İran'dan ABD Üslerine Geniş Çaplı Füze ve İHA Saldırısı
İran ordusu, ABD'nin devam eden saldırılarına karşılık olarak bölgedeki 'düşman üslerine' geniş çaplı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları başlattığını duyurdu. Devrim Muhafızları, operasyonların süreceği uyarısında bulundu.

İran ordusu, ABD'nin devam eden saldırılarına misilleme olarak bölgedeki bazı ABD üslerini hedef alan geniş çaplı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları başlattığını bildirdi. İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan yapılan açıklamada, saldırıların Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt'teki ABD askeri noktalarını hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, operasyonların süreceği ve Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olduğu yönünde uyarılar yapıldı.
ABD Üsleri Füze ve İHA'larla Vuruldu
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun açıklamasına göre, misilleme saldırılarında hedef alınan noktalar şunlardı:
- Bahreyn'deki Şeyh İsa Üssü'nde bulunan ABD ordusuna ait helikopter bakım ve onarım merkezleri.
- Aynı üsteki P-8 elektronik harp uçağının hangarı ve insansız hava araçları komuta kontrol merkezi.
- Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü'nde konuşlu büyük füze depoları ve yakıt tesisleri.
- Kuveyt'in Ali Al-Salem kentindeki ABD üssünde bulunan yakıt depoları ve Patriot hava savunma sistemi.
- Ahmed el-Ceber Üssü'ndeki stratejik FPS radar sistemi.
İran, bu saldırılarla ABD'nin bölgedeki askeri varlığına karşı caydırıcı bir adım attığını ve ulusal güvenliğini koruma amacını güttüğünü belirtti. Devrim Muhafızları, karşı saldırıların devam edeceği ve Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine vurgu yaparak bölgedeki tansiyonun yükselmesine neden olabilecek adımlara karşı uyarıda bulundu.
Hürmüz Boğazı'nda İki Gemiye Müdahale
Aynı zamanda, İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nda sistemlerini kapatarak İran'ın belirlediği rotanın dışına çıkan iki gemiye müdahale ettiğini duyurdu. Gemi ve mürettebatına el konulup konulmadığına dair detaylı bilgi verilmezken, bu müdahalenin bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdığı değerlendirmeleri yapılıyor. Bu olaylar zinciri, ABD ile İran arasındaki uzun süredir devam eden stratejik rekabetin ve bölgesel nüfuz mücadelesinin bir yansıması olarak görülüyor.



