NATO Zirvesi öncesi ABD ve Türkiye ilişkilerinde yeni dönem mesajı
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesinde, ABD Başkanı Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik yaklaşımları dikkat çekiyor.

ABD ve Türkiye arasında diplomatik yakınlaşma
ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kullandığı ifadeler, uluslararası kamuoyunda yakından takip ediliyor. İsrail basınında yer alan analizlerde, Trump'ın Erdoğan'a karşı sergilediği özenli dilin stratejik bir öneme sahip olduğu ifade ediliyor. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve özel temsilcilerinin değerlendirmelerine göre, iki lider arasındaki ilişki karşılıklı bir saygı zeminine oturuyor. Trump, 7 Temmuz'da başlayacak NATO Zirvesi'ne Erdoğan'a duyduğu saygı nedeniyle katılacağını belirtirken, Türkiye'nin F-35 savaş uçakları talebi konusunda da olumlu bir adım atılabileceğinin sinyallerini verdi.
Savunma sanayisinde Türkiye'nin yükselişi
Türkiye, ev sahipliği yapacağı NATO Zirvesi'ne savunma sanayisindeki yerli ve milli üretim gücüyle hazırlanıyor. 2004 yılındaki zirve döneminde ihtiyaçlarının ancak beşte birini karşılayabilen Türkiye, bugün yıllık 20 milyar doları bulan savunma üretimiyle bölgesel bir İHA gücüne dönüştü. Türkiye, artık yalnızca bir savunma sanayisi müşterisi değil, aynı zamanda askeri deneyim ve teknoloji tedarikçisi konumunda bulunuyor.
- İletişim Başkanlığı verilerine göre zirveye 32 devlet başkanı ve binlerce yabancı konuk katılacak.
- Zirve hazırlıkları kapsamında üst düzey güvenlik önlemleri alınırken, terör operasyonlarında 200'den fazla kişi gözaltına alındı.
- Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'in davet edilmesiyle Ankara, NATO ile Körfez ülkeleri arasında bir köprü görevi üstlenmeyi hedefliyor.
Bölgesel güvenlik için yeni vizyon
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın öncülüğünde şekillenen yeni dış politika doktrini, bölge ülkelerinin güvenliklerini dış ittifaklara bağımlı kılmadan, kendi aralarında oluşturacakları dayanışma platformlarıyla sağlamaları gerektiğini vurguluyor. Bakan Fidan, bölgesel güvenlik düzenlemelerinin devletler arasında nihai güveni inşa edeceğini belirtiyor.



