MHP'den çalışan anneler için yeni doğum izni modeli önerisi
MHP, çalışan annelerin kariyerlerini desteklemek amacıyla doğum sonrası esnek çalışma modelini önerdi. Akademik çalışmalarla hazırlanan raporlar ilgili bakanlıklara sunuldu.

Akademik destekli yeni doğum izni modeli
MHP, Türkiye'de düşen doğum oranları ve artan yaşlı nüfus verileri ışığında çalışan kadınların kariyerlerini destekleyecek yeni bir model önerisini gündeme getirdi. Çocuk gelişimi ve anne sağlığı açısından kritik kabul edilen ilk bir yıllık süreci merkeze alan bu modelde, mevcut doğum izinlerinin ardından esnek çalışma yöntemlerinin devreye alınması hedefleniyor. Yapılan öneriye göre, ilk 6 aylık zorunlu analık izninin tamamlanmasının ardından, sonraki 6 aylık süreçte annelere esnek çalışma hakkı tanınması planlanıyor.
Bu çalışma, akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Türk ve Türkiye Yüzyılında Kadın" adlı kapsamlı eserin bir parçası olarak öne çıkıyor. MHP bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalar kapsamında ayrıca şu adımlar atıldı:
- 142 bilim insanının katılımıyla hazırlanan 3 ciltlik 742 sayfalık Aile Kurumu Raporu, Cumhurbaşkanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na teslim edildi.
- 160 bilim insanının katkısıyla güncellenen 3 ciltlik 842 sayfalık Sağlık Sistemi Raporu, Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı'na sunuldu.
- Bilimsel veriler, yasa teklifi haline getirilerek Meclis'e iletiliyor veya idari düzenlemeler için ilgili bakanlıklarla paylaşılıyor.
Dijital bağımlılıkla mücadelede yeni yaklaşım
Saha çalışmalarında ailelerin en sık dile getirdiği dijital bağımlılık ve uyuşturucu gibi sorunlara karşı "Dijital Köleliğe Geçit Yok" başlıklı konferanslar düzenlenmeye başlandı. Sosyal medyanın çocukları suça sürükleyen unsurlar arasında ilk sıralarda yer aldığını belirten yetkililer, sadece cezai yaptırımların yeterli olmayacağını vurguluyor.
Çözüm için multidisipliner bir yaklaşımın şart olduğunu ifade eden MHP yönetimi, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya kısıtlamalarını olumlu bir adım olarak değerlendiriyor. Ancak bu adımın ötesine geçilmesi gerektiğini savunan yetkililer, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına ilkokuldan itibaren dijital okuryazarlık derslerinin eklenmesi ve ailelere yönelik uygulamalı eğitimlerin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor.



