Son Dakika

D. Mehmet Doğan ve Nurettin Topçu: Bir Fikir ve İrfan Köprüsü

Gazeteci-yazar Mahmut Bıyıklı, ESKADER'de D. Mehmet Doğan ve Nurettin Topçu'yu anlattı. İki düşünür arasındaki derin bağı ve etkileşimlerini kaleme alan Bıyıklı, Doğan'ın Topçu'dan nasıl ilham aldığını ve onun fikir mirasını nasıl sürdürdüğünü aktardı.

Hakan P.3 dakika okuma0 görüntülenme
D. Mehmet Doğan ve Nurettin Topçu'nun portreleri
D. Mehmet Doğan ve Nurettin Topçu'nun portreleri
Paylaş:

Gazeteci-yazar Mahmut Bıyıklı, ESKADER'in (Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunca) düzenlediği Babıâli Sohbetleri'nde, Türk fikir ve kültür hayatının önemli isimlerinden D. Mehmet Doğan ile Nurettin Topçu arasındaki derin bağı ve karşılıklı etkileşimlerini anlattı. Sıcak havaya rağmen yoğun ilgi gören etkinlikte Bıyıklı, iki ismi "ufuk açıcı" olarak nitelendirerek, onların fikir dünyalarının nasıl harmanlandığını ve Türk düşüncesine sundukları katkıları değerlendirdi.

D. Mehmet Doğan'ın Nurettin Topçu İle Tanışması

D. Mehmet Doğan'ın Nurettin Topçu ile fikirsel yolculuğu, lise yıllarında edebiyata olan merakıyla başladı. Hareket, Türk Kültürü ve Varlık gibi dönemin etkili yayınlarını takip eden Doğan, özellikle Hareket dergisi aracılığıyla Nurettin Topçu'nun yazıleriyle tanıştı. Topçu'nun Yarınki Türkiye ve Var Olmak gibi eserleri, Doğan'ın düşünce dünyasında yeni ufuklar açtı. Büyük Doğu'nun etkili olduğu bu dönemde, Doğan ruhunu daha çok Hareket dergisinin ikliminde bulduğunu ifade etti. Bu ilgi, zamanla derin bir fikri yakınlığa dönüştü. Doğan'ın okuduğu ilk Topçu kitabı olan ve Yağmur Yayınları tarafından basılan Yarınki Türkiye, onun zihninde silinmez izler bıraktı ve Topçu'ya olan yakınlığını pekiştirdi.

İlk Karşılaşma ve Topçu'nun Öğütleri

D. Mehmet Doğan ve Nurettin Topçu'nun yüz yüze tanışması, 1971 yılı Kurban Bayramı'nda gerçekleşti. İstanbul'a ilk kez giden Doğan, Hareket dergisi çevresinden arkadaşlarıyla birlikte Sultanahmet yakınlarındaki mütevazı evinde Topçu'yu ziyaret etti. Topçu, onları büyük bir tevazuyla karşıladı. Bıyıklı'nın aktardığına göre Topçu, sözleriyle değil, yaşantısıyla örnek olan, "alıcı değil, verici" bir öğretmen portresi çizdi. Bu ilk buluşma, Doğan için sadece bir tanışma değil, aynı zamanda bir irfan halkasına dâhil oluşun başlangıcıydı. Topçu, o gün gençlere şu öğütlerde bulundu:

  • Herkesin bir araştırma konusu edinmesi ve o alanda uzmanlaşması.
  • Memleketin bir eksiği veya derdi uğruna çaba gösterilmesi.
  • Yazmaya hemen başlanması, ustalaşmak için beklenmemesi; yazarak ustalaşılması.
  • Bol pratik yapılması ve bir çığır açma potansiyelinin değerlendirilmesi.

Doğan, bu sözleri bir vasiyet olarak kabul ederek hayatı boyunca memleketin ihtiyaç duyduğu alanlarda çalıştı. Türkiye Yazarlar Birliği gibi önemli bir kuruluşa öncülük etmesi ve sözlük çalışması gibi zahmetli projelere girişmesi, bu hassasiyetin bir göstergesiydi. Topçu'nun tavsiyelerine uyarak son nefesine kadar yazmaktan vazgeçmedi.

Hareket Dergisi ve Siyasetten Uzak Durma

D. Mehmet Doğan'ın da yazı ve şiirleriyle katkıda bulunduğu Hareket dergisi, 1974 yılında Nurettin Topçu'nun isteği üzerine kapatıldı. Topçu, derginin yayın çizgisinin politik atmosferden etkilenerek değişmesinden endişe duyuyordu. Fikir ve felsefe dergisi olan Hareket'in aktüel siyasi konuları fazla öne çıkarması, Topçu'yu rahatsız etmişti. Siyasetten daima uzak duran ve hatta bu konuda sert eleştiriler yönelten Topçu, gençlere "Siyasete girmek istiyorsanız başka dergi çıkarın; Hareket'i kapatın" diyerek bir uyarıda bulundu. Bu uyarı üzerine dergi kapatıldı. Topçu'nun vefatından sonra dergiyi yeniden canlandırma girişimleri oldu ve D. Mehmet Doğan, uzun bir aradan sonra derginin ilk sayısını hazırladı.

Unutulmaz Bir Hatıra ve Miras

Mahmut Bıyıklı, D. Mehmet Doğan'ın Nurettin Topçu ile yaşadığı unutulmaz bir anıyı da paylaştı. Doğan, Ankara'da askerlik yaparken İstanbul'a gittiği bir gün, Topçu'nun el yazısıyla yazdığı bir yazıyı daktiloya çektiğini anlattı. Bu hatıra, hoca ile talebesi arasındaki mütevazı ama derin bağı simgeliyordu. Doğan, Topçu'nun bıraktığı düşünce ve ahlak mirasını sahiplenerek onun izinde önemli hizmetlerde bulunduğunu belirtti. Topçu'yu "fikir itibarıyla Türkiye zeminine oturan ve evrensel bir karakter taşıyan bir fikir ortaya koyabilmiş", Cumhuriyet dönemi filozoflarından biri olarak tanımlayan Doğan, onun fikirlerinin üzerlerinde büyük etkisi olduğunu vurguladı.

Nurettin Topçu'nun 1975'teki vefatının ardından Fatih Camii'ndeki cenaze namazına katılan D. Mehmet Doğan, hocasına karşı son görevini yerine getirmenin derinliğini yaşadı. Bıyıklı, kültür dünyamızda silinmez izler bırakan bu iki değerli ismin, özellikle D. Mehmet Doğan'ın Necip Fazıl ve Nurettin Topçu'yu anlattığı İki Yol Açıcı adlı eserine atıfta bulunarak, kendi yazısına "İki Ufuk Açıcı" başlığını verdiğini belirtti. Bu iki ismin üzerimizdeki haklarının büyük olduğunu söyleyerek yazısını tamamladı.

Paylaş: