İran'dan Hürmüz Boğazı Kararı: ABD'nin Teklifini Reddetttik
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kapatılmaması yönündeki teklifini reddettiklerini ve ülkesine yönelik savaş suçlarına ilişkin hukuki süreçleri takip edeceklerini bildirdi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile son iki haftada yaşanan diplomatik temaslar ve çatışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Garibabadi, ABD'nin müzakereler sonuçlanana kadar Hürmüz Boğazı'nın kapatılmaması ve gemi trafiğinin devam etmesi yönündeki ısrarlı teklifini İran heyetinin kabul etmediğini belirtti. İran'ın temel politikasının değişmeyeceğini vurgulayan Garibabadi, “Sonuç ne olursa olsun İran'ın temel politikası değişmeyecektir. Bu öneriyi kabul etmedik. Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve yeni çatışma dalgası devam etti. İşte onurlu diplomasinin gerçek tezahürü budur” dedi.
Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik uygulanan deniz ablukası kapsamında 17 ticari geminin rotasının değiştirildiğini ve 2 geminin ise ‘hizmet dışı’ bırakıldığını duyurdu. CENTCOM, uyumun sağlanması amacıyla 2 gemiye baskın yapıldığını da ekledi.
Hukuki Süreçler Takip Edilecek
Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, İran'a karşı işlenen savaş suçlarına ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu. Ülkesine karşı işlenen savaş suçlarına dair bin 400 sayfadan fazla hukuki rapor ve belge hazırlandığını belirten Garibabadi, bu davaları sonuna kadar takip edeceklerini söyledi. Fars Haber Ajansı'na göre, “Fedakar Hukukçular” konulu bir sempozyumda konuşan Garibabadi, İran'ın geçmişte yaşadığı 12 ve 40 günlük savaşlarda gördüğü zararlara dikkat çekerek, “İran'a karşı işlenen savaş suçlarını ülke içi ve dışındaki hukuk platformlarında sonuna kadar takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.
ABD aleyhine uluslararası platformlarda kayıt altına alınmak üzere bin 400 sayfadan fazla hukuki rapor ve belge hazırlandığını dile getiren Garibabadi, davaların uzun sürmesi halinde bile hukuki sürecin takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Ulusal mahkemelerde yürütülecek yargılamaların, yabancı mahkemelerde açılacak davalar için ön koşul niteliği taşıdığını belirten Garibabadi, böylece İran'ın veya özel davacıların başvurularının usul gerekçesiyle reddedilmesinin önüne geçilebileceğini ifade etti. Savaş suçlarının belgelenmesi çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ve zamanaşımı riskine karşı ilgili kurumların belge toplama sürecini geciktirmemesi gerektiğini belirten Garibabadi, ülkesinde açılacak davaların kısa sürede karara bağlanmasının uluslararası hukuki girişimler açısından önemli bir dayanak oluşturacağını kaydetti.
Geçmiş Çatışmalar ve Savaşlar
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın açıklamaları, ülkenin yakın geçmişte yaşadığı iki büyük çatışma ve savaşla ilgili önemli bilgiler içeriyor. Bu çatışmalar, bölgedeki tansiyonun ve uluslararası ilişkilerin karmaşıklığını gözler önüne seriyor.
İsrail'in Saldırıları ve 12 Gün Savaş’ı
13 Haziran 2025'te İsrail'in İran'ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler ile üst komuta kademesine yönelik geniş çaplı saldırıları, 12 gün süren bir çatışmayı tetiklemişti. Bu saldırılar sonucunda İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı, bazı üst düzey komutanlar ve 9 nükleer bilim insanı hayatını kaybetmişti. Saldırılara açıkça destek veren ABD, 22 Haziran'da İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisine yönelik saldırılar düzenlemişti.
ABD-İran 40 Gün Savaş’ı
18 Haziran 2026'da başlayan ve 40 gün süren ABD-İran savaşı ise, ABD'nin İran hedeflerine yönelik hava saldırıları ve İran'ın füze ile insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla karşılık vermesiyle geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmüştü. Savaş süresince Hürmüz Boğazı çevresinde ciddi bir güvenlik krizi yaşanmış, diplomatik girişimler sonucunda taraflar 27 Temmuz'da çatışmaları durdurmuştu.


