Merkez Bankası: Enerji Fiyatlarındaki Artışa Rağmen Dış Ticaret Dengesi İyileşti
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) analizine göre, jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerindeki baskısına rağmen Türkiye'nin dış ticaret dengesi 2026'nın ikinci çeyreğinde iyileşme gösterdi. Enerji ithalatındaki artışa rağmen ihracattaki güçlü seyir dengeleri olumlu etkiledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından hazırlanan bir analiz, küresel jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen Türkiye'nin dış ticaret dengesinde beklenmedik bir iyileşme olduğunu ortaya koydu. Bankanın Merkezin Güncesi adlı blogunda yayımlanan analiz, 2026 yılının ikinci çeyreğinde enerji ithalatındaki belirgin artışa karşın ihracatın güçlü seyrini sürdürerek dış ticaret dengesini olumlu etkilediğini belirtti.
Jeopolitik Gelişmeler ve Enerji Piyasaları
Analizde, 2026 yılı şubat ayı sonunda başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı'nın jeopolitik riskleri artırdığı ve bunun enerji piyasalarında hızlı yansımalar bulduğu ifade edildi. Küresel piyasalarda Brent petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yıllık bazda yaşanan önemli artışlar, Türkiye'nin enerji ithalatını da etkiledi. Takvim etkilerinden arındırılmış enerji ithalatı, yıllık bazda yüzde 32,4 oranında arttı. Bu artışta, enerji ithalatının kompozisyonunun yanı sıra mevcut tedarik anlaşmaları, spot piyasa alımları ve tedarik süreleri gibi faktörler rol oynadı. Analiz, enerji fiyatlarındaki normalleşme eğilimine rağmen, gecikmeli etkiler nedeniyle kısa vadede enerji ithalatı üzerindeki yukarı yönlü risklerin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekti.
Enerji Dışındaki Faktörler Dış Ticaret Dengesi Üzerinde Etkili Oldu
Merkez Bankası'nın analizine göre, enerji fiyatlarındaki yükselişin dış ticaret dengesi üzerindeki etkisini daha sağlıklı değerlendirmek için enerji fiyatları ile dış denge arasındaki tarihsel ilişkilere bakmak gerekiyor. Analiz, enerji fiyatları ile net enerji ithalatı arasında güçlü bir ilişki bulunmasına rağmen, aynı ilişkinin cari işlemler dengesi için geçerli olmadığını vurguluyor. Bunun temel nedenleri arasında ihracat performansı, hizmet gelirleri ve iç talep gibi birçok unsurun cari dengeyi şekillendirmesi gösteriliyor. 2022'deki Rusya-Ukrayna Savaşı döneminde enerji maliyetlerindeki artışın dış dengeyi daha belirgin baskı altına aldığı, ancak mevcut dönemde farklı bir tablo çizildiği belirtildi.
Bu farklılaşmanın ana nedeninin ihracat tarafındaki güçlü performans olduğu kaydedildi. Savaşın başlangıcında Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracatta mart ayında yaşanan düşüşe rağmen, ikinci çeyrekte bu bölgeye yapılan ihracatta toparlanma görüldü. İhracatın hızlanmasında, küresel tedarik zincirlerinde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yaşanan yeniden yönlenmenin etkili olduğu belirtildi. Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler, artan teslim süreleri ve navlun maliyetleri, talebin Türkiye'ye kaymasında önemli rol oynadı. Bu durumun özellikle Avrupa kaynaklı ihtiyati alımlardan ve öne çekilen talepten kaynaklandığı, kimyasal ürünler, ana metal, giyim ve tekstil sektörlerinde ihracatı desteklediği ifade edildi.
Savunma sanayisinin ihracata artan desteği de güçlü ihracat performansının bir diğer önemli unsuru olarak öne çıktı. Son yıllarda yapılan kapasite ve teknoloji yatırımları sayesinde savunma sanayisinin toplam ihracattaki payı son dört yılda yaklaşık 2,3 puan artarak yüzde 4'e ulaştı. Mevcut jeopolitik gelişmelerin bu sektöre yönelik talebi güçlendirmesi, yapısal dönüşümün etkisini daha görünür kıldı.
İthalat Kompozisyonu Dengeleri Destekledi
Dış ticaret dengesindeki iyileşmenin diğer bir ayağını ise ithalatın kompozisyonundaki değişim oluşturdu. İkinci çeyrekte ithalattaki artışın tamamen enerji kaynaklı olduğu, enerji hariç ithalatın ise gerilediği belirtildi. Ara malları ithalatı altın ve enerji hariç tutulduğunda seviyesini korurken, yatırım ve tüketim malları ithalatında gerileme gözlemlendi. Bu durumun, iç talebin zayıf seyri ve ikinci çeyrekteki olumlu ihracat siparişi beklentileriyle uyumlu olduğu ifade edildi.
İç talebe ilişkin kredi kartı harcamaları gibi yüksek frekanslı verilerdeki zayıf seyir, tüketim malı ithalatı talebindeki yavaşlamayı teyit etti. Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de ikinci çeyrekte üretimde gerileme yaşanırken ihracat talebine ilişkin beklentilerin arttığına işaret etti. Bu bağlamda, ara malları ithalat talebinin dış talepteki yeniden yönlenme eğilimi ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle şekillendiği belirtildi.
Sonuç olarak, ikinci çeyrekte enerji fiyatlarındaki yükselişin dış ticaret dengesi üzerindeki olumsuz etkisinin, ihracattaki güçlü seyir sayesinde önemli ölçüde dengelendiği vurgulandı. Sıkı para politikası etkisiyle devam eden iç talepteki zayıf görünümün de ithalat kompozisyonunu değiştirerek dış ticaret dengesindeki iyileşmeye destek verdiği ifade edildi. Jeopolitik risklerin azalmasıyla enerji fiyatlarında başlayan normalleşme ile birlikte, savaşın cari açık üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin önceki aylara kıyasla azaldığı değerlendirmesi yapıldı.


