İletişim Başkanı Duran'dan Ayasofya Açıklaması: 'Fetih Nişanesi, Medeniyetin Kalbi'
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının 6. yıl dönümünde önemli açıklamalarda bulundu. Ayasofya'nın tarihi ve kültürel önemine vurgu yapan Duran, bu kararın bir 'Kızılelma' olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde düzenlenen "Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya" programına katılarak Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin taşıdığı anlam ve öneme dair değerlendirmelerde bulundu. Duran, Ayasofya'nın sadece bir mimari yapı değil, aynı zamanda insanlığın ortak mirası, İstanbul'un siluetinin ayrılmaz bir parçası ve farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi bir köprü olduğunu vurguladı.
Ayasofya'nın duvarlarındaki mimari hünerleri, kubbesindeki mühendislik dehasını, taşlarındaki imparatorluk hatıralarını ve minarelerindeki Ezan-ı Muhammedi'yi hatırlatan Duran, yapının İstanbul'un fethinin en önemli nişanelerinden biri olduğunu belirtti. Fatih Sultan Mehmed'in emaneti Ayasofya'ya sahip çıkmanın, İstanbul'un fethinin doğru anlaşılması ve anlamlandırılmasından geçtiğini ifade eden Duran, fetih kavramının yıkımla değil, ihyayla, dışlamakla değil kuşatıcılıkla, intikamla değil adaletle özdeşleştiğini söyledi.
Ayasofya'nın Yeniden İhyası ve Kızılelma Hedefi
Duran, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'un fethinin ardından Ayasofya'nın yeniden ihyasına öncülük ettiğini hatırlatarak, yapının zamanla bir Osmanlı külliyesi ve selatin camisi hüviyeti kazandığını anlattı. Mimar Sinan'ın yapıya eklediği desteklerle Ayasofya'nın günümüze kadar ayakta kalmasını sağladığını belirten Duran, Türk milletinin bu mirasa dün olduğu gibi bugün de sahip çıktığını dile getirdi. Ayasofya'nın 86 yıl boyunca cemaatten uzak kaldığını hatırlatan Duran, yapının yeniden ibadete açılmasının kendileri için bir "Kızılelma" olduğunu ifade etti. Bu süreçte yaşanan tartışmalara ve Ayasofya'nın ibadete açılmasını mümkün görmeyenlere değinen Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağı neyse, başkenti neyse, ezanı neyse, dili neyse, sınırları neyse, 81 vilayeti neyse, Ayasofya'nın vakfiyesine uygun şekilde camiye dönüştürülmesi hakkı da odur" sözleriyle bu tartışmalara son noktayı koyduğunu aktardı. Bu kararla 10 Temmuz 2020'de 86 yıllık hasretin sona erdiğini ve Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği ve milletin iradesiyle asli hüviyetine kavuştuğunu vurguladı. 24 Temmuz 2020'deki ilk cuma namazıyla Ayasofya'nın yeniden tekbir ve salavatlarla yankılandığını belirten Duran, bu kararın Fatih Sultan Mehmed Han'ın vakfiyesine ve vasiyetine sadakatin, milletin tarihi hafızasına, bağımsızlık iradesine ve medeniyet değerlerine sahip çıkmasının bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.
Ayasofya'nın 6 Yılı ve Yayın Faaliyetleri
Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının üzerinden 6 yıl geçtiğini hatırlatan Duran, bu süre zarfında yapının mimari bütünlüğünün korunması, gelecek nesillere aktarılması ve yoğun ziyaretçi trafiğinin yapıya zarar vermeden yönetilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yapıldığını anlattı. Bu çalışmaların, Ayasofya'nın Sultan Fatih'in emaneti olduğu bilinciyle gerçekleştirildiğini belirtti. İletişim Başkanlığı olarak, Ayasofya'nın ibadete açılışının 6. yılı münasebetiyle iki önemli eseri hazırlamanın gururunu yaşadıklarını vurgulayan Duran, bu eserlerin "Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" ve "Ayasofya: Hasretten Vuslata" adlarını taşıdığını kaydetti. İlk kitapta caminin tarihi, mimari, sanatsal ve manevi derinliğinin ele alındığını, ikinci kitapta ise vatandaşların CİMER'e ilettiği Ayasofya'nın açılmasına yönelik taleplerin ve sonrasındaki memnuniyet mesajlarının yer aldığını aktardı. Duran, konuşmasını İletişim Başkanlığının kuruluş yıl dönümünü de kutlayarak tamamladı ve kurumun millet ile devlet arasındaki iletişimi güçlendirme misyonuna vurgu yaptı.
Programa Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, eski Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan gibi isimlerin yanı sıra akademisyenler, medya temsilcileri ve CİMER üzerinden Ayasofya'nın açılması talebinde bulunan vatandaşlar katıldı. Açılış konuşmalarının ardından Duran, günün anısına Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'a hazırlanan iki kitabı takdim etti. Program, "Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya" başlıklı panel ile son buldu.

