İsrailli Uzmandan Tel Aviv'e Türkiye Stratejisi Çağrısı
İsrailli gazeteci Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak, Türkiye'nin bölgesel etkisinin artmasıyla Tel Aviv için yeni bir stratejik meydan okuma oluştuğunu belirterek, İsrail'in kapsamlı bir politika geliştirmesi gerektiğini savundu.

İsrail'in önde gelen gazetelerinden Maariv'de yayımlanan bir analizde, Türkiye'nin bölgesel güç olarak yükselişinin Tel Aviv yönetimi için yeni ve önemli bir stratejik meydan okuma olduğu vurgulandı. Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi Türkiye Uzmanı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak, İsrail'in Ankara'ya karşı kapsamlı ve proaktif bir strateji geliştirme çağrısı yaptı.
Türkiye'nin Artan Bölgesel Etkisi ve Yeni Stratejik Konumu
Yanarocak, uzun yıllar İsrail'in öncelikli tehdit olarak İran, Hizbullah ve Hamas'ı gördüğünü ancak son dönemde bu algının değiştiğini belirtti. İran'ın bölgedeki etkisinin göreceli olarak azalmasıyla ortaya çıkan boşluğu Türkiye'nin doldurduğunu ifade eden Yanarocak, İsrail'in bu yeni durumu ancak son aylarda fark etmeye başladığını söyledi. Uzman, Türkiye'nin artık İsrail açısından farklı bir stratejik kategoriye konulması gerektiğini savunarak, Ankara'nın klasik anlamda bir düşman ülke olarak tanımlanmasa da, İsrail'in karşı karşıya olduğu en önemli stratejik meydan okumalardan biri haline geldiğini vurguladı. Mevcut politikaların yetersiz kaldığını belirten Yanarocak, İsrail'in yalnızca Türkiye'ye odaklanan yeni bir strateji oluşturmasının gerekliliğine dikkat çekti.
İletişim ve Analiz Kapasitesinin Güçlendirilmesi Gerekliliği
Yanarocak, İsrail'in Türk kamuoyuna yeterince ulaşamadığını iddia ederek, Türkçe yürütülecek düzenli bir iletişim mekanizması kurulmasını önerdi. Bu stratejinin sadece resmi açıklamaların çevrilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yanarocak, X (eski adıyla Twitter) platformunda sürekli paylaşım yapan resmi Türkçe hesapların oluşturulmasını ve Türkçe içeriklerin sadece kriz dönemlerinde değil, kesintisiz olarak paylaşılmasını savundu. Ayrıca, İsrail'de Arapça ve Farsça çalışmalarına önemli kaynak ayrılmasına karşın, Türkçe ve Türkiye üzerine çalışan uzman sayısının yetersiz olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin dilini, kültürünü ve karar alma mekanizmalarını iyi bilen daha fazla araştırmacı yetiştirilmesinin önemine değinen Yanarocak, bu durumun İsrail'in Ankara'yı daha iyi analiz edebilmesi açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
ABD ile Perde Arkası Diplomasisi ve Proaktif Politika
Türkiye ile yaşanabilecek olası gerilimlerde ABD'nin devreye girebileceğini belirten Yanarocak, Washington'un tansiyonun düşürülmesinde önemli rol oynayabileceğini savundu. İsrail'in açıkça ABD'den yardım istemesinin ülkenin güçlü imajına zarar verebileceğini öne süren Yanarocak, temasların kamuoyu önünde değil, perde arkasında yürütülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye ile yaşanan rekabetin sadece diplomatik veya askeri boyutta değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yanarocak, İsrail'in açıklamalara cevap veren taraf olmaktan çıkıp gündem belirleyen bir iletişim stratejisi izlemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin bölgesel etkisinin arttığını bir kez daha vurgulayan Yanarocak, İsrail yönetimine Ankara'ya karşı uzun vadeli, çok boyutlu ve proaktif bir politika oluşturması çağrısını yineledi.



