İsrail ve Lübnan Arasında Tarihi Çerçeve Anlaşması Washington'da İmzalandı
ABD'nin arabuluculuğunda İsrail ve Lübnan arasında, sınır hattındaki askeri varlıkları yeniden düzenleyecek kritik bir çerçeve anlaşması Washington'da imzalandı. Anlaşma, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve İsrail'in Lübnan'dan aşamalı çekilmesini öngörüyor.

ABD'nin arabuluculuğunda İsrail ve Lübnan arasında, sınır hattındaki askeri varlıkları yeniden şekillendirecek tarihi bir çerçeve anlaşması Washington'da resmen imzalandı. Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmaların ortasında varılan mutabakat, iki ülke arasında kalıcı barışa giden yolda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Anlaşmanın imza töreninde konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmayı "başlangıcın başlangıcı" olarak nitelendirerek, önlerinde yapılması gereken çok iş olduğunu belirtti. Rubio, anlaşmanın Lübnan'ın egemenliğini yeniden tesis etmeyi, Hizbullah'ı silahsızlandırmayı ve İsrail'in sınırlarına geri dönmesini sağlamak için yapılandırılmış bir süreç oluşturduğunu ifade etti. Anlaşma kapsamında, iki tarafın bu çerçeveyi uygulamasına olanak tanıyacak üçlü bir Askeri Koordinasyon Grubu da kurulacak.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Salam ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, anlaşmanın İsrail'in tüm Lübnan topraklarından çekilmesini hedeflediğini ve yeniden imar sürecinin başlamasını beklediklerini dile getirdi.
Anlaşmanın Detayları ve Geri Çekilme Süreci
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan anlaşma metnine göre, Lübnan ordusu devlet dışı silahlı grupların (Hizbullah'a işaret edilerek) silahsızlandırılmasının doğrulanması şartıyla, Lübnan toprakları üzerinde etkin egemen otoritesini yeniden tesis edecek. Bu sürecin ardından İsrail'in Lübnan'dan aşamalı olarak çekilmesi öngörülüyor. Anlaşma, İsrail'in ilk aşamada geri çekilmesi için iki "pilot bölge" belirliyor. Bu bölgelerde Lübnan ordusu güvenlik sorumluluğunu kademeli olarak üstlenecek.
Çerçeve belgesinde, bu bölgelerdeki devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması ve altyapılarının ortadan kaldırılmasının teyit edilmesinin ardından, Lübnan ordusunun tam ve etkili güvenlik sorumluluğunu üstleneceği belirtiliyor. Bu durumun, uluslararası destekli yeniden yapılanma çalışmalarının başlamasına ve Lübnanlı sivillerin güvenli bir şekilde bu bölgelere dönmesine olanak tanıyacağı ifade ediliyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da anlaşmanın, Lübnan'ın egemenliğini yeniden kazanma ve yerinden edilmiş insanların geri dönmesi yolunda atılmış ilk adım olduğunu vurguladı.
Hizbullah'tan Tepki ve İsrail'in Güvenlik Endişeleri
Sahadaki en önemli aktörlerden Hizbullah ise anlaşmaya mesafeli yaklaşıyor. Hizbullah'a göre İsrail'e güvenilemez ve Lübnan ordusu yetersiz kalırsa, İsrail'le savaşmak için silahlarını elinde tutmak zorunda. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail'in Lübnan'dan koşulsuz olarak ayrılması gerektiğini ve İsrail ile "normalleşme olmaması" gerektiğini savundu.
Öte yandan İsrail tarafı, güvenlik garantileri konusunda katı bir tutum sergiliyor. Tel Aviv yönetimi, Hizbullah silahsızlandırılmadığı ve İsrail Devleti'ne yönelik bir tehdit olduğu sürece İsrail güçlerinin Lübnan'dan çekilmesini öngörmediklerini vurguluyor. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich gibi bazı yetkililer, İsrail'in Lübnan'da uzun vadeli kalabileceği ve savunulabilir sınırlara ihtiyaç duyulduğu yönünde açıklamalar yaptı.



