Son Dakika

İngiltere İşçi Partisi'nde Lider Değişikliği ve Küresel Politikalar

İngiltere İşçi Partisi'nde Keir Starmer'ın istifasının ardından Andy Burnham'ın liderliğe gelmesi, küresel politikalarda belirgin bir değişim yaratmasa da, uluslararası ilişkiler ve özellikle Ukrayna krizi bağlamında yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Sıla İ.2 dakika okuma0 görüntülenme
İngiltere İşçi Partisi binası ve liderlik değişimiyle ilgili görseller.
İngiltere İşçi Partisi binası ve liderlik değişimiyle ilgili görseller.
Paylaş:

İngiltere'de ana muhalefet partisi İşçi Partisi'nde liderlik krizi yaşanıyor. Partinin mevcut lideri Keir Starmer, uzun süredir devam eden yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları ile partisinin yerel seçimlerdeki başarısızlığının ardından istifa kararı aldı. Starmer'ın yerine geçmesi beklenen Andy Burnham'ın, Starmer ile benzer küreselci politikalara sahip olduğu ve İngiliz devletinin mevcut dış politikası çizgisini sürdüreceği öngörülüyor.

Starmer Sonrası İşçi Partisi'nde Yeni Dönem

Keir Starmer'ın liderliği boyunca karşılaştığı en önemli eleştirilerden biri, büyükelçi Lord Mandelson'a sahip çıkması ve bu durumun bir skandal olarak nitelendirilmesiydi. Kabineden gelen istifalar ve Mayıs ayında yapılan yerel seçimlerde elde edilemeyen başarı, Starmer üzerindeki istifa baskısını artırdı. Starmer'ın ayrılık kararının ardından, yerine geçecek isim olarak öne çıkan Andy Burnham'ın politik duruşu dikkat çekiyor. Burnham'ın ekonomi, LGBT hakları, sağlık ve eğitim gibi konularda küreselci bir profil çizdiği belirtiliyor. En önemlisi, İngiliz devletinin küresel politikasında bir değişiklik öngörmemesi, aksine mevcut politikaların devam edeceğini savunması bekleniyor. Bu durum, Burnham'ın Starmer'ın politik çizgisinin devamı niteliğinde olduğu yorumlarına yol açıyor.

İngiliz Füzeleri ve Ukrayna Krizi

Starmer'ın istifasını açıkladığı gün, İngiliz füzeleriyle Ukrayna'dan Rusya'nın içlerine yönelik güçlü bir saldırı düzenlendi. Bu gelişme, ABD'nin Ukrayna'ya gönderdiği füzelerin Rus topraklarında kullanılmaması yönündeki tutumunu delmesi açısından önem taşıyor. ABD yönetimi, Rusya'yı daha fazla kışkırtmamak ve savaşın tırmanmasını engellemek amacıyla bu tür saldırılara izin vermiyordu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı açıklamalarda, Rusya'nın 2014 sınırları dışındaki topraklarına yapılacak bir saldırının kırmızı çizgiyi ihlal edeceğini ve bu tür saldırılara karışan tüm Batılı unsurların hedef alınacağını belirtmişti.

Almanya ordusundan bir generalin basına sızan konuşmasında, İngilizlerin Rusları provoke etmek amacıyla bazı hamleler yaptığına dair iddiaları, durumu daha da karmaşık hale getirdi. Almanya'nın bu iddiaları doğrudan yalanlamaması, İngiltere'nin operasyonlarından duyulan rahatsızlığın bir teyidi olarak yorumlandı. Bu saldırının, Türkiye'de düzenlenecek olan NATO zirvesi öncesinde gerilimi artırma amacı taşıyıp taşımadığı sorusunu akıllara getirdi. Türkiye'nin NATO zirvesinde tek kutuplu dünya düzenine karşı kendi formüllerini sunma çabası, İngiltere gibi ülkeler tarafından olumsuz karşılanabilir. Geçmişte İstanbul'da düzenlenen barış görüşmelerini sabote ettiği iddia edilen İngiltere'nin, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatmaya çalıştığı da öne sürülüyor.

Putin'den Barış Mesajı ve Türkiye Vurgusu

Füze saldırılarının ardından Rusya'dan gelecek sert bir yanıt beklenirken, Rusya Devlet Başkanı Putin'in beklenmedik bir açıklama yapması dikkat çekti. Putin, Ukrayna ile barış görüşmelerine hazır olduklarını belirtti ancak bu açıklamanın devamına eklediği "İstanbul anlaşmaları temelinde" ifadesi büyük önem taşıyor. Bu ifade, Rusya'nın mevcut saldırıların arkasında İngiltere'nin olduğunu gördüğünü ve barışın yolunun Türkiye üzerinden geçtiğini vurguladığını gösteriyor. Rusya'nın, NATO içinde Türkiye gibi adil ve güvenilir bir gücün yükselmesine olumlu baktığı düşünülüyor.

Paylaş: