Otomotiv Sanayisi İlk Yarıda Tarihi İhracat Rekoru Kırdı: 20.8 Milyar Dolar
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, yılın ilk yarısında otomotiv ihracatının 20.8 milyar dolara ulaşarak tarihi bir rekora imza attığını duyurdu. Eroldu, üretimdeki düşüşün geçici olduğunu ve yerli payındaki artışın dış ticaret dengesine olumlu yansıdığını belirtti.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, yılın ilk yarısında otomotiv sektörünün üretim performansının geçici nedenlerle etkilendiğini ancak ihracatta tarihi bir rekora imza atıldığını açıkladı. Eroldu, ilk altı ayda toplam 20,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirterek, bu rakamın sektör tarihinin en yüksek ilk yarı ihracat rakamı olduğunu vurguladı. Bu başarıda, devreye giren yeni yatırımların ve iç pazarda artan yerli otomobil payının önemli rol oynadığını ifade etti.
Otomotiv İhracatında Rekor Performans ve Yerlilik Artışı
Cengiz Eroldu, düzenlediği basın toplantısında, yılın ilk yarısındaki sektörel gelişmeleri değerlendirdi. Üretimde geçen yıla göre yüzde 6'lık bir düşüş yaşandığını kaydeden Eroldu, bunun nedeninin çalışma günlerinin azlığı ve yeni yatırımlara hazırlık süreçleri olduğunu, bu durumun geçici nitelik taşıdığını ve yılın kalanında üretimde artış beklendiğini söyledi. İhracat tutarında ise geçen yıla göre yüzde 4'lük bir artış yaşandığını belirten Eroldu, 20,8 milyar dolarlık ihracat rakamıyla 20 milyar dolar barajının aşıldığını ifade etti. Toplam ihracattaki paylarının yüzde 17,5'e ulaştığını, geçen yıl yüzde 29 olan yerlilik oranının ise yüzde 34'e yükseldiğini bildirdi. Yerlilik oranındaki bu artışın, dış ticaret dengesinde önemli bir iyileşme sağladığını dile getiren Eroldu, geçen yılın ilk 5 ayında eksi 149 milyon dolar olan dış ticaret hacminin bu yıl 2 milyar dolara çıktığını sözlerine ekledi.
Kapasite Kullanımı ve Yeni Yatırımlar Sektöre Güven Veriyor
Hafif ve ağır ticari araç segmentlerinde pozitif bir seyir izlenirken, traktör segmentinde yüzde 36'lık bir üretim kaybı yaşandığına dikkat çeken Eroldu, ilk altı ayda toplam kapasite kullanım oranının yüzde 62 seviyesinde kaldığını belirtti. Kur ve enflasyon arasındaki makasın rekabetçilik üzerinde baskı oluşturduğunu ve düşük kapasite kullanımının maliyetleri olumsuz etkilediğini ifade eden Eroldu, sektörün yatırım yapmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda, Hyundai'nin elektrikli araç yatırımının, Tofaş'ın kapasite artışının ve Oyak Renault'nun yeni model hamlelerinin, iç piyasa ve ihracata önemli katkılar sağlayacağına inandığını kaydetti.
AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı Risk Oluşturuyor
Avrupa Birliği'nin (AB) Sanayi Hızlandırma Yasası taslağına da değinen Eroldu, taslağın özellikle elektrikli, plug-in hibrit ve yakıt hücreli araçların kamu alımlarını hedeflediğini söyledi. Gelişmiş bir otobüs sanayisine sahip Türkiye için bu durumun kritik önem taşıdığını belirten Eroldu, taslakta yer alan, araçların AB içinde üretilmiş olması ve yüzde 70 oranında AB menşeli komponent kullanılması şartlarının Türkiye'yi dezavantajlı duruma düşürebileceği endişesini dile getirdi. Bu durumun, Türk otomotiv tedarik sanayisi için büyük bir tehdit oluşturduğunu ve orta-uzun vadede sektöre zarar verebileceğini ifade etti. Eroldu, AB nezdinde yapılan görüşmelerle taslağın Türkiye lehine düzenlenmesi için yoğun çaba gösterildiğini bildirdi.
Sektörün Gelecek Beklentileri ve Talepleri
Cengiz Eroldu, AB'nin temel amacının Çin ile olan rekabette kendi sanayisini korumak olduğunu, Çin'in ise ihracatını artırma çabasıyla Avrupa pazarında konumlanmaya çalıştığını belirtti. Sektörün en önemli gündem maddelerinden birinin rekabetçilik kaybı olduğunu vurgulayan Eroldu, kur-enflasyon makasının kapanmaması nedeniyle zorlu bir döneme girildiğini söyledi. İhracatta sağlanan yüzde 3'lük kur avantajının etkin çalışmadığını, finansman desteğinin ve teşvik sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Gelecek döneme ilişkin öngörülerini de paylaşan Eroldu, Türkiye'de 2026 yılının üretim ve ihracat açısından 2025 yılına paralel geçeceğini, yeni yatırımların etkisinin ise 2027'de daha belirgin olarak görüleceğini sözlerine ekledi.


