Son Dakika

Osmanlı'da Kardeş Kanı: Fetret Devri'nin Acı Bilançosu

Yıldırım Beyazıt'ın Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilmesinin ardından Osmanlı tahtı için şehzadeler arasında yaşanan kanlı mücadeleler ve Kosmidion Muharebesi'nin acı sonuçları...

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
Osmanlı İmparatorluğu'nun fetret devri sırasında şehzadeler arasındaki taht mücadelesini gösteren temsili çizim.
Osmanlı İmparatorluğu'nun fetret devri sırasında şehzadeler arasındaki taht mücadelesini gösteren temsili çizim.
Paylaş:

Ankara Savaşı'nda Timur'a esir düşen Yıldırım Beyazıt'ın ardından Osmanlı İmparatorluğu büyük bir fetret devrine girdi. Bu kaos ortamı, taht kavgalarının en acımasız örneklerinden birine sahne oldu. Beyazıt'ın beş oğlunun iktidar mücadelesi, ülkeyi adeta ateşe verdi.

Savaşın galibi Emir Timur, beyliklere ait toprakları eski sahiplerine iade ederken, kalan yerleri Yıldırım Beyazıt'ın oğulları arasında paylaştırdı. Ardından Semerkant'a döndü. Geriye kalan ise yıkık dökük topraklar üzerinde başlayacak acımasız bir taht kavgasıydı.

Mücadele, Şehzade Süleyman'ın Bursa'yı ele geçirmesiyle başladı. Devlete ait hazineyi ve en küçük kardeşi Orhan'ı yanına alarak Anadolu Hisarı'na geçti. Bizans İmparatoru Manuel ile anlaşmalar yaparak Gelibolu'ya geçti ve burada Bizans'a topraklar terk edip vergi muafiyetleri tanıdı. Ardından Orhan'ı Bizans'a rehin bırakarak Edirne'de hükümdarlığını ilan etti.

Bu sırada diğer kardeşler İsa ve Musa Çelebiler Anadolu'da kıyasıya bir mücadeleye girişti. İsa Çelebi, Bursa'yı alıp sultanlığını ilan ederken, Musa Çelebi Kütahya'ya kaçmak zorunda kaldı. Şehzade Mehmet ise Amasya ve Sivas yöresinde kendi hükümdarlığını ilan etti. Mehmet Çelebi, İsa Çelebi'ye işbirliği teklif etti ancak reddedildi. İki kardeşin Ulubat yakınlarındaki savaşı Mehmet Çelebi'nin zaferiyle sonuçlandı.

İsa Çelebi, Bizans'a sığındı. Edirne'deki Süleyman Çelebi, Bizans'tan kardeşini istedi ve İsa Çelebi'yi yanına alarak Bursa üzerine yürüdü. Ancak Anadolu halkı, Bizans'a toprak veren Süleyman Çelebi ve işbirliği yapan İsa Çelebi'ye büyük tepki gösterdi. Halkın desteğini arkasına alan Mehmet Çelebi karşısında İsa Çelebi bir kez daha yenilgiye uğradı. Kastamonu'ya sığınan İsa Çelebi, beyliklerden topladığı ordularla üç kez daha Bursa üzerine yürüse de başarılı olamadı. 1406 yılında Eskişehir'de Mehmet Çelebi'nin adamları tarafından öldürüldü.

Bu olayların ardından Osmanlı toprakları fiilen ikiye bölündü. Mehmet Çelebi Anadolu'da, Süleyman Çelebi ise Rumeli'de hüküm sürüyordu. İki kardeş, tek başına iktidar olmak için fırsat kollamaya başladı.

İlk hamle Süleyman Çelebi'den geldi. Büyük bir orduyla Anadolu'ya geçip Bursa üzerine yürüdü. Mehmet Çelebi, Amasya'ya çekilmek zorunda kaldı. Bir yıl sonra karşı saldırıya geçse de Yenişehir Ovası'nda ağır bir yenilgi aldı. Süleyman Çelebi, Anadolu'da da hakimiyetini pekiştirmek üzereyken, keyfine düşkünlüğü ve önemli komutanı Çandarlı Ali Paşa'yı kaybetmesiyle zayıfladı.

Bu durum, Mehmet Çelebi'yi yeniden harekete geçirdi. Karamanoğlu'na sığınan kardeşi Musa Çelebi ile anlaştı. Musa Çelebi'ye Rumeli'yi bırakma vaadiyle onu Süleyman Çelebi'yi Anadolu'dan uzaklaştırmak için Batı'ya gönderdi. Musa Çelebi, Rumeli'ye geçerek Eflak ve Sırp kuvvetlerinin desteğini aldı. Bu durum karşısında telaşlanan Süleyman Çelebi, Anadolu'yu terk ederek Edirne'ye ve ardından Bizans'a geçti.

Tarih 15 Haziran 1410'u gösterdiğinde, İstanbul'un fethinden 43 yıl önce, Edirne yakınlarındaki Kosmidion çayırlarında iki kardeşin orduları karşı karşıya geldi. Bir yanda Eflak Voyvodası'nın desteğini alan Musa Çelebi, diğer yanda Bizans İmparatoru'nun desteklediği Süleyman Çelebi vardı. Bu kanlı savaş, binlerce Osmanlı askerinin birbirini kırmasıyla sonuçlandı. Tarihçiler bu savaşa 'Kosmidion Muharebesi' adını verdi.

Bu karanlık devir, dört yıl daha sürdü. Süleyman Çelebi, Edirne'de Musa Çelebi'nin adamları tarafından öldürüldü. Geriye kalan iki şehzade, ülkeyi bölüşme konusunda anlaştı. Ancak bu anlaşma uzun sürmedi. Sofya yakınlarındaki son muharebede Musa Çelebi, kaçarken bir çeltik tarlasında boğularak hayatını kaybetti. Taht, Mehmet Çelebi'ye kaldı.

Fetret Devri'nin acı bilançosu, Osmanlı'nın kardeş kavgalarıyla ne kadar büyük bedeller ödediğini gözler önüne serdi.

Paylaş: