Küresel Piyasalar Orta Doğu Gerilimi ve Fed Tutanaklarıyla Sallanıyor: Altın Baskı Altında
Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve ABD Merkez Bankası (FED) tutanakları küresel piyasalarda varlık fiyatlarını etkiliyor. Petrol fiyatları yükselirken, altın baskı altında kalıyor.

Küresel piyasalarda son dönemde yaşanan gelişmeler, özellikle Orta Doğu'daki jeopolitik tansiyonun yeniden yükselmesi ve ABD Merkez Bankası (FED) tarafından yayımlanan son toplantı tutanakları, varlık fiyatlamaları üzerinde önemli bir etki yaratıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından İran'a yönelik hava saldırıları ve Tahran yönetiminin olası abluka tehditlerine vereceği karşılık mesajları, bölgedeki gerilimi artırdı.
Petrol Fiyatları Yükseldi, Altın Baskı Gördü
Ankara'daki NATO zirvesinden gelen açıklamaların ardından petrol fiyatları 22 Haziran'dan bu yana ilk defa varil başına 80 dolar seviyesini test etti. Bu durum, piyasalarda enflasyon ve faiz beklentilerini yeniden gündeme getirdi. Öte yandan, jeopolitik risklerin aksine altın fiyatları, beklenen desteği bulmak yerine reel getiri baskısı altında kalarak zayıf bir seyir izledi. Dünkü işlemlerde ons altın en düşük 4.021 dolara kadar gerilerken, 9 Temmuz 2026 itibarıyla TSİ 06.00'da 4.065 dolardan işlem gördü. Haftalık düşüşü yüzde 2'yi aşan ons altın, spot piyasada gram altın fiyatının da güne 6.125 liradan başlamasına neden oldu.
FED Tutanakları Faiz Artışı İhtimalini Güçlendirdi
Piyasalardaki fiyatlamalarda FED'in haziran ayı toplantı tutanakları da belirleyici oldu. Tutanaklardaki gevşeme eğilimi gösteren ifadelerin metinden çıkarılması, piyasalar tarafından masada bir faiz indirimi bulunmadığı şeklinde yorumlandı. Tutanaklarda FED üyelerinin faiz politikaları konusunda ikiye ayrıldığı görüldü. Bazı üyeler faizlerin yıl sonuna kadar yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında kalmasını savunurken, bazı üyeler ise “Yeni bir faiz artışı gerekebilir.” görüşünü dile getirdi. Piyasalar, 2026 sonuna kadar en az bir faiz artışını fiyatlandırmaya devam ediyor. FED, enflasyonu tetikleyen üç ana risk olarak yapay zeka kaynaklı güçlü talep patlaması, gümrük tarifelerinin potansiyel etkileri ve Orta Doğu'daki jeopolitik çatışmaları sıraladı.
Analistler Altın Üzerindeki Çift Taraflı Baskıya Dikkat Çekti
Piyasadaki gelişmeleri değerlendiren analistler, Orta Doğu'daki yeni çatışmaların yanı sıra FED'in daha şahin tondaki tutanaklarının altın üzerinde çift taraflı bir baskı oluşturduğuna işaret etti. FED'in faiz indirimlerini tamamen rafa kaldırması ve faiz artışı ihtimalini yeniden gündeme getirmesiyle reel getirilerin yukarıda tutulduğunu belirten analistler, altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkların yüksek faiz ortamında baskı altında kaldığını ifade etti. Altının bu baskıyı kırabilmesi için 14 Temmuz'da açıklanacak ABD haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin enflasyonda belirgin bir düşüş göstermesi gerektiği vurgulandı.
Merkez Bankalarının Altın Alımları Destek Sağlıyor
Bu dönemde merkez bankalarının güçlü altın alımları, fiyatlarda daha sert düşüşlerin önüne geçerek altına destek sağlıyor. Çin Merkez Bankasının haziran ayında 15 tonluk alım yapması ve üst üste 20 ay boyunca altın rezervlerini artırması, piyasaların dikkatini çekti. Küresel merkez bankalarının fiziki talebinin önemine değinen analistler, bu talebin, FED'in şahinleşen politikaları karşısında altının daha fazla değer kaybetmesini engelleyen önemli bir kale konumunda bulunduğunu belirtti.
Kısa vadede ons altın için 4.000 dolar psikolojik ve 3.940 dolar teknik destek seviyeleri olarak takip ediliyor. İlk direnç noktası ise 4.200 dolar olarak öne çıkıyor.



