Son Dakika

İsrail'in Batı Şeria'daki sinsi ilhak planı: Tapu tescil oyunuyla toprak gaspı

İsrail, Batı Şeria'da askeri yetkileri sivil tapu dairesine devrederek fiili ilhak sürecini yasal kılıfa sokuyor. Milyonlarca dönüm arazi tehlike altında.

Can D.1 dakika okuma0 görüntülenme
Batı Şeria'da yerleşim yerleri ve bölgedeki mülkiyet belirsizliği süreci
Batı Şeria'da yerleşim yerleri ve bölgedeki mülkiyet belirsizliği süreci
Paylaş:

Batı Şeria'da yeni ilhak stratejisi

İsrail yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan C Bölgesi'nde geniş kapsamlı bir tapu tescil projesi başlattı. Şubat ayı ortasında onaylanan 3,80 milyar TL tutarındaki bütçe ile bölgedeki toprak yönetimi, askeri otoriteden alınarak İsrail Adalet Bakanlığına bağlı Sivil Tapu Sicili birimine devredildi. Bu adım, bölgedeki mülkiyet yetkilerinin İsrail iç hukukuna entegre edilmesi yoluyla resmi bir ilhak ilanı yapmaksızın fiili bir ilhak süreci yürütülmesini hedefliyor.

Tapu kaydı olmayan araziler hedefte

Bölgedeki mülkiyet sorunu, 1949-1967 yılları arasındaki Ürdün yönetimi ve sonrasındaki İsrail askeri emirleriyle şekillenen karmaşık bir geçmişe dayanıyor. Peace Now verilerine göre, C Bölgesi'nin yüzde 58'ini oluşturan yaklaşık 1,9 milyon dönümlük alanın tapu kaydı bulunmuyor. İsrail, on yılın sonuna kadar bu arazilerin yüzde 15'ini tescil etmeyi hedefliyor. Belge sunamayan Filistinli mülk sahiplerinin arazileri ise devlet mülkü ilan edilerek Yahudi yerleşim birimlerine veya tarımsal karakollara tahsis ediliyor.

  • Yerleşim faaliyetleri: Yeni yerleşim birimlerini birbirine bağlayacak yollar için 15 milyar TL'yi aşkın bütçe ayrıldı.
  • Çoban karakolları: Yerleşimciler, hayvancılık faaliyetleri üzerinden yaklaşık 786 bin dönümlük alanı fiilen kontrol altına almış durumda.
  • Bölgesel baskı: İsrail, Oslo Anlaşması ile Filistin Yönetimi kontrolünde olan A ve B bölgelerinde de imar ve çevre yönetimi gerekçesiyle yıkım yetkilerini genişletiyor.

Uluslararası gözlemciler, bu faaliyetlerin Dördüncü Cenevre Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararını ihlal ettiğini belirtiyor. Uluslararası Adalet Divanı da 2024 yılındaki görüşünde, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki politika ve uygulamalarının hukuk dışı olduğunu teyit etmişti. Buna rağmen sahada zorunlu göç dalgası ve yerleşimci baskısı devam ediyor; Birleşmiş Milletler verilerine göre Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasında 117 Filistinli topluluk yerlerinden edilme riskiyle karşı karşıya kaldı.

Paylaş: