Son Dakika

Kızıldeniz'de Gerilim Tırmanıyor: Petrol Piyasaları Tedirgin

Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki gemileri hedef alma tehdidi, küresel enerji piyasalarında endişelere yol açtı. Uzmanlar, Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik risklerinin deniz ticaretini ve petrol akışını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
Kızıldeniz'de seyreden bir gemi ve çevresindeki dalgalar
Kızıldeniz'de seyreden bir gemi ve çevresindeki dalgalar
Paylaş:

Orta Doğu'daki tansiyonun yeniden yükselmesiyle birlikte enerji piyasalarının dikkatleri Hürmüz Boğazı'ndan Kızıldeniz'e çevrildi. Yemen'deki İran destekli Husilerin, İsrail bağlantılı gemileri hedef alacaklarını duyurması, küresel petrol ticaretinin önemli geçiş noktalarından Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik endişelerini artırdı. Uzmanlar, bu gelişmelerin petrol akışını doğrudan durdurmasa da deniz ticaretine yeni maliyetler ve riskler getirebileceği konusunda uyarıyor.

TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, bölgedeki gelişmelerin enerji piyasalarına etkilerini değerlendirdi. Akyener, mevcut jeopolitik durumun küresel petrol fiyatlarını yukarı yönlü etkileyebilecek bir kırılma noktası olduğunu belirtti. Husilerin İsrail bağlantılı gemilere yönelik açıklamalarının Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki trafiği olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Akyener, bölgenin küresel enerji ticareti için kritik önem taşıdığını söyledi.

Suudi Arabistan'ın, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir tıkanıklık ve lojistik riskleri yönetmek amacıyla Doğu-Batı boru hattını kullandığına dikkat çeken Akyener, ülkenin günlük yaklaşık 7 milyon varile yakın petrol sevkiyatını daha önce Kızıldeniz üzerinden yapmaya başladığını hatırlattı. Açıklamalar bu durumun Suudi Arabistan'ın petrol ticaretini doğrudan etkilemeyeceğini savunsa da, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki gerilimin ticari güvenliği tehdit ettiğini belirtti. Akyener, İsrail menşeli gibi görünen veya menşei değiştirildiği düşünülen gemilere karşı korunma refleksini İsrail'den ziyade ABD'nin üstleneceğini öngörüyor. Washington'un bölgede atacağı adımların mevcut gerilimi daha da tırmandırabileceği uyarısında bulundu.

Babülmendep Boğazı'nda yaşanabilecek herhangi bir aksamanın küresel ticaret zincirlerinde yeni sorunlara yol açabileceğini belirten Akyener, deniz taşımacılığı maliyetlerinin bu durumdan etkilenebileceğini kaydetti. Bu trafiğin aksamasının sadece petrolü değil, enerji sektörünü, rafinerileri, petrokimya tesislerini ve bunlara bağlı tüm alt sektörleri zincirleme bir şekilde vurma potansiyeli taşıdığını ifade etti.

Petrol piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akyener, mevcut durumda arz tarafında doğrudan bir kesinti öngörmediklerini belirtti. Bu nedenle petrol fiyatlarında çok sert yükselişler beklemediğini dile getiren Akyener, ancak risk primleri ve navlun maliyetlerindeki artışın fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini söyledi. Akyener'e göre yaşanan gelişmeler, petrol fiyatlarının düşmesini engelleyen önemli faktörlerden biri haline gelebilir.

Bölgedeki gelişmelerin devam eden diplomatik süreçlerden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akyener, Husilerin attığı adımların müzakere sürecinde tarafların elini güçlendirmeye yönelik stratejik hamleler olarak görülebileceğini belirtti. Gerilimin daha da büyümesi halinde farklı senaryoların gündeme gelebileceğini ancak mevcut aşamada deniz trafiğinin tamamen duracağı bir tablo beklemediklerini ifade etti.

Müzakerelerin sürdüğünü ve taraflar üzerindeki baskının arttığını belirten Akyener, bölgede uzun süreli bir çatışma ortamının hiçbir aktörün çıkarına olmadığını söyledi. Tüm zorluklara rağmen diplomatik kanalların açık kaldığını ve süreç sonunda ateşkes ihtimalinin hala güçlü olduğunu dile getirdi.

Paylaş: