Son Dakika

Küresel Yangın Tehlikesi: 2026'da Milyonlarca Hektar Alan Risk Altında

World Weather Attribution araştırmaları, 2026'nın ilk aylarında küresel bitki örtüsü yangınlarında rekor artışlar yaşandığını ortaya koydu. El Nino etkisi ve iklim değişikliği, yangın riskini artırıyor.

Yönetici4 dakika okuma0 görüntülenme
Küresel haritada orman yangınlarının yoğunlaştığı bölgeleri gösteren bir görsel.
Küresel haritada orman yangınlarının yoğunlaştığı bölgeleri gösteren bir görsel.
Paylaş:

Bilim insanlarının oluşturduğu World Weather Attribution (WWA) araştırmalarına göre, 2026'nın ilk aylarında dünya genelinde 150 milyon hektardan fazla alan bitki örtüsü yangınlarından etkilendi. Bu rakam, son dönem ortalamalarının yüzde 50 üzerine çıkarken, 2024'ün aynı dönemine göre yaklaşık iki katına yükseldi. Küresel bitki örtüsü yangınlarında zarar gören alan miktarı, 2012'de başlayan küresel izleme kayıtlarının şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı.

Afrika kıtası, 2012'den bu yana kaydedilen en büyük yanmış alan miktarıyla dikkat çekti. Gambiya, Senegal, Gine, Moritanya, Mali, Gana, Togo, Benin, Burkina Faso, Nijer, Nijerya, Kamerun, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti, Sudan ve Güney Sudan gibi ülkelerde rekor düzeyde yangınlar yaşandı. Kıta genelinde yanan alan 85 milyon hektara ulaşırken, bu rakam 2025'te kaydedilen 69 milyon hektarlık önceki rekoru yüzde 23 oranında aştı.

Güneydoğu Asya'da da Laos, Myanmar, Tayland ve Hindistan ile Kuzeydoğu Çin'de şiddetli orman yangınları görüldü. 2026'da Asya genelinde 44 milyon hektar alan yangınlardan olumsuz etkilendi. Bölgede, bir önceki rekor yılı olan 2014'e kıyasla yaklaşık yüzde 40 daha fazla alan küle döndü.

Amerika Birleşik Devletleri'nde ise mart ayında yaşanan sıcak hava dalgası ve yılın başındaki şiddetli kuraklık, yanan alan miktarını bu yılın aynı dönemine ait önceki rekorun yaklaşık iki katına çıkardı. Mart ayındaki aşırı sıcakların iklim değişikliğinden kaynaklanma olasılığının yedi kat daha fazla olduğu ve sıcak-kurak olayların bir arada görülme sıklığındaki artışın da belgelendiği belirtildi. ABD'nin yaklaşık yüzde 50'sinin şu an kuraklık koşulları altında olduğu düşünüldüğünde, yangın olaylarının daha da kötüleşme riski taşıdığı değerlendiriliyor.

Avustralya'da da yılın başındaki aşırı sıcak ve kurak koşullar büyük yangınlara yol açtı. Yeni Güney Galler ve Victoria eyaletlerinde devam eden kuraklık, yangın sezonunun normalden daha uzun sürmesine ve sonbahara kadar uzamasına neden oldu.

Dünyanın birçok bölgesinde küresel yangın sezonunun henüz tam olarak başlamadığı göz önüne alındığında, 2026'nın ilk aylarındaki yanan alan miktarı ve El Nino tahminleri, bu yılın şiddetli bir yangın yılı olabileceğine işaret ediyor. Süper El Nino olmasa bile, El Nino olayının yaşanma olasılığının yüksek olması, yılın ilerleyen dönemlerinde orman yangını riskini ve Avustralya, ABD'nin kuzeybatısı, Kanada ile Amazon yağmur ormanlarında şiddetli sıcak ve kuru koşulların olasılığını artırabilecek.

HIZLI GELİŞEN YANGIN KOŞULLARI İLK MÜDAHALEYİ YETERSİZ KILIYOR

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Kavgacı, El Nino etkisiyle artan sıcak ve kurak koşullar ile orman yangınları arasındaki bağlantıyı ele aldı. İklim değişikliğinin doğrudan orman yangınlarına etkisinin, artan yıldırımlar üzerinden de görülebileceğini belirten Kavgacı, iklim değişikliğine bağlı yıldırım ve buna bağlı yangınların sayısında artış yaşandığını ifade etti. Kavgacı, dünya genelinde yıldırım kaynaklı yangınların geniş alanlarda etkili olduğunu kaydetti.

Kavgacı, iklim değişikliği ve yangın ilişkisinin, tutuşma koşullarını iyileştirerek, yangın çıktıktan sonra alevlerin hızla geniş alanlara yayılmasına ve önüne geçilemez hale gelmesine neden olduğunu vurguladı. Artan sıcaklıklar, sıcak hava dalgaları, hava neminin düşük olduğu gün sayısındaki artış ve kurutucu rüzgarlı günlerin çoğalması gibi faktörlerin, yanıcı maddenin neminin olağandan fazla düşmesine yol açtığını belirtti. Bu durumun, insan kaynaklı nedenlerle bir yerde tutuşma gerçekleşmesi için çok uygun koşullar yarattığını söyledi.

Hava koşulları nedeniyle nemi düşük yanıcı madde ormanda devamlılık gösterdiğinde, bu tutuşmanın kısa sürede geniş alanlara yayıldığını anlatan Kavgacı, olayın o kadar hızlı gerçekleşebildiğini ki, çoğu durumda yangına ilk müdahale çalışmalarının bile yetersiz kaldığını ve küçük bir kıvılcımın büyük orman yangınlarına neden olabildiğini aktardı.

Yaz döneminde, El Nino'ya bağlı olarak atmosferik süreçlerde değişimler olması öngörülüyor. Bu durumun, Akdeniz gibi bölgelerde olağandan daha sıcak ve kurak bir döneme, Karadeniz gibi ılıman bölgelerde ise ani ve şiddetli yağışlara neden olabileceği belirtildi.

Kavgacı, Türkiye'de de yaz aylarında orman yangınları açısından risk ve tehlikeyle karşı karşıya kalındığının altını çizerek, şöyle devam etti: "El Nino etkisiyle ortaya çıkan çok daha sıcak ve kurak olma durumu bu riski daha da artırıyor. Hatta yaz öncesi dönemin yağışlı geçmesi, bunun biyokütle üretimini artırması ve artan biyokütlenin de sıcak hava dalgalarıyla birlikte kuru yanıcı madde miktarını artıracağı düşünüldüğünde, bu riskin ve tehlikenin çok daha fazla arttığını söylemek pek yanlış olmaz. Büyük orman yangınları riski her zaman var, ancak El Nino'yla birlikte bunun daha fazla olduğunu söylemek mümkün. Bu noktada yapılabilecek en önemli husus insana bağlı yangın nedenlerini en aza indirmektir."

Yılın ilk yarısındaki yangınların büyük bölümünün geçmişte yangınlarla ilişkilendirilmeyen bölgelerde meydana geldiğine dikkat çeken Kavgacı, bunun da yangın rejimlerinde bir değişime işaret ettiğini bildirdi. Yangınların, bilinen sezonlarının dışında, şiddetlerinin çok üzerinde ve çok daha sık gerçekleşmeye başladığına işaret eden Kavgacı, insan faktörü ve iklim değişikliğinin yangın sayıları ve yanan alan miktarı üzerindeki etkisinin gelecekte artabileceği uyarısında bulundu.

TÜRKİYE'DE DE RİSK ARTIYOR

Akdeniz ve Ege'ye kıyı bölgelerin yangın riskinin en yüksek olduğu alanlar olduğunu vurgulayan Kavgacı, "Akdeniz dışındaki bölgeler için de risk belirttiğim nedenlerle çok artmış durumda. Nitekim önceki yıllarda, Karabük, Bolu, Eskişehir, Bilecik ve Bursa gibi illerimizde yaşanan büyük orman yangınları bize bunu gösteriyor. Ülkemizde yangın riski her yıl yüksektir. İnsan-orman etkileşiminin orman aleyhine devamlı ilerlemesi, iklim değişikliğine bağlı koşullarının tetikleyici etkisi ve bu yıl özelinde El Nino etkisi yangın riskinin daha da yükseldiğini gösteriyor." dedi.

Kavgacı, yangın önleme çalışmalarının yangın sezonu başlamadan önce ele alınması gerektiğini hatırlatarak, ormanlık alanlara yakın yerleşim yerlerinde yaşayanların daha dikkatli olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Paylaş: