İsrailli Tarihçiden Çarpıcı İtiraf: Vahşet Kapasitemizi Reddediyoruz
Haaretz gazetesinde yayımlanan makalede, İsrailli tarihçi Ofri Ilany, İsrail toplumunun ve küresel Yahudi diasporasının, Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerini inkar etme eğilimini eleştirdi. Ilany, bu inkârın temelinde yatan psikolojik ve ideolojik nedenleri masaya yatırdı.

İsrail'in Filistin topraklarındaki eylemleri uluslararası alanda tepki toplarken, İsrail içinden de dikkat çekici bir özeleştiri yükseldi. Önde gelen İsrail gazetelerinden Haaretz'de yayımlanan bir makalede, İsrailli tarihçi Ofri Ilany, hem sağ hem de sol görüşlü Yahudi toplumunun, İsrail ordusu ve yerleşimciler tarafından işlenen şiddet olaylarını kabul etmekte zorlandığını belirtti. Ilany, bu durumun, Yahudi kimliğine yönelik idealize edilmiş bir imajın korunması çabasından kaynaklandığını ifade etti.
Ofri Ilany, Haaretz'deki yazısında, İsrail toplumunun ve dünya genelindeki Yahudi diasporasının, kendi içlerinden çıkan şiddet eylemlerini kabullenme konusunda derin psikolojik engeller yaşadığını dile getirdi. Ilany, son dönemde uluslararası basında yer alan ve İsrail hapishane gardiyanları, askerleri ve yerleşimcileri tarafından Filistinlilere yönelik yaygın cinsel istismar iddialarını içeren New York Times'daki bir habere atıfta bulundu. Haberde, İsrail hükümetinin bu iddiaları derhal reddettiği ancak yerel medyanın da büyük ölçüde iddiaları görmezden geldiği vurgulandı. Ilany, bu durumun, İsrail'in hak ihlallerini örtbas etmeye yönelik refleksif bir savunma mekanizması olduğunu ve gerçeklerle yüzleşmekten kaçınıldığını belirtti.
Tarihçi Ilany, İsrail toplumunun, somut kanıtlar karşısında dahi inkar yolunu seçtiğini ve bu inkârın altında yatan felsefi ve teolojik yanılgıları ortaya koydu. Ilany, toplumun köşeye sıkıştığında başvurduğu temel argümanın, “Biz Yahudiler şiddet karşıtı bir milletiz, bu yüzden böyle bir şey olamaz” olduğunu söyledi. Hatta eğitimli sağcı entelektüellerin dahi bu iddiayı dile getirdiğini aktaran Ilany, bu yaklaşımın, Yahudi toplumunu ahlaki olarak kusursuz ve şiddetten uzak gösterme çabası olduğunu, ancak bu idealize edilmiş imajın, işlenen suçların devam etmesine zemin hazırladığını savundu.
Ilany, bu yanılsamanın sadece sağcı kesimle sınırlı olmadığını, liberal veya solcu olarak tanımlanan Yahudi gruplarının da benzer bir eğilimde olduğunu belirtti. Bu grupların, İsrail'in işlediği suçları tarihsel bir gerçeklik olarak kabul etmek yerine, bunları “istisnai bir sapma” olarak görmeyi tercih ettiğini ifade etti. Ilany, “Gerçekten de, Yahudilerin bu gibi korkunç suçları işleyebileceklerine inanmak zor” tespitine yer verdi. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bu grupların, İsrail'in mevcut eylemlerini “Yahudi olmayan” bir durum olarak niteleyip, Siyonizmi Yahudi tarihinden korkunç bir sapma olarak tanımladığını belirtti. Ilany, bu idealize edilmiş geçmiş algısının ve ahlaki üstünlük iddiasının, Filistinlilere yaşatılan acıların ve gerçekleştirilen vahşetlerin göz ardı edilmesindeki en büyük engellerden biri olduğunu vurguladı.


