Son Dakika

İran Krizi ve Türkiye'nin Rolü: Bölge Uçurumun Kenarından Nasıl Döndü?

İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlayan krizde Türkiye'nin bölge Kürtlerini kara gücü olarak kullanma planını engellediği ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu girişimin boşa çıkarıldığını ve bölgenin büyük bir fitneden kurtulduğunu belirtti.

Deniz O.2 dakika okuma0 görüntülenme
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşma yaparken
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşma yaparken
Paylaş:

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlayan kriz, bölgede yeni bir çatışma dalgasının eşiğine gelinmesine neden oldu. Savaşın başlamasının ardından Ankara'nın en büyük endişelerinden biri, bölgedeki Kürt unsurlarının bir 'kara gücü' olarak çatışmalara dahil edilmesi riskiydi. Sonradan ortaya çıkan bilgiler, İsrail'in İran'daki rejim değişikliği planlarının merkezinde tam da bu yönde bir arayış olduğunu doğruladı.

Edinilen bilgilere göre, İsrail'in İran'daki rejim değişikliği planı, ABD ve İsrail'in havadan yapacağı saldırılarla eş zamanlı olarak, karadan Kürt unsurları aracılığıyla bir silahlı ayaklanma başlatmayı hedefliyordu. Bu ayaklanmanın, içerideki diğer muhalif grupların da katılımıyla büyümesi ve bu kaos ortamında İran rejiminin devrilerek yerine İsrail güdümlü bir yönetimin gelmesi amaçlanıyordu.

Türkiye'nin Engeli ve İsrail'in Planının Boşa Düşürülmesi

Ancak bu plan, Türkiye'nin güçlü tepkisiyle karşılaştı. İsrail'de ana muhalefet lideri Yair Lapid, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, Başbakan Netanyahu'nun İran'a karşı devreye sokmaya çalıştığı 'Kürt planının' Türkiye'nin müdahalesiyle engellendiğini belirtti. Lapid, Netanyahu'nun Türkiye'nin olası tepkisini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Washington nezdindeki etkisini göz ardı ederek İranlı Kürtleri silahlandırma planı yaptığını ancak Erdoğan'ın bu girişimi engellediğini ifade etti.

Bu durum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti grup konuşmasındaki değerlendirmeleriyle de örtüşüyor. Erdoğan, İran krizi sürecinin bölge ve Kürtler için hayati önem taşıdığını vurgulayarak, sağlanan olumlu atmosfer ve diyalog kanalları sayesinde daha büyük fitnelerin önüne geçildiğini belirtti. Erdoğan, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar olarak kanlı ve sinsi bir oyunun bozulduğunu ve bölgenin bir uçurumun kenarından döndüğünü ifade etti.

Terörsüz Türkiye Projesi ve Ateşkes Sonrası Yeni Adımlar

Ankara, savaşın ilk günlerinde ortaya çıkan Kürtleri maşa olarak kullanma hedefli İsrail planını engellemek için hem Washington nezdinde diplomatik girişimlerde bulundu hem de bölge Kürtlerinin bu tuzağa düşmemesi için doğrudan temaslarda bulundu. Bu müdahalenin temel nedenlerinden biri, Türkiye'nin yürüttüğü Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge projelerinin sekteye uğratılma tehlikesiydi. Suriye ve Irak'tan gelen terör tehdidini bertaraf etme çabaları sürerken, İran üzerinden İsrail destekli yeni bir terör dalgasının her şeyi berbat edebileceği öngörülüyordu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ABD'li mevkidaşı ile yaptığı görüşmelerde Türkiye'nin bu plandan duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ilettiği biliniyor. Türkiye'nin kararlı duruşu, ABD'nin de bu plandan hızla vazgeçmesinde etkili oldu. Ayrıca, Kuzey Irak Kürt yönetimleriyle yapılan görüşmelerde, bu tuzağa düşmemeleri ve Türkiye ile birlikte hareket etmeleri yönünde mesajlar verildi.

ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes, Türkiye için de Terörsüz Türkiye adımlarına devam mesajı niteliği taşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında yaptığı konuşmada, terör örgütünün tasfiye sürecini hızlandıracak yasal bir çerçeve üzerinde çalışıldığını ve düzenlemenin Meclis'in takdirine sunulacağını belirtti. Bu açıklama, terörle mücadelede yeni bir ivmelenmenin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Son 4 ayda yaşanan gelişmeler, bölgedeki karmaşık dengeleri ve Türkiye'nin bu süreçteki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye'nin diplomatik ve güvenlik alanındaki proaktif yaklaşımı, bölgenin daha büyük bir kaostan korunmasında önemli bir paya sahip oldu.

Paylaş: