İstanbul Üniversitesi'nden Sınav İddialarına Yanıt: Şeffaf ve Hukuka Uygun Yürütüldü
İstanbul Üniversitesi, idari personel için yapılan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına yönelik 'siyasi referans' ve 'akrabalık' iddialarını reddetti. Üniversite yönetimi, sürecin mevzuata uygun, şeffaf ve kayıt altına alınmış şekilde ilerlediğini belirtti.

İstanbul Üniversitesi, idari personeli için gerçekleştirilen görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavıyla ilgili ortaya atılan bazı iddialara yanıt verdi. Üniversite yönetimi, sınav sürecinin 'siyasi referans', 'akrabalık ilişkisi' ve 'sadakat' gibi iddialarla değil, tamamen mevzuata uygun, şeffaf ve kayıt altına alınmış bir şekilde yürütüldüğünü açıkladı.
Yükseköğretim kurumlarındaki görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın yönetmeliği çerçevesinde yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, İstanbul Üniversitesi'nin 14 Ekim 2025'te 98 kadro için bu sınavı duyurduğu belirtildi. İlan edilen kadrolar arasında şube müdürü, şef, memur, veznedar, koruma ve güvenlik görevlisi ile şoför gibi pozisyonlar yer aldı. Başvuruların değerlendirilmesinin ardından, veznedar kadrosuna başvuru olmaması nedeniyle, diğer unvanlarda toplam 396 adayın sınava girmeye hak kazandığı kaydedildi.
Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre, görevde yükselme için hem yazılı hem de sözlü sınavda başarılı olma şartı bulunuyor. Bu kapsamda 20 Şubat 2026'da yapılan yazılı sınavda 157 aday 60 ve üzeri puan alarak başarılı oldu. Ardından 20-21 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen sözlü sınava ise 143 aday katıldı.
Açıklamada, sözlü sınavın değerlendirme kriterlerinin önceden belirlendiği ve altı başlıkta toplandığı ifade edildi. Bu kriterler arasında 'sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi', 'bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü', 'liyakat, temsil kabiliyeti ve tutum', 'özgüven, ikna kabiliyeti', 'genel kültür ve yetenek' ile 'bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklık' yer aldı.
Tüm Süreçler Kayıt Altında
İstanbul Üniversitesi, şeffaflığı ve denetlenebilirliği sağlamak amacıyla sözlü sınavların tamamının adayların bilgisi dahilinde ses kaydı alınarak kayıt altına alındığını vurguladı. Sınav sorularının önceden hazırlanıp kapalı zarflar içinde cam fanuslara konulduğu ve adayların her fanustan soru çekerek cevapladığı belirtildi. Sınav kurulu üyelerinin adayları ayrı ayrı değerlendirdiği ve puanların aritmetik ortalamasının alındığı kaydedildi.
Nihai başarı sıralamasının, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması ile belirlendiği hatırlatıldı. Bu durumun, yazılı sınav sıralaması ile nihai başarı sıralamasının farklı olabileceği anlamına geldiği, zira sözlü sınav puanının da nihai başarıyı etkilediği ifade edildi. Bu farklılığın, yönetmelikte öngörülen iki aşamalı değerlendirme sisteminin doğal bir sonucu olduğu belirtildi.
Şube müdürü kadroları için de sürecin aynı yönetmelik hükümlerine göre işlediği, 10 adayın sözlü sınava alındığı ve nihai sıralamanın yine iki sınavın ortalamasıyla belirlendiği aktarıldı. Sınav sonuçlarının 14 Mayıs 2026'da üniversitenin internet sitesinde ilan edildiği duyuruldu.
İftira ve Hukuki Süreç Vurgusu
Üniversite yönetimi, sınav süreciyle ilgili ortaya atılan 'sadakat', 'siyasi referans', 'akrabalık ilişkisi' ve 'çalışma arkadaşlığı' gibi ifadelerin iftira niteliği taşıdığını belirtti. Şeffaflık ve denetlenebilirlik adına tüm sürecin ilan, başvuru, yazılı sınav, sözlü sınav, değerlendirme formları, puan hesaplamaları, ses kayıtları ve imza süreçleriyle kayıt altına alındığı tekrarlandı. Adayların itiraz ve yargı yollarına başvurma haklarının yasal güvence altında olduğu hatırlatıldı.
Öte yandan, haberlerde gündeme gelen 657 sayılı Kanun'un 59. maddesindeki istisnai memurlukların görevde yükselme sınavıyla bir ilgisinin bulunmadığı açıklandı. İdari atama ve görevlendirmelerin ilgili mevzuat, kamu hizmetinin gerekleri ve kurumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yapıldığı kaydedildi.
İstanbul Üniversitesi, bilim ve kurum mirasını modern kamu yönetimi ilkeleriyle geleceğe taşıma sorumluluğunun bilincinde olduğunu belirtti. 'Perspektif 2053' vizyonunun, kurumsal birikimi geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturan bir ufuk olduğu vurgulandı. Açık kapı ve açık bilim anlayışının şeffaflık, denetlenebilirlik ve hesap verebilirlik sorumluluğunu güçlendirdiği ifade edildi. Üniversitenin idari süreçlerinin resmi bilgi ve belgelere dayalı, hukuki denetime açık bir yönetim alanı olarak görüldüğü belirtildi. Bu kapsamda, görevde yükselme sınav sürecinin de mevzuata uygunluk, şeffaflık ve denetlenebilirlik esaslarıyla yürütüldüğü yinelendi.



