Muhsin Yazıcıoğlu suikastı soruşturmasında FETÖ izi derinleşiyor
Gazeteci Nedim Şener, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmadaki yeni bulguları ve FETÖ bağlantılarını yazdı.

FETÖ'nün suikast planı ve mahrem yapılanma
Soruşturma dosyasına giren yeni ifadelere göre, örgüt içerisinde yer almış isimler, Yazıcıoğlu'nun FETÖ elebaşının teklifini reddettiği için hedef alındığını iddia etti. İfadelerde, Yazıcıoğlu'nun örgütle iş birliğini kabul etmemesi üzerine, örgüt elebaşının kendisi için 'ortadan kaldırın' talimatı verdiği öne sürüldü. Bu süreçte FETÖ'nün hava kuvvetleri mahrem imamları ile operasyonel düzeyde irtibat kurulduğu belirlendi. Özellikle kazanın yaşandığı gün bölgede bulunan savaş uçakları ile FETÖ'nün üst düzey sorumluları arasındaki iletişim trafiği, organizasyonun büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
- Kazanın olduğu bölgede radardan kısa süreliğine kaybolan F-4 savaş uçağı ve pilotu Ali Armağan'ın FETÖ mahrem imamı Adil Öksüz ile 152 kez irtibat kurduğu tespit edildi.
- Öksüz'ün evinde bulunan örgüt elebaşına ait bir kitapta, pilot Ali Armağan'ın eşinin parmak izlerinin bulunması dikkat çekti.
- Suikast öncesi İstanbul, Diyarbakır ve Malatya hattında örgüt imamlarının gerçekleştirdiği toplantıların izleri sürüldü.
- 15 Temmuz darbe girişiminde Akıncı Üssü'nü yöneten sivil imamlardan Kemal Batmaz ile kazadan sonra Malatya hava mahrem imamı Ali Cingitaş'ın irtibat kurduğu belirlendi.
Delillerin karartılması ve çelişkili ifadeler
Soruşturma kapsamında, kazanın ardından delillerin karartılmasına yönelik sistematik bir çaba olduğu ortaya çıkarıldı. Şüpheli ifadelerinde, enkazdan hatıra amaçlı parça alma iddiaları, resmi tutanakların geçmişe dönük düzenlenmesi ve navigasyon cihazlarının kaybolması gibi önemli çelişkiler yer alıyor. İstihbarat görevlilerinin, doğru koordinatları bildikleri halde arama ekiplerini yanlış yönlendirdikleri ve sahte bilgi notları ile süreci manipüle ettikleri kaydedildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bu ifadeleri dijital veriler, HTS kayıtları ve tanık beyanlarıyla birleştirerek, olayın teknik bir kaza değil, örgüt bağlantılı organize bir eylem olduğu ihtimali üzerinde duruyor. Şu ana kadar 19 kişinin tutuklandığı soruşturma süreci, 17 yılın ardından yeni bulgularla genişlemeye devam ediyor.



