İsrail'in Kıbrıs ve Yunanistan Hamlesi: 'Eno-Siyonizm' Planı Devrede Mi?
Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, İsrail'in Kıbrıs ve Yunanistan üzerindeki artan etkisinin ardında tarihi ve Siyonist bir plan olduğunu iddia etti. Hasgüler, bu planın 'Eno-Siyonizm' olarak adlandırılabileceğini belirtti.

Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, İsrail'in Orta Doğu'daki yayılmacı politikalarının bir uzantısı olarak Güney Kıbrıs'ı hedef aldığını öne sürdü. Prof. Dr. Hasgüler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Avrupa ve ABD'deki siyonist diasporanın desteğiyle hazırladığı bir planın, Rumlarla olan tarihi bir hesaplaşmanın ve Siyonist Kolonyalizm idealinin bir parçası olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Hasgüler, Yahudilerin kinci bir millet olduğunu ifade ederek, MÖ 119'da yaşanan ve Yahudilerin yenildiği bir savaşı hatırlattı. Bu savaşın Yahudiler için derin bir travma olduğunu ve İsrail'in mevcut Kıbrıs hamlelerinde bu tarihi arka planın etkili olduğunu savundu. Ekonomik iş birliği ve din kardeşliği gibi söylemlerin, Siyonist sömürge gerçeğini gizlemeye yönelik kavramlar olduğunu söyledi.
İsrail'in son 15 yılda Güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinde kurduğu askeri, kültürel ve ekonomik hegemonyanın temelinde Siyonist Kolonyalizm idealini gizleme amacı olduğunu belirten Prof. Hasgüler, bu durumun İbrahim Antlaşmaları'nın hedeflerini de açıkça gösterdiğini vurguladı. Daha önce etki altına aldığı İslam ülkelerine Hristiyan Rumları da dahil ederek farklı bir aşamaya geçmeyi hedeflediğini dile getirdi. Yunanistan ve Kıbrıs halkının durumdan rahatsız olsa da siyasi liderliklerinin siyonizmin kuklası haline geldiğini iddia etti. Bir zamanlar 'Filistinli' bir tutum sergileyen Yunanistan'ın şimdi 'Netanyahucu' bir tavır aldığını, PASOK ve Filistin Kurtuluş Örgütü arasındaki geçmiş ilişkilere atıfta bulunarak belirtti.
ÇALIŞMALAR 1990'LARDA BAŞLADI
Prof. Dr. Hasgüler, İsrail'in bu projeye uzun yıllardır çalıştığını ve 1990'larda başlayan 'conflict resolution' (anlaşmazlık çözümü) odaklı çalışmaların bu süreçte etkili olduğunu kaydetti. Bu kapsamda binlerce akademisyen, bürokrat, siyasetçi ve öğrencinin İsrail'e götürülerek etki altına alındığını iddia etti. Bu faaliyetleri yürüten düşünce kuruluşlarının İsrail merkezli veya iltisaklı olduğunu söyledi. Yıllar süren bu çabaların meyvelerinin toplanmaya başlandığını ve Kıbrıs meselesine çözüm arayışlarının artık İsrail'in iki tarafı da kendi iradesiyle birleştirme yönünde evrildiğini savundu.
Hasgüler, İsrail'in Rumlara doğrudan 'Sizi siyonizmin askeri yapacağız' diyemediği için milliyetçi duygularını okşadığını ve Türk düşmanlığından beslenen Enosis söylemini yükselttiğini belirtti. Ancak Tel Aviv'deki karşılığının 'Eno-Siyonizm' olduğunu, bunun da Kıbrıs ve Yunanistan'ı İsrail'e katma hevesinin bir ifadesi olduğunu söyledi. 1950'lerde Enosis için yola çıkanların, şimdi farkında olmadan Ada'yı İsrail'in parçası yapma hedeflerine hizmet ettiğini ifade etti.



