

Aydın, güncel fiyat artışının ana nedeninin Rusya yaptırımlarından çok ABD-İran çatışması ve Hürmüz Boğazı riskleri olduğunu vurgularken, Rusya'ya yönelik yaptırım beklentilerinin bu yükselişi destekleyen ikinci bir arz riski oluşturduğunu belirtti. ABD'nin hem Rusya'nın enerji gelirlerini azaltmak istemesi hem de piyasadan hızlı bir şekilde Rus petrolünün çekilmesinin dünya ve ABD benzin fiyatlarını artırmasını istememesi arasındaki politika çelişkisine dikkat çekti.

Akaryakıt ve Jet Yakıtı Fiyatlarına Etkisi

Türkiye'de benzin ve motorin fiyatlarının sadece Brent petrol fiyatına göre belirlenmediğini hatırlatan Prof. Dr. Aydın, Akdeniz piyasasındaki ürün fiyatları, rafineri marjları, dolar/TL kuru, dağıtım ve bayi marjları ile vergi unsurlarının da fiyatları etkilediğini söyledi. Brent petrolün varil fiyatının 87 dolara çıkmasının pompa fiyatına aynı gün ve oranda yansımadığını, ancak petrol ve uluslararası ürün fiyatlarının birkaç gün boyunca yüksek kalması ve döviz kurunda gerileme görülmemesi durumunda benzin ve özellikle motorinde yukarı yönlü fiyat ayarlamasının gündeme gelebileceğini kaydetti. Motorin fiyatlarının bazı dönemlerde ham petrolden daha hızlı artabileceğini belirten Aydın, bunun nedenini motorin, jet yakıtı ve diğer orta distilat ürünlerinin aynı rafineri kapasitesi üzerinde rekabet etmesi ve jet yakıtı arzındaki sıkışmanın motorin piyasasını dolaylı biçimde etkilemesi olarak açıkladı. Ayrıca, Türkiye'deki eşel mobil benzeri vergi mekanizmasının uluslararası maliyet artışının bir bölümünü ÖTV üzerinden dengeleyerek pompa fiyatına geçişini sınırlayabileceğini ekledi.

Jet yakıtı tarafındaki riskin akaryakıta göre daha belirgin olabileceğine dikkat çeken Aydın, küresel ortalama jet yakıtı fiyatının varil başına 127 doların üzerine çıktığını belirtti. Avrupa'da jet yakıtı stoklarının 30 günlük tüketimin altına gerilediğini ve üçüncü çeyrekte günlük yaklaşık 600 bin varillik arz açığı oluşabileceği yönünde değerlendirmeler olduğunu aktardı. Avrupa'nın jet yakıtı ithalatının önemli bir bölümünü Ortadoğu'dan sağlaması nedeniyle bölgenin daha kırılgan hale geldiğini dile getiren Aydın, yüksek jet yakıtı fiyatlarının havayolu şirketlerinin maliyetlerini artıracağını ve bunun uzun vadede bilet fiyatlarına yansıyabileceğini öngördü.

Enerji Uzmanı Altuğ Karataş da benzer tespitlerde bulunarak, petrol fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi durumunda benzin ve motorinde yukarı yönlü baskının kaçınılmaz olacağını belirtti. Karataş, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin sadece otomobil kullanıcılarını değil, uçak bileti fiyatlarından taşımacılığa, gıdadan sanayi üretimine kadar geniş bir maliyet zincirini etkileyebileceğini vurguladı.

Karataş, enerjinin artık sadece ekonomik bir ürün olmadığını, savunma, dış politika, ticaret yolları, finans sistemi ve ulusal güvenlikle iç içe geçtiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı'nı "dünyanın şahdamarı" olarak nitelendiren Karataş, bu bölgenin güvenliğinin tek bir ülkenin kontrolüne bırakılamayacağının altını çizdi. Türkiye için ise enerji kaynaklarını çeşitlendirme, enerji depolama ve enerji verimliliğini artırma gibi adımların önemine dikkat çekti.

Paylaş: