JPMorgan: Türkiye Ekonomisinde En Zor Dönem Geride Kalmış Olabilir
JPMorgan'ın son raporu, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin azalmasıyla Türkiye ekonomisinde en kritik sürecin geride kalmış olabileceği yönünde bir değerlendirme sunuyor. Raporda, enflasyonla mücadelede kalıcılık için sıkı para politikasının devamı vurgulandı.

Küresel yatırım bankası JPMorgan, yayımladığı son makroekonomik görünüm raporunda, Türkiye ekonomisi için en zorlu dönemin geride kalmış olabileceği yönünde bir değerlendirmede bulundu. Raporda, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin azalmasının bu iyimserliğin temelini oluşturduğu belirtildi. Ancak banka, enflasyonla mücadelede kalıcı başarıya ulaşılması için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı para politikasını sürdürmesi gerektiğinin altını çizdi.
JPMorgan'ın 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin makro görünüm analizine göre, yılın ilk yarısında yaşanan jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde belirgin baskılar oluşturduğu ifade edildi. Özellikle Haziran ayında ABD ile İran arasında sağlanan geçici uzlaşmanın, yılın ikinci yarısına yönelik riskleri azalttığı ve makroekonomik görünümdeki en olumsuz tablonun geride bırakıldığı değerlendirmesi yapıldı.
Enerji Fiyatları ve Büyüme Üzerindeki Etkiler
Raporda, Orta Doğu'daki gerilimlerin enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'de enflasyon, cari işlemler açığı ve bütçe dengesi üzerinde olumsuz etkiler yarattığı vurgulandı. Artan maliyet baskılarının yanı sıra uzun süredir devam eden sıkı finansal koşulların, ekonomik büyümede belirgin bir yavaşlamaya neden olduğu belirtildi. Bu durumun, büyüme beklentilerinde de revizyona gidilmesine yol açtı.
2026 Tahminlerinde Güncellemeler
JPMorgan, 2026 yılı sonu enflasyon tahminini daha önceki yüzde 24 seviyesinden yüzde 29'a yükseltti. Politika faizi beklentisi ise yüzde 30'dan yüzde 35'e çıkarıldı. Raporda, akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemi ve enerji sübvansiyonlarının fiyat şoklarını sınırlamakla birlikte, kamu maliyesi üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekildi. Bu doğrultuda, bütçe açığının GSYİH'ye oranının yüzde 3,5'ten yüzde 4'e, cari açığın milli gelire oranının ise yüzde 1,8'den yüzde 2,8'e yükseltileceği öngörüldü. Cari açığın yıl sonunda 48 milyar dolara ulaşması beklenirken, 2026 büyüme beklentisi yüzde 4,4'ten yüzde 3'e indirildi.
Petrol Fiyatlarındaki Artışın Etkisi
Rapora göre, Brent petrol fiyatlarının vadeli işlem eğrisine paralel seyretmesi durumunda, enerji kaynaklı yeni maliyet baskılarının sınırlı kalabileceği öngörülüyor. JPMorgan'ın hesaplamalarına göre, Brent petroldeki her 10 dolarlık artış, Türkiye'de enflasyonu yaklaşık 1,2 puan yükseltirken, cari açığı da yaklaşık 6 milyar dolar artırıyor.
Turizm Gelirleri ve TL Desteği
Banka, Temmuz-Ekim döneminde beklenen güçlü turizm gelirlerinin Türk Lirası'nı desteklemeye devam edeceğini öngördü. Dış borç geri ödemelerindeki azalmanın da TCMB rezervlerinin üçüncü çeyrekte yeniden güçlenmesine katkı sağlayacağı belirtildi. Bu gelişmelerin, yılın son çeyreğine kadar rezervler üzerindeki baskının sınırlı kalmasına yardımcı olabileceği değerlendirildi.
Para Politikasında Gevşeme İçin Erken
JPMorgan, enflasyondaki katılığı sürdüğüne dikkat çekerek, para politikasında hızlı bir gevşeme için uygun koşulların henüz oluşmadığını belirtti. Analizde, büyümedeki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine sınırlı katkı sağladığı, enflasyon görünümünü ise ağırlıklı olarak döviz kuru, gıda ve enerji fiyatları ile yıl sonunda yapılacak asgari ücret artışının belirleyeceği ifade edildi.
Banka ayrıca, TCMB'nin Temmuz toplantısında efektif fonlama faizini yeniden yüzde 37 seviyesine çekerek kademeli normalleşme sürecine başlayabileceğini ancak kalıcı fiyat istikrarı için yüksek reel faiz politikasının korunmasının önemini vurguladı.
Gelecek Dönem Beklentileri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
JPMorgan'ın 2027 yılına ilişkin tahminlerine göre, Türkiye ekonomisinin yüzde 4,6 büyümesi, yıl sonu enflasyonunun yüzde 25 seviyesine gerilemesi ve dolar/TL kurunun 61,7 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Raporda, Aralık ayında belirlenecek asgari ücret artışının büyüklüğü ile 2027 yılı emekli maaşı düzenlemelerinin, ekonomi politikaları ve siyasi takvim açısından yakından izlenecek başlıklar arasında yer aldığı belirtildi.

