Son Dakika

İTO Başkanı Avdagiç: Yüksek Faiz Reel Sektörü Baskılıyor, Türkiye Stratejik Avantajlar İçin Hazır

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, oda meclis toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisindeki güncel durumu ve küresel gelişmelerin yarattığı fırsatları değerlendirdi. Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğünü belirtti.

Yönetici3 dakika okuma0 görüntülenme
İTO Başkanı Şekib Avdagiç konuşma yaparken
İTO Başkanı Şekib Avdagiç konuşma yaparken
Paylaş:

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, oda meclis toplantısında yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorluklara ve küresel gelişmelerin sunduğu stratejik fırsatlara dikkat çekti. Avdagiç, özellikle yüksek faiz oranlarının reel sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğünü vurgulayarak, sürdürülebilir ve nitelikli büyüme için sanayi ve ihracat odaklı bir ekonomik modelin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yüksek Faiz ve Dış Talep Baskısı Reel Sektörü Zorluyor

Avdagiç, küresel tedarik zincirlerindeki değişimler ve jeopolitik gelişmelerin Türkiye için önemli fırsatlar barındırdığını ancak yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki baskısını devam ettirdiğini belirtti. Özellikle ihracatçı firmaların, artan finansman maliyetleri ve zayıflayan dış talep nedeniyle karlılık konusunda ciddi baskı altında kaldığını dile getirdi. Son büyüme verilerinin de bu durumu teyit ettiğini, gayrisafi katma değer içindeki net işletme artığı payının düştüğünü kaydetti.

“Maliye politikaları, teşvikler ve uygun finansman imkanlarıyla desteklenen bir üretim modeli, Türkiye'yi küresel ticaret haritasında güçlü bir konuma taşıyacaktır. Enflasyonla mücadele önceliğimizi riske atmadan finansman ve kur politikalarını gözden geçirerek ihracattaki sıkıntıları aşabileceğimize inanıyoruz.” diyen Avdagiç, finansman ve kur politikalarının revize edilmesinin ihracattaki sorunların çözümüne katkı sağlayacağını öngördü.

Türkiye'nin Lojistik ve Üretim Merkezi Olma Potansiyeli Güçleniyor

Küresel jeopolitik gelişmelerin Türkiye'nin stratejik konumunu daha da önemli hale getirdiğini belirten Avdagiç, Avrupa'nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisi ve deniz taşımacılığındaki aksaklıkların Türkiye'nin lojistik ve üretim merkezi olma potansiyelini güçlendirdiğini ifade etti. Savunma sanayii, yenilenebilir enerji, lojistik, veri merkezleri ve yüksek teknolojili üretim gibi alanların gelecek dönemin öne çıkan yatırım alanları olduğunu söyledi. Körfez-Türkiye-Avrupa kara koridorlarının önem kazanmasının da Türkiye'nin stratejik konumunu eşsiz bir boyuta taşıdığını ekledi.

Avdagiç, son 30 yılda üretimini en ucuz işgücüne kaydıran şirketlerin artık maliyetin yanı sıra güvenlik, siyasi istikrar ve lojistik erişimi de önceliklendirdiğini söyledi. Devam eden savaşlar ve potansiyel riskler nedeniyle ülkelerin “nerede daha güvenli üretirim?” sorusuna odaklandığını belirtti. Türkiye'nin coğrafi konumu, sanayi altyapısı, savunma sanayii kapasitesi ve çok yönlü diplomatik ilişkileriyle bu yeni dönemde önemli avantajlar elde edebileceğini vurguladı.

“Önümüzdeki 10 yılda üretim ve ihracat merkezi, lojistik merkez ve enerji-teknoloji merkezi olma potansiyellerimizle üç alanda birden sıçrama yapabiliriz.” diyen Avdagiç, yeni teşvik kararlarının bu süreci desteklediğini belirtti. Avrupa şirketlerinin tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabalarında Türkiye'nin yakın üretim merkezi olarak öne çıktığını, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı gibi kritik geçişlerdeki güvenlik risklerinin ise kara taşımacılığı koridorlarını daha da değerli kıldığını ifade etti.

Fırsatları Kalıcı Kazanımlara Dönüştürmek Esas

Avdagiç, stratejik konum ile ekonomik refah arasında doğrudan bir bağ olmadığını, asıl meselenin bu stratejik önemin ekonomik değere dönüştürülmesi olduğunu vurguladı. “Üretken yatırımları artırarak, yüksek katma değerli sektörleri güçlendirerek ve makroekonomik istikrarı koruyarak fırsatları kalıcı kazanımlara dönüştüreceğiz.” dedi.

Küresel ekonominin ‘faiz şoku döneminden’ çıkıp ‘enerji ve jeopolitik risk dönemine’ girdiğini belirten Avdagiç, Türkiye'nin dezenflasyon programını başarıyla tamamlama çabasında olduğunu söyledi. Önümüzdeki yıllarda dünya ekonomisinin daha bölgesel, güvenlik odaklı ve rekabetçi bir yapıya dönüşeceği öngörüsünde bulunan Avdagiç, Türkiye'nin jeopolitik ağırlığının artmaması için bir neden görmediğini ifade etti. Türk özel sektörünün üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu ve doğru politikalarla Türkiye'nin savaş sonrası dönemin kazananlarından olacağını, 10 yıl içinde dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmenin kaçınılmaz bir gerçek olacağını sözlerine ekledi.

İTO Seçimleri 27 Ekim 2026'da Yapılacak

Konuşmasının sonunda İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinin 27 Ekim 2026 Salı günü Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nde (İFM) gerçekleştirileceğini duyurdu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kanunu'na göre oda seçimlerinin 4 yılda bir yapıldığını hatırlatan Avdagiç, Fatih İlçe Seçim Kurulu'nun teyidinin ardından resmi duyurunun yapılacağını belirtti.

Paylaş: