Konut Satışlarında Düşüş: Piyasada Alıcı İçin Yeni Dönem Başladı
Türkiye'de konut satışları mayıs ayında 93 bin 333 adede geriledi. Sektör temsilcileri, düşüşün nedenlerini ve gayrimenkul piyasasındaki güncel durumu değerlendirdi.

Türkiye genelinde konut satışları, mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31,2 oranında azalarak 93 bin 333 adet seviyesine geriledi. Bu rakam, Haziran 2024'ten bu yana kaydedilen en düşük aylık satış verisi olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, söz konusu düşüşün talebin yok olmasından ziyade ertelenmesinden kaynaklandığını vurguluyor.
MasterTürk Grubu Başkanı Gökhan Taş, mayıs ayı verilerini değerlendirirken piyasadaki durgunluğu yüksek baz etkisi, takvimsel değişimler ve finansman koşulları olmak üzere üç ana başlıkta ele alınması gerektiğini belirtti. Geçen yılın aynı döneminde satışların 130 bin bandına ulaşmış olmasının yarattığı baz etkisinin düşüşte belirleyici olduğunu ifade eden Taş, piyasadaki iş günü kaybına da dikkat çekti.
Takvim Etkisi ve Finansman Zorlukları
Piyasayı etkileyen faktörlerin başında gelen takvim etkisi, işlem hacimlerinde daralmaya yol açtı. Mayıs ayında resmi tatillerin yoğunluğu nedeniyle iş günü sayısının 14 güne düşmesi, tapu ve kredi süreçlerini yavaşlattı. Uzmanların dikkat çektiği diğer hususlar şunlardır:
- Konut kredisi faiz oranlarının yüksekliği, hane halkının erişilebilir ödeme planlarına ulaşmasını zorlaştırıyor.
- Orta gelir grubu için temel sorun ev bulmaktan ziyade, ödenebilir taksit imkanlarının kısıtlı olması haline geldi.
- Nakit sahibi yatırımcılar, alternatif yatırım araçlarındaki yüksek getiri oranları nedeniyle gayrimenkul alım kararlarını öteliyor.
Gökhan Taş, mevcut finansman kısıtlarının piyasadaki en büyük kilit noktası olduğunu belirterek, talebin tamamen kaybolmadığını, ancak alıcıların daha uygun kredi koşullarını beklediğini ifade etti.
Fiyat Beklentileri ve Yatırımcı Stratejisi
Konut fiyatlarındaki seyri değerlendiren Gökhan Taş, inşaat maliyetleri, arsa fiyatları ve finansman yükü göz önüne alındığında, üretici tarafında kalıcı bir fiyat düşüşü beklemenin gerçekçi olmadığını kaydetti. Ancak piyasadaki durgunluğun, alıcılara pazarlık gücü sağladığına dikkat çekti.
Taş, ikinci el konutlarda acil nakit ihtiyacı olan satıcılarda daha belirgin indirimlerin görülebileceğini belirterek, doğru lokasyon ve doğru projelerde alım fırsatları oluştuğunu vurguladı. Uzun vadeli konut ihtiyacının Türkiye'de yapısal olarak devam ettiğini hatırlatan uzmanlar, 2026 yılının ikinci yarısından itibaren kredi faizlerinde yaşanabilecek olası bir gevşeme ile talebin yeniden ivme kazanabileceğini öngörüyor.


