İstanbul'da Kira Depozitosu ve Peşin Kira Dayatmalarına Yasal Düzenleme Talebi
İstanbul'da kiraların fahiş seviyelere ulaşmasıyla birlikte ev sahiplerinin depozito ve peşin kira talepleri kiracıları zor durumda bırakıyor. Uzmanlar, barınma hakkının piyasa pazarlığına dönüşmemesi için acil yasal düzenleme çağrısında bulunuyor.

İstanbul'da kiralık ev arayan vatandaşlar, piyasadaki fahiş kira artışlarının yanı sıra ev sahiplerinin yasal sınırları aşan talepleriyle karşılaşıyor. Türk Borçlar Kanunu'nda belirlenen depozito sınırlarının hiçe sayıldığı, iki hatta üç kira bedeli kadar depozito istendiği belirtiliyor. Bazı ev sahipleri ise altı aylık veya bir yıllık kira bedelinin peşin ödenmesini şart koşuyor. Bu durum, komisyon, nakliye ve diğer taşınma masraflarıyla birlikte orta gelirli bir ailenin yeni bir eve taşınmasının maliyetini 100 bin liranın üzerine çıkarıyor.
Ev Sahiplerinin Yasal Dayatmaları ve Kiracının Mağduriyeti
Kiralık ev bulmanın giderek zorlaştığı İstanbul'da, ev sahiplerinin depozito ve peşin kira konusundaki talepleri kiracıları çaresiz bırakıyor. Türk Borçlar Kanunu'na göre bir kira sözleşmesinde depozito bedeli en fazla üç kira bedeli olabilir. Ancak uygulamada bu sınırın aşıldığı, hatta iki veya üç kira bedeli kadar depozitonun talep edildiği görülüyor. Daha da vahimi, bazı ev sahipleri altı aylık veya bir yıllık kira bedelinin tamamının peşin ödenmesini talep ederek kiracıların finansal yükünü artırıyor. Bu ek maliyetler, komisyon ücretleri, nakliye masrafları ve taşınma telaşıyla birleşince, kiracıların yeni bir eve yerleşme maliyeti 100 bin lirayı aşabiliyor.
Acil Yasal Düzenleme ve Uzman Görüşleri
Barınma hakkının piyasa koşullarında bir pazarlık unsuru haline gelmesine yönelik tepkiler giderek artıyor. Kiracılar, bu durumun önüne geçilmesi için acil yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini savunuyor. Taleplerin başında, depozito bedellerinin makul bir seviyeyle, örneğin tek bir kira bedeliyle sınırlandırılması geliyor. Ayrıca, yıllık peşin kira ödemesi gibi keyfi dayatmaların yasaklanması ve fahiş şartlar öne süren ev sahiplerine yönelik yaptırımların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, bu tür düzenlemelerin hem kiracıların mağduriyetini önleyeceğini hem de konut piyasasında daha adil bir denge kurulmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.



